İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
22
GÖRÜŞ
ekleniyor; fakat bu madde yalnızca
karşı tarafı Türkiye ile STA yapmaya
davet ediyor ve herhangi bir bağlayı-
cılığı da yok. Bu da sonuçta AB ile STA
imzalayan ülkelerin, Türkiye ile de STA
imzalamak konusunda isteksiz davran-
malarına, süreci uzatmaya çalışmaları-
na, müzakereler aşamasında anlaşma
yapmak zorunda olan taraf biz oldu-
ğumuz için bazı konularda dayatmalar
yapabilmelerine sebep oluyor.
Esasen geçmişte AB’nin STA imza-
ladığı ülkeler nispeten küçük ekonomi-
ler olduklarından, son yıllara kadar bu
yanlış uygulamanın Türkiye’ye etkileri
ihmal edilebilir düzeylerde oldu. An-
cak Güney Kore, Meksika ve Güney
Afrika ile imzalanan anlaşmaların ve
Hindistan, Kanada, Japonya gibi ül-
keler ile devam eden müzakerelerin
yanında şimdi bir de ABD ile yapılan
TTYO görüşmelerinin Türkiye üzerin-
de çok önemli etkileri olacağı kuşku-
suz. Çünkü bu ekonomiler, çok büyük
ekonomiler olmakla birlikte dış ticaret
hacimleri de oldukça büyük. Özellik-
le Hindistan, Güney Kore ve Meksika
tekstil ve otomotiv sektörleri itibariyle
AB’ye ihracatta Türk mallarının pazar
payını azaltabilecek önemli rakipler
olduklarından, bu durum Türkiye açı-
sından önemli bir risk oluşturuyor.
Bununla birlikte TTYO, kapsamı ve
getirileri açısındanmevcut riskleri kat-
layacak çok daha büyük bir risk olarak
karşımıza çıkıyor.
İKV Yönetim Kurulu Başkanı Ömer
Cihad Vardan, Haziran 2014’te ger-
çekleştirilen “Yeniden Canlanan Tür-
kiye - AB Ticari İlişkileri Bağlamında
Gümrük Birliği” Panelinde Gümrük
Birliği ile ilgili olarak gelinen noktayı
şöyle ifade etti:
“Gümrük Birliği ile elde edilen ticari
avantajlarımız zaman içinde yıpranmış
ve neredeyse yok olma noktasına gel-
miştir. AB o zamandan bu yana, o kadar
çok tercihli ticaret anlaşması yapmıştır
ki, Gümrük Birliği’nin ilk dönemlerin-
deki “biricik” (
unique
) durumumuz
dan Türkiye’den de alır hale geliyorlar.
Ancak Türkiye, STA’lar menşe esası ile
çalıştığı için ve AB üçüncü ülkeler ile
yaptığı STA’lara Türkiye’yi dahil etme-
diği için karşı taraftan taviz alamıyor.
Dolayısıyla AB ile STA imzalayan ülke-
nin malları, Türkiye’ye indirimli veya
sıfır vergi ile girerken Türk malları söz
konusu ülkeye yüksek vergiler ödene-
rek girebiliyor.
AB ile gümrük birliği yapmış olan
diğer iki ülke Andorra ve San Mari-
no, AB’nin üçüncü ülkeler ile yaptığı
STA’lara eklenen maddeler ile anlaş-
malara doğrudan dahil edilirken, Tür-
kiye AB’nin STA yaptığı ülke ile ayrı
anlaşma yapmak zorunda bırakılıyor.
AB’nin STA’larında “
Turkey clause
”
(Türkiye maddesi) olarak bir madde
2
http://www.ikv.org.tr/ikv.asp?ust_id=74&id=425&a-nahtar=TTIP%20-%20sthash.G9RFxVfF.dpuf, Erişim:Tarihi:
05.02.2015.
3
http://www.tuik.gov.tr/Ülkelere göre dış
ticaret istatistikleri,ErişimTarihi: 05.02.2015.
4
BertelsmannVakfı,“Transatlantic
Trade and Investment Partnership (TTIP)Who Benefits From a
FreeTrade Deal Part 1 Macroeconomic Effects”, 17 Haziran 2013,
s.28, s.30, s.41.




