İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
73
ğildi; zira dönemin UEFA kurallarına isti-
naden bir futbolcunun sözleşmesi dolsa
dahi, ayrılacağı klüp, ilgili futbolcunun
transfer olacağı klüpten transfer ücreti
talep etme hakkına sahipti. Bosman, ilgili
kural neticesinde ve Fransız klübünün
transfer ücretini ödemeyi reddetmesi ve
bu gelişmeye istinaden transferin gerçek-
leşememesi üzerine bir anda kendisini
bir çıkmazın içinde buldu. Söz konusu
transfer kuralının AB iç pazar hukukunun
temel prensiplerinden biri olan ve AB
vatandaşlarının diğer üye devletlerde
özgürce çalışabilmesine olanak sağlayan
işçilerin serbest dolaşımı ilkesine aykırı
olduğu argumanı ile konuyu yargıya ta-
şıdı. Bosman’a göre UEFA’nın bu kuralı,
kendisinin ve kendisi ile benzer durum-
da bulanan veya bulunma potansiyeline
sahip onlarca AB vatandaşı futbolcunun,
işçilerin serbest dolaşımı prensibinin
amacına uygun olarak ülkelerinden ayrı-
lıp başka bir üye devletin işgücü piyasası-
na girmeleri önünde ciddi bir engel teşkil
ediyordu. Dava önüne gelen yerel mah-
keme ise, Bosman’ın argümanı ile ilgili
olarak konunun AB hukukunun işçilerin
serbest dolaşımını düzenleyen hükümleri
çerçevesinde ele alınıp alınamayacağı
noktasında ABAD’dan görüşünü bildir-
mesini istedi.
ABAD ilk olarak daha önceki yıllarda
spor insanları ile ilgili vermiş olduğu
emsal kararlara atıfta bulunarak, AB
hukukunun işçilerin serbest dolaşımı
hükümlerinin profesyonel futbolcular
için de geçerli olduğunu, zira futbol
oyuncularının da takımlarına bir bedel
karşılığında ekonomik değeri olan bir
hizmet sunduklarını ve bu durumun da
ilgili hukukun işçi tanımı içerisinde yer
aldığını belirtti. Başka bir deyişle, AB sı-
nırları içerisinde uygulama alanına sahip
ve profesyonel futbolu düzenleyen yerel
ve uluslararası kurallar da, AB hukuku-
nun işçilerin serbest dolaşımını düzen-
leyen hükümleri ile uyumlu olmak zo-
runda. Dolayısı ile Bosman’ın UEFA’nın
transfer kurallarına karşı AB hukukuna
başvurmasında yasal bir sıkıntı yok. Fa-
kat asıl soru acaba ilgili transfer kuralı
Bosman’ın iddia ettiği üzere gerçekten
işçilerin serbest dolaşımı prensibine ay-
kırılık teşkil ediyor mu?
Günümüz AB hukukunun ana kay-
nağını oluşturan AB’nin İşleyişi Hak-
kında Antlaşma’nın (ABİHA) işçilerin
serbest dolaşımını düzenleyen 45’inci
maddesine istinaden işçilerin serbest
dolaşımı, “
üye devletlerin işçileri arasında
istihdam, ücret ve diğer çalışma koşulları
bakımından, uyrukluktan kaynaklanan
nedenler ile yapılan her türlü ayrımcılığın
yasaklanmasını gerektirir.”
İlgili madde-
nin metninden de anlaşılacağı üzere dü-
zenlemenin temelini, çalışma hayatında
işçilerin milliyetlerinden kaynaklanan
her türlü ayrımcılığın kaldırılması oluş-
turuyor. Bununla birlikte davaya konu
olan transfer kuralına baktığımızda, il-
gili kuralın futbolcunun milliyetine ba-
kılmaksızın uygulama alanı bulduğunu
söylemek yanlış olmayacaktır. Başka bir
anlatımla, futbolcu hangi AB üyesi devle-
tin vatandaşı olursa olsun, eski takımın
talep ettiği transfer ücreti yeni takım
tarafından ödenmediği sürece transfer
gerçekleşemiyordu. ABAD ise, yargılama
sırasında konuya daha geniş bir bakış
açısı ile yaklaşıp, 45’inci maddenin sa-
dece metnine bakarak dar bir çerçevede
konuyu karara bağlamanın maddenin
getiriliş amacı açısında yanlış olacağı-
nı belirtti. ABAD’a göre ilgili maddenin
öngördüğü yegane amaç ayrımcılığın
kaldırılması suretiyle AB vatandaşla-
rının kendi ülkeleri dışında başka üye
devletlerin işgücü piyasasına, o ülkelerin
işçileri ile aynı koşullarda girişlerinin ve
ekonomik faaliyetlerinin garanti altına
alınması. Buna göre, ayrımcılığın engel-
lenmesi tek başına bir amaç olmayıp, pa-
zara girişi güçleştiren engellerin ortadan
kaldırılması için hukukun ön gördüğü
araçlardan sadece biridir. Dolayısıyla kim
tarafından getirilirse getirilsin herhangi
bir düzenleme, içerisinde ayrımcılık un-
suru barındırmasa dahi, bir AB vatandaşı
işçinin kendi ülkesinden ayrılarak başka
bir üye devlette çalışmasını engellediği
veya söz konusu işçinin, AB hukukundan
kaynaklanan bu hakkı kullanmasını güç-
leştirdiği ölçüde AB hukukunun işçilerin
serbest dolaşımını düzenleyen hüküm-
lerine aykırılık teşkil eder. Sonuç olarak
ABAD, Bosman’ın ülkesinden ayrılıp baş-
ka bir üye devlette profesyonel faaliyetini
sürdürmesini engelleyen ilgili transfer
kuralının da bu bağlamda değerlendiril-
mesi gerektiğine hükmetmek suretiyle
Bosman’ı iddiasında haklı buldu ve UE-
FA’nın işbu düzenlenmesinin AB hukuku-
nun serbest dolaşım hükümlerine aykırı
olduğuna karar verdi.
Bosman Davası (UEFA v Jean-Marc
Bosman C-415/93), sonuçları itibari ile
Avrupa futbolu açısından gerçek anlam-
da bir dönüm noktası oldu. Dava son-
rası UEFA ve diğer spor federasyonları
transfer kurallarını tekrardan gözden
geçirmek zorunda kalıp, kararın gereği-
ni yerine getirmek adına transfer ücreti
sistemine son verdi. Böylece sözleşmesi
sona eren profesyonel sporcuların eski
takımlarından ayrılıp başka bir üye dev-
lette bulunan yeni bir takıma serbestçe
transfer olabileceği gibi, artık yeni ta-
kımın eski takıma herhangi bir bedel
ödeme yükümlülüğü de kalmadı. Son
olarak, davanın mimarı olarak kabul ede-
bileceğimiz ve bütün yargılama sürecinde
Bosman’ı temsil eden Belçika’lı avukat
Jean-Louis Dupont’un çeşitli mecralarda
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin de avu-
katlığını üstlendiğini küçük bir anektod
olarak belirtmek isteriz.
■




