İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
24
GÖRÜŞ
da OHAL kapsamında alınan önlem-
ler, geniş çaplı tutuklama ve işten
el çektirmeler konusunda endişe-
lidir. Hükümetin gizli bir gündemi
olmadığı, alınan önlemlerin haklı
gerekçelere dayandığı yönünde AB
çevrelerinin bilgilendirilmesi ve
gelişmelerden anı anına haberdar
edilmesi büyük önem taşımakta-
dır. Bunun yanında, özellikle Gülen
örgütü ile ilgili tutuklamalar yapı-
lırken, düşünce ve basın özgürlüğü
kapsamına girecek fiilleri suç kapsa-
mından çıkarmak büyük önem taşı-
maktadır. Türkiye’nin karşı karşıya
olduğu tehlike, FETÖ yapılanması ve
bunun Türkiye’nin yönetilebilirliği
açısından doğurduğu sonuçlar açık
bir şekilde AB’li paydaşlara anlatıl-
malıdır. Bunu yaparken, hamasetten
uzak, daha teknik ve soğukkanlı bir
biçemin benimsenmesi gereklidir.
3- Önemli oranda Türk nüfusa sa-
hip olan bazı AB ülkelerinde
Türkiye’deki darbe girişiminin et-
kilerinin hissedilmesi endişe ya-
ratmıştır. Türkiye’deki darbe giri-
şiminin toplumsal huzursuzluğa
sebep olması ve otoriterleşmeye
yol açması yönünde yaygın bir endi-
şe bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın Almanya’da düzenlenen
mitinge video konferans yoluyla ka-
tılması da bu sebeple engellenmiştir.
Türkiye’deki olayların özellikle AB
ülkelerine nasıl yansıdığı ve ne gibi
sonuçlara yol açabileceği hesaba
katılarak bu ülkeler ile diplomatik
temaslar gerçekleştirilmeli ve siyasi
partiler, medya ve sivil toplum ör-
gütleri başta olmak üzere toplumsal
aktörlerle iletişim sağlanmalıdır.
4- Son tahlilde, Türkiye’nin demokra-
si, insan hakları ve hukukun üstün-
lüğü temelinde istikrarlı bir rejim
oluşturması AB’nin de beklentisidir.
Türkiye’nin bu yöndeki gelişmeler
konusunda güvence vermesi ve oto-
riterleşme yönünde gelişmelerin ol-
duğu kanısını güçlendiren her türlü
adımı atmaktan kaçınması gerek-
üyelik müzakerelerinin kesilmesine
neden olabilir. Türkiye’nin Helsinki
Zirvesi sonrasında AB ile müzake-
relere başlayabilmek için gerçekleş-
tirdiği reformlarla kaldırılan idam
cezası, Avrupa İnsan Hakları Sözleş-
mesi ve buna ekli 6. ve 13. Protokol
hükümlerince yasaklanmıştır. 13.
Protokol savaş zamanı ve savaş teh-
didinin yakın olduğu durumlar dahil
her koşulda idam cezasını yasakla-
mıştır. Türkiye’de son idam 1984’te
gerçekleştirilmiş ve idam cezasının
kaldırıldığı 2002’ye kadar yasada
olsa bile bu ceza uygulanmamıştır.
Türkiye’de idam cezasının tekrar
getirilmesinin tartışılması dahi AB’li
geleceği açısından endişe vericidir.
2- AB, Türkiye’deki darbe girişimini
koşulsuz kınarken, darbe sonrasın-
AB ülkelerinde, Türkiye’deki
darbe girişiminin toplumsal
huzursuzluğa sebep olması
ve otoriterleşmeye yol
açması yönünde yaygın
bir endişe bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
Almanya’da düzenlenen
mitinge video konferans
yoluyla katılması da bu
sebeple engellenmiştir.




