İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
87
kriz küresel bir yaygınlığa ulaşıp
makro değişkenleri KOBİ’miz açı-
sından çok dezavantajlı noktalara
çekebilir;
Ȉ Piyasalarda her şey yolunda gi-
derken, uluslararası taahhütleri-
miz nedeniyle yapılan mevzuat
değişiklikleri KOBİ’mizi maliye-
tilerini etkileyebilir; KOBİ’mize,
maliyetine katlanamayacağı ya
da finansmanını hiç karşılayama-
yacağı yeni yatırım zorunlulukları
getirebilir;
Ȉ İç mevzuatta yapılacak değişiklik-
ler bir ölçüde öngörülebilse dahi,
örneğin AB üyeliği çerçevesinde
gerçekleşen yetki devirleri sonu-
cunda KOBİ’mizi etkileyecek bazı
kararlar başka merkezlerde alınır
hale gelebilir (STA’lar gibi);
Ȉ Faaliyetlerini bir ölçüde de olsa
geliştirerek uluslararasılaşma-
nın ilk aşamasına adım atmış
olan (örneğin komşu bir ülkeye
küçük miktarda ihracat yapan)
KOBİ’miz, kendi ülkesinde değil;
ama iş yaptığı ülkede yukarıda
sıralanan durumlardan biri ya da
bir kaçı ile karşı karşıya kalabilir;
Ȉ Ya da daha önce hiç aklına gelme-
yen bir durumla, mesela, elektro-
nik ticaret yoluyla kendi piyasa-
sına giren uğraşması çok zor bir
rakiple karşılaşabilir.
Yukarıdaki örnekler artırılabilir;
ama sanırım bu kadarı meramımı
anlatmaya yeter. Firmalarımızın bu
durumlarda göstereceği tepkilerin
bileşkesi, dönem sonunda “ülkemi-
zin” başarısı ya da başarısızlığı olarak
kayda geçecektir. Dolayısıyla, mikro
karar alıcıların kararları en az makro
karar alıcılarınki kadar önemlidir.
Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı?
olkemizdeki işletmelerin yüzde
99’unu, istihdamın ise dörtte üçünü
oluşturan KOBİ’lerin ne yazık ki kat-
ma değer ve ihracat içindeki payları
düşüktür. Gelişmiş ülkelerde KOBİ’le-
rin ihracat içindeki payları yüzde
20-30 iken ülkemizde yüzde 10’larda
kalmaktadır. Sayıları milyonu aşan
KOBİ’lerimiz içinde ihracat yapabilen
KOBİ’lerin sayısı on binler mertebe-
sindedir. Bu rakamlar bize KOBİ’le-
rin uluslararasılaşması konusunda
alınacak çok yolumuz olduğunu gös-
termektedir.
Firmalarımızın, iş yapma ortamı-
nın değiştirlmesi suretiyle uluslara-
rasılaştırılması makro karar alıcının
yetkisindedir ve zaman alacaktır.
Firmaların örgütlü güçlerinin bu de-
ğişimi talep etmek üzere gayret gös-
terdiğine zaten şahit oluyoruz; ama
dediğimiz gibi bu iş zaman alacaktır.
Peki beklerken boş mu duracağız?
Tabii ki kocaman bir HAYIRǨ Bu nok-
tada, mikro bakış açısını devreye sok-
mamız gerek, yani o milyonluk firma
havuzumuzdaki uluslararasılaşmış
firma sayısını artırmaya gayret et-
meliyiz.
Uluslarasılaşmayı bu havuzun
içindeki firmalar açısından aşılma-
sı gereken bir hat, bir çizgi olarak
düşünelim (Şekil 2, söyleyecekleri-




