İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Şubat 2019
67 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ Kurumsal Yapıların Önemi AB tarafında konuştuğumuz uz- manların büyük çoğunluğu (ve Türk uzmanların da bir bölümü) bu nok- tada müzakere sürecinden, daha doğ- rusu üyelikten vazgeçmenin en doğru çözüm olduğu kanaatinde. Yerine ne koyulabileceği konusunda ise kafa- lar karışık. Bana sorarsanız, şu an içi boşalmış gibi görünse de müzakere sürecini ortadan kaldırmak tehlikeli. Çünkü müzakere/katılım süreci 55 yıla yaklaşan bir toplumsal ve siyasi çabanın yarattığı bir mekanizma. Ve siyasi tarih gösteriyor ki, kurumla- rı ve yapıları oluşturmak çok zor ve zahmetli, yıkmaksa çok kolay. Evet, katılım süreci şu an için iyi çalışmı- yor (hatta hiç çalışmıyor) ama yerine neyin koyulacağı konusunda tatmin edici bir “ortak karar” alınmadan dur- durmanın olumsuz etkileri zannedi- lenden çok ağır olabilir. Mevcut olum- suzlukları mumla arayacak duruma gelinebilir. Bu başlık altında değinmek istedi- ğim ikinci husus “kurumsal yapılar” deyince tarafların ne anladığı. Bizzat yaşadığım bir örnekten hareketle an- latmaya çalışayım. Geçen ay AB’nin en etkili yönetim birimlerinin üst düzey bir yöneticisi ile görüşüyordum. Ku- rumların ve hatta bazı anlaşmaların artık demode olduğundan ve yenilen- mesi, modern versiyonları ile değiş- tirilmesi gerektiğinden dem vurdu. Haliyle aklıma Gümrük Birliği Kararı geldi. Bence de artık çağ dışı kalmış- tı ve yenilenmesi şarttı ama konuş- mamız ilerledikçe onun kastettiğinin Gümrük Birliği olmadığını anladım. Ankara Anlaşması’ndan bahsediyordu. Hani o Türkiye – AB ilişkilerini başla- tan anlaşmadan; sıfır noktasından. İlişkinin Duygusal Boyutu: Kırmızı Çizgimiz Ankara Anlaşması Türkiye’nin AB üyeliği hedefini top- lumsal ve ekonomik bir değişim süreci olduğunu bilerek destekleyenler açısın- dan Türkiye’nin AB’ye katılımından söz eden ve işlemediğinden şikâyet etsek de bugün içinde bulunduğumuz müzakere sürecine gelebilmemizi sağlayan Anka- ra Anlaşması teknik boyutunun ötesin- de bir anlam taşır. Üstelik teknik olarak da çok ustaca kaleme alınmıştır. Yaşıtı birçok uluslararası anlaşma (bir kısmı amaca ulaştığı için, bir bölümü de za- mana uymadığı için) ortadan kalkmış- tır. Oysa Ankara Anlaşması’nın içinde ilişkiler tam üyelik noktasına kadar gö- türecek esneklik halâ durmaktadır. Ye- ter ki onu çalıştıracak siyasi irade oluş- sun. Ben şahsen Ankara Anlaşması’nı ortadan kaldırırsak yerine daha iyisini koymanın mümkün olmadığını düşü-
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=