Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  100 / 108 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 100 / 108 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

98

AVRUPAL I TÜRKLER

Deniz Kandiyoti Kimdir?

Deniz Kandiyoti,

University of London

Kalkınma Çalışmaları

ile Tarımsal Dönüşüm ve Kalkınma bölümlerinde Emeritus

Profesör ve

Central Asian Survey

’de editördür.

L’Université de Paris (Sorbonne)

ve LSE’de eğitim alan Kandi-

yoti, 1969-1974 yılları arasında ODTÜ’de, 1974-1980 yılları

arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmıştır.

1997 yılında “Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar” adlı kitabını ya-

yınlamıştır. 2002 yılında yayımlanan “Kültürün Kırılımları:

Modern Türkiye’nin Her Günü”, 1996 yılında yayımlanan

“Orta Doğuyu Cinsiyetlendirmek” ve 1991 yılında yayınlanan

“Kadınlar, İslam ve Devlet”in editörlüğünü yapmıştır. Kan-

diyoti’nin; toplumsal cinsiyet, İslam, post-kolonyalizm, Orta

Asya’da Soyvet dönüşümü sonrası ve Afganistan’da toplumsal

cinsiyet ve çatışma konularında birçok makalesi bulunmak-

tadır.

Deniz Kandiyoti, UNDP, UNESCO, OSCE, UNIFEM, DFID,

British

Council

ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlara danış-

manlık yapmıştır.

Yaşanan son gelişmeler ışığın-

da, Türkiye’nin AB üyeliğine

karşı İngiltere’nin yaklaşımını

nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk kökenli İngiliz vatandaş-

larının konuya yaklaşımından

söz edebilir misiniz?

İngiltere, her zaman Türkiye’nin

AB’ye üyeliğine verdiği destekle diğer

üyeler arasından sıyrılmıştır, hatta bu

konuda lobicilik dahi yapıyor. İngil-

tere, Türkiye’nin muhtemel AB üye-

liğinin ekonomik getirilerinden çok

jeostratejik önemi üzerinde duruyor.

Özellikle Orta Doğu’daki geniş çaplı

halk hareketleri arka planına karşılık,

Türkiye bir istikrar adası ve demok-

rasi modeli olarak öne çıkıyordu. Ne

yazık ki bu değerlendirme, Suriye po-

litikası başta olmak üzere dış politika

pozisyonları nedeniyle 2013 sonra-

sında yerini soru işaretlerine bıraktı.

Türk kökenli İngiliz vatandaşları,

İngiltere’nin çok kültürlülük politi-

kasından doğrudan yararlandılar ve

alt-ulusal, etnik ve mezhepsel kimlik-

leri (Kürt, Alevi vb.) doğrultusunda

oluşturdukları sivil toplumkuruluşları

etrafında toplandılar. Hak ve özgür-

lüklerden tam anlamıyla yararlandılar.

En azından durum, 11 Eylül’e kadar

böyleydi. 11 Eylül’deki terör saldı-

rıları ve sonrasında Londra ve diğer

AB başkentlerinde gerçekleşen terör

saldırılarıyla ırkçılık ve İslamofobi

tarafından körüklenen korku ve kar-

şılıklı güvensizlik ortamı oluştu. Sağcı

partiler yeniden canlanırken, savun-

macı hükümetler, vatandaşların bir

yandan liberal haklarının ve özgürlük-

lerinin teminat altına alınması, diğer

yandan da güvenliğinin korunması

gibi zorlu bir görevi yerine getirmeye

çalışıyordu.

İngiltere’de en sık gözetim ve gü-

venlik önlemleri alınan topluluklar

Güney Asya kökenli Müslüman göç-

menlerdir (Fransa’da Kuzey Afrika

kökenli göçmenler olduğu gibi). Bu

anlamda, Türk göçmenler İngiltere’de

daha az belirgin bir kategoriyi oluştu-

ruyor. Türk kökenli İngiliz vatandaş-

ları; bölgesel, etnik ve mezhepsel açı-

dan çok çeşitli olmakla birlikte dahil

oldukları meslek grupları da oldukça

çeşitlilik gösteriyor; çoğu serbest mes-

lek, bankacılık ve finans ve iş dünya-

sına entegre olmuş halde bulunuyor.

Bu nedenle, her ne kadar buna destek

verecek İngiltere’de gerçekleştiril-

miş bir araştırma sonucu konusunda

bilgim olmasa da, son gelişmeler ve

AB’ye dair görüşlerinin de oldukça

çeşitli olacağını düşünüyorum.

İngiltere’de yaşayan kayda de-

ğer bir Kıbrıslı Türk nüfusu

bulunuyor. Kıbrıs’ta Cumhur-

başkanlığına Mustafa Akın-

cı’nın seçilmesi ve BM arabu-

luculuğundaki müzakerelerin

yeniden başlaması gibi önemli