İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
19
1
5 Temmuz 2016 gecesi, Türki-
ye’nin daha önce görmediği tür-
den, silahlı kuvvetlerin içindeki
FETÖ mensubu olduğu ortaya çıkan
bir grup subay tarafından emir komuta
zinciri dışında bir darbe girişimi ger-
çekleştirildi. Bir cuma gecesi herkesin
hala yollarda ve televizyonları başında
olduğu bir saatte başlayan girişim sa-
baha doğru büyük ölçüde kontrol altına
alındı ancak tamamıyla sona ermesi 22
saatte oldu. Darbe girişimi sırasında
asker, polis ve sivil olmak üzere 161
kişinin hayatını kaybettiği, bin 154 ki-
şinin yaralandığı ve 104 darbeci askerin
öldürüldüğü açıklandı. Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın facetime üzerinden CNN
Türk televizyon kanalına bağlanması ve
halka meydanlara çıkarak darbecilere
karşı direnme çağrısında bulunması
sonrasında binlerce kişi Boğaziçi Köp-
rüsü, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi
stratejik lokasyonlara giderek darbeci-
leri ikna etmeye çalıştı. Bu sırada üzer-
lerine ateş açılan veya tankların altında
kalan birçok kişi yaşamını kaybetti veya
yaralandı. Parlamentoda toplanan mil-
letvekilleri TBMM’yi hedef alan bomba-
lara karşın direndi. Hükümet, muhale-
fet, sivil toplum, medya kuruluşları ve
iş dünyası kuruluşları darbe girişimini
lanetleyen ortak bir duruş sergiledi.
Darbeye karışanların tutuklanması
sonrasında, yargı organları, bakanlık-
lar, okullar, üniversiteler, medya, özel
ve kamu kuruluşlarından binlerce kişi
tutuklandı veya işten el çektirildi. 20
Temmuz’da toplanan Milli Güvenlik
Kurulu’nda daha önce “illegal paralel
yapılanma” olarak adlandırılan Gülen
cemaatinden Fethullahçı Terör Ör-
gütü olarak söz edildi ve hükümete
olağanüstü hal ilan edilmesi tavsiye-
sinde bulunuldu. 3 aylığına ilan edi-
len OHAL kapsamında çıkarılan ka-
nun hükmünde kararnamelerle silahlı
kuvvetlerin yeniden yapılandırılması,
askeri okulların kapatılması, askeri te-
sislerin kent merkezlerinden taşınması
ve FETÖ ile ilişkili olduğu tespit edi-
lenlerin yargı, güvenlik güçleri, kamu
kuruluşları, üniversiteler, şirketler vs
gibi kuruluşlardan uzaklaştırılmasına
yönelik kararlar alındı. Bu arada bir-
çok vatandaş geceleri Taksim ve Saraç-
hane Meydanı gibi sembolik yerlerde
yeni bir girişime karşı “nöbet” tutmaya
devam etti. 7 Ağustos 2016 tarihinde
Yenikapı’da düzenlenen ve milyonlar-
ca kişinin katıldığı bildirilen mitinge
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Binali Yıl-
dırım’ın yanında, CHP ve MHP liderleri
ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar
katılarak birer konuşma gerçekleştirdi.
FETÖ’nün devlet ve toplumsal ku-
rumlardaki etkisini bertaraf etmeye,
mali kaynaklarına son vermeye yönelik
önlemlerin en önemli halkalarından
biri de Fethullah Gülen’in ABD’den ia-
desinin istenmesi oldu. Cumhurbaş-
kanı Erdoğan ve hükümet yetkilileri
darbe girişimi sonrasında ABD’yi sık-
lıkla suçladı ve Gülen’in iadesini talep
etti. Habertürk televizyon kanalının
yayınına konuk olan Bakan Mevlüt Ça-
vuşoğlu, “Bir terör örgütünün başı bir
ülkede yaşıyorsa ve ABD onu bize ver-
mediği zaman ilişkilerimiz etkilenir. Biz
bu noktaya gelmek istemiyoruz” dedi
1
.
Türkiye’de darbe girişiminin arkasında
ABD’nin olduğuna dair yaygın kanı ikili
ilişkileri de olumsuz etkiledi. Özellikle
ABD ve AB çevrelerinden gelen açıkla-
maların yeterli görülmemesi ve hiçbir
Batılı liderin destek amacıyla Türkiye’yi
ziyaret etmemesi darbe girişimi son-
rasında Batı karşıtı söylemin giderek
güçlenmesine neden oldu.
Rusya ile yaşanan kriz özellikle
turizm ve ihracat sektörlerini vurdu
ve ekonomik kayıplara yol açtı. Bu-
nun üzerine geçen seneden beri üst
üste gerçekleşen terör saldırıları da
eklenince Türkiye, seyahat etmenin
güvenli olmadığı bir ülke olarak değer-
lendirilmeye başlandı. Bunun yanında
Türkiye’nin istikrarsız, şiddetin yaşan-
dığı, terör örgütlerinin kol gezdiği bir
ülke olarak görülmesi ve bozulan imajı,
ekonomik kayıplara yol açtığı gibi ulus-
lararası ilişkilerine de zarar verdi. 15
Temmuz darbe girişimi yurtdışında ve
özellikle Batı kamuoylarında tam ola-
rak anlaşılamadı. Darbe girişimi birçok
hükümet ve lider tarafından kınandı.
Ancak darbe girişimi sonrasında OHAL
ilanı ve alınan kapsamlı önlemler, işten
çıkarmalar ve tutuklamalar soru işa-
retleri doğmasına neden oldu. Gülen
ve cemaatinin nasıl olup da bu kadar
etkili olduğu, kurumlara sızabildiği, ka-
rar alma süreçlerini etkileyebildiği gibi
konuların anlaşılması da Türkiye’de
1970’lerden beri yaşanan ve 2000’li
yıllarda Ergenekon ve Balyoz gibi da-
valarla hız kazanan süreci bilmeyenler
için oldukça zordu.
Türkiye’de genel olarak, bir demok-
rasi zaferi olarak görülen darbe girişi-




