Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  105 / 108 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 105 / 108 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

103

gümanlar koymak gerekir. Kamuya bu

anlamda yeterince yardımcı olabilmek

için de güçlü bir özel sektör müzakere

kapasitesi yaratılması da şarttır.

Müzakere kapasitesi sadece bilgi

veya sadece insan gücünden ibaret

değildir. Yeterli ve her an yenilenen bir

bilgi birikimi, hem kamu hem de özel

kesim için bu birikime erişim imkâ-

nı ve nihayetinde kamu Ȃ özel sektör

irtibatını sağlayacak sağlam, sürekli

bir mekanizmanın oluşturulması ge-

reklidir.

Görüşmelerde karşımızda çok de-

neyimli ve kural koymaya alışık bir

müzakere tarafı olacağı unutulmama-

lıdır. Neyin alınıp karşılığında neyin

verileceği, müzakere masasında belir-

lenecektir. “Başarılı” bir müzakere için

Türk tarafının elinde, arkasında güçlü

bir toplumsal irade konulmuş, sağlam

bir müzakere pozisyonu olması şarttır.

Anlaşma Sonrası İçin Hazırlıklar

Müzakerelerin zorlu geçeceği kesin

ama müzakereler tamamlandıktan

sonraki dönem sektörlerimiz için daha

kolay olmayacaktır. Bu aşamada, anlaş-

manın meyvelerinin toplanması için,

firmalarımızın, karşı tarafın açılan pi-

yasasına uluslar arası standartta, reka-

bet edebilir şartlarla ürün sunabilmesi

gerekecektir. Bunu sağlayacak, seçil-

miş sektörlere doğrudan destek da-

hil arz yönünü güçlendirecek politika

ve önlemlerin şimdiden hazırlanması

gerekir. Eğer o aşamada, bu nitelikte

ürünümüz yoksa tüm gayretler boşa

gitmiş olacaktır.

Etki Analizi Neden Gerekli?

Yukarıda kısaca açıklanan değişim ve

dönüşüm sürecinin şeffaflık ve katılım-

cılık ilkeleri gözetilerek iyi yönetilmesi

ve başarıyla tamamlanabilmesi için

kullanılacak en etkili araç etki ana-

lizidir. Güvenilir verilere dayanarak,

teorik bilgilerle piyasa gerçeklerini;

dışarıya ait bilgilerle iç piyasa bilgi-

lerini meczederek hazırlanacak etki

analizleri, ortaya çıkacak maliyetlerin

ve fırsatların doğru şekilde öngörüle-

bilmesine imkân sağlayacaktır.

Etki analizleri, hemmakro düzeyde

(örneğin ekonominin tümü, tüketiciler,

belli başlı piyasalar ve sektörler açı-

sından) hem de mikro düzeyde (şehir

ekonomisi, alt sektör ve en önemlisi

firma açısından) hazırlanmalıdır.

Etki analizi deyince aklınıza hemen

çok pahalıya mal olan, çok zahmetle

hazırlanan çalışmalar gelmesin. Müza-

kere sürecinin başlarında, 2006 yılın-

da Düzenleyici Etki Analizi Rehberi’ni

(192 sayılı İKV yayını) hazırlarken

gerçek bir uzmanla tanışmıştım. Hani

bu işin kitabını yazmış derler ya, öyle

biriydi. OECD’de etki analizi birimini

ve kurallarını oluşturmuş, daha son-

ra kendi şirketini kurmuştu. Karma-

şık süreçleri uzun uzun anlattığı bir

teknik çalışma seansından sonra, bu-

nun daha kolay bir izahı yok mu diye

sormuştum kendisine. Vardır tabii ki

olmuştu cevabı. Dün gibi hatırlıyo-

rum; etki analizi tek kelimeyle “sağ-

duyudur” demişti. İçinde bulunduğun

şartlar değişecekse “bana ne olacak”

sorusunu sormak, etki analizinin çı-

kış noktasıdır ve özüdür. Dikkat edin;

“bize” değil, “bana”.

Makro karar alıcılar açısından, ya-

pılacak değişikliğin piyasalar, toplum,

çevre, diğer mevzuatlar, bütçe, makro

göstergeler vb. üzerindeki olası etkile-

rinin tahmin edilmesi önemlidir; çün-

kü, adı üstünde onlar makro kararlar

almaktadır. Onlar için genellemeler

ve ortalamalara başvurmak kaçınıl-

mazdır. Yeterlidir de. Bu tür makro

analizler, ister istemez ortalamalara

dayanır ve verdikleri sonuçlar da esas

itibarıyla genellemedir. Oysa firma

açısından önemli olan, gelmekte olan

değişikliğin bizzatihi kendisi üzerin-

deki spesifik etkisidir ve bu etki de

vasat için öngörülenden çok farklı

olabilir. Buna da mikro analiz diyo-

ruz. Örneğin makro analizde batacağı

öngörülen sektöründeki çok sayıda

firmadan a, b, c, d firmaları batarken h

ve k firmaları olağanüstü bir başarıyla

global birer şirket haline gelebilir. Ya

da tam tersi, ihya olacak diye hesabe-

dilen bir sektörde başarılı firmaların

yanı sıra zor durumda kalan hatta

batan firmalar olabilir. Dolayısıyla

firma düzeyinde anlamlı soru “bana

ne olacak”tır.

Değişecek olan şeymevzuattır, bir-

kaç sayfalık ticaret anlaşmasının pra-

tikteki etkileri neler olabilir demeyin.

O birkaç sayfa, ekonomik hareketliliği

yaratan mal, insan, hizmet, para ve

bilgi akımlarının yönleri ve miktarla-

rı üzerinde öyle büyük değişiklikler

yaratabilir ki... Orada, masa başında

kaleme alınan kurallar bu yolla, çok

kısa zamanda gelip bir şeyleri değiş-

tirme ihtiyacı (veya imkânı) olarak

kapınızı çalar. Etki analizi dediğimiz

şey de zaten kapınızı neyin çalacağı

sorusuna cevap arama çabasından

ibarettir.

Bu dergi yazısında, birkaç sayfa

içinde etki analizi konusunun detay-

larına girmek mümkün değil ama sa-

dece bir fikir vermesi için, işletmeler

düzeyinde nelerin değişebileceğine

ilişkin çok genel bir liste yapmaya ça-

lışayım:

Ȉ Cari harcamalarda sürekli değişim,

Ȉ Bir defaya mahsus olağanüstü ek

harcama ihtiyacı,

Ȉ Yeni / ek personel ihtiyacı (veya

personal azaltma gereksinimi),

Ȉ Üretim kalitesini değiştirme ihtiya-

cı,

Ȉ İç ve dış rekabetteki artışla başa

çıkma ihtiyacı,

Ȉ Rekabet edebilme gücünde değişim

Ȉ İhracat imkânlarında değişim (artış

veya azalma),

Ȉ İthalat imkân ve fiyatlarında deği-

şim,

Ȉ Yeni pazar imkânları,

Ȉ Yatırım imkânları,

Ȉ Yeni veya ek yatırım ihtiyacı,

Ȉ Modernizasyon (yenilikçilik) im-

kânları ve ihtiyacı,