Previous Page  67 / 84 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 67 / 84 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

65

değerlendirilmesi gerekebilir. Nitekim,

EGA müzakerelerinde Türkiye gibi di-

ğer gelişmekte olan ülkeler açısında en

zorlayıcı kısımlar, müzakere belgelerine

göre NAMA ürünlerde (tarım-dışı) görü-

lüyor. Ayrıca müzakere edilen listelerin-

deki ürünler gelişmekte olan ülkelerin

ithal ettiği ürünleri içerdiği açıklanıyor.

Böyle bir anlaşmaya yönelik müza-

kerelerin başlatılması iklim değişikliği

ile mücadelede önemli bir adım olarak

nitelendiriliyor. Anlaşmanın, yeşil bü-

yümenin önemli bir göstergesi olacağı

belirtiliyor. Ancak yeşil büyüme demek,

sektörlerde köklü değişimler demek.

Bunu AB tarafı son 2-3 yıl öncesinde

kendi içindeki onay süreçlerinin tamam-

lanmasıyla hayata geçirmeye başladı ki

bunu 2030 ve 2050 hedefleri içinde gö-

rüyoruz. Ancak AB için de zor bir süreç.

Çünkü uluslararası anlamda TTIP gibi

bu tür bir müzakere süreci yaşanmadı.

Müzakerelerde hangi ürünlerin an-

laşmada yer alacağı konusunda zorluk-

ların yaşanması aslında bu konunun

her ülke için yeni süreci temsil ediyor

olmasından kaynaklanıyor diyebiliriz.

Komisyon’a göre, anlaşmada yer ala-

cak ürünler, daha çok, ülkelerin üretim

yöntemlerinden ziyade ürünlerin son

süreçte kullanım yöntemlerine göre be-

lirleniyor. Aynı noktaya gelecek olursak,

bunun sebebi, uluslararası kullanılan bir

yöntemin olmaması olarak yorumlanıyor.

Müzakerelerdeki AB

AB tarafının tarifeleri kaldırmak is-

tediği ürün ve hizmetlerin, daha çok

kendi politika alanında belirlediği uzun

vadeli strateji ve eylem planlarında be-

lirlenen hedeflere etki edecek şekilde

sıralandığını görüyoruz. AB’nin 2030

İklim ve Enerji Çerçevesi’ne bakıldığın-

da, tamamen Paris Anlaşması için de

sunulan yüzde 40’lık emisyon azaltımı

kapsamında, düşük karbonlu ekonomiye

geçişe yardımcı olacak çalışmaları içe-

riyor. Nitekim, yenilenebilir enerji kay-

naklarının kullanım oranının artırılması

önerisi -ki bu oran 2020 yılı için yüzde

27’ye çıkarılmış durumda- ve Döngüsel

1

AB’nin sunduğu ürün listesine

http://trade.ec.europa.eu/doclib/

press/index.cfm?id=1438 adresinden ulaşmak mümkün.

2

Avrupa Komisyonu,“Trade Sustainability Impact Assessment on the

Environmental Goods Agreement Final Report”, Mart 2016.

Ekonomi Paketi’nde sunulan atık yöne-

timi ve kaynak verimliliği ile su, hava

ve toprak kirliliğini önleyici tedbirlerle

tam anlamıyla entegre çevre yönetimine

yönelik önerilerini EGA müzakerelerine

de yansıtan bir AB karşımızda

1

.

Müzakerelerdeki Türkiye

Türkiye’nin DTÖ üyeliği 26 Mart

1995 yılında kurucu olarak gerçekleşti.

Bu noktadan bakıldığında, DTÖ üyeli-

ğinde CV’si uzun olan Türkiye’nin EGA

müzakerelerinde de söz sahibi olması

beklenmeli. Bu konu da önemli bir araş-

tırma konusu olabilir.

Üzerinde düşünülmesi gereken bir

diğer konu ise şudur ki Türkiye’nin de

dâhil olduğu müzakere ortamında tar-

tışılan her başlık, Türk özel sektörünün

çevre-dostu üretim ve hizmet sunumuna

da yol gösterici olacak. Söz konusu anlaş-

ma müzakerelerinde, TTIP kapsamında

ele alınan çevresel konuları ilgilendiren

alt başlıklar Türkiye’nin özellikle AB’nin

İç Pazar kurallarına uyumlu olmasın-

da önemli bir etken. Bu aslında Türki-

ye’nin önemli pazarlara girişine vesile

olacaktır. Dolayısıyla Türkiye’nin AB ile

yürüttüğü katılım müzakereleri çerçe-

vesinde ulusal bazı noktalar hariç AB ile

aynı doğrultuda bir politika izlemesi de

önemli. Nitekim, AB’nin 2030 yılına ait

hedefleri ciddi boyuttaki sektörel reviz-

yon süreçlerini içeriyor ve uzun vadeli

planlar oluşturulmuş ve AB üye ülkeleri

tarafından onaylanmış durumda.

Müzakereler çok açık olmamakla

birlikte, Türkiye adına önemli gelişmeler

de olmuyor değil. Mart 2015 itibarıyla

Ekonomi Bakanlığı nezdinde başlatılan

girişim ile plastikler anlaşma kapsamın-

da Türkiye’nin çevresel ürünler müzake-

re listesine alınmış durumda. Bu Türkiye

için önemli bir gelişme.

Küresel Ticaret ve Diğer

Gündemler Bir Bütün Olarak

Ele Alınmalı

10 kategoride 300’ün üzerinde ürü-

nün tartışıldığı EGA müzakerelerinin

2015 yılında iyi bir seyirde gittiği ve

2016 yılının sonunda ürünlerin netleş-

mesi ve onay sürecinin başlaması ko-

nuşuluyor

2

. Ancak şu noktaya dikkat

çekmek gerekiyor:

Küresel ticaretin yönünü belirleye-

cek olası TTIP ve bunun yanında olası

EGA, ulusal ekonomik ve ticaret politi-

kalarının dışına çıkan bir sürecin önemli

bir parçası olarak görülmeli; yorumlan-

malı. Uluslararası büyük zirveler, gün-

demlerinde mutlaka; yeni sürdürülebilir

kalkınma hedeflerini, geçen yıla damga-

sını vuran ve imza süreci devam eden

yeni iklim rejimi olan Paris Anlaşması’nı,

AB’nin gerek İç Pazarı’nı gerekse AB’nin

üçüncü ülkelerle yaptığı ticaretini, eko-

nomisini ve tüketici tercihlerini etkile-

yecek planlarından Döngüsel Ekonomi

Paketi ile buna benzer planlarını ko-

nuşuyor. G20 gibi oluşumlar da küresel

hedefleri hayata geçirmede yardımcı

oluşumlar olarak sahnede. Dolayısıyla

küresel konular, zorluklar ve fırsatlar

birbirini yakından izliyor; etkiliyor.