İ K V F A A L İ Y E T L E R İ
8
19
65
DÜNYA BANKASI TEMSİLCİLERİ
İKV’Yİ ZİYARET ETTİ
Dünya Bankası yetkililerinden oluşan sekiz kişilik bir heyet, Gümrük Birliği ile ilgili olan Türk
kurum ve kuruluşlarının görüşlerini almak üzere yaptıkları çalışma çerçevesinde, 1 Şubat 2012
tarihinde İktisadi Kalkınma Vakfı’na da bir ziyaret gerçekleştirdi.
B
ilindiği üzere Avrupa Komisyonu, Dünya
Bankası’ndan, Türkiye ve AB arasındaki Güm-
rük Birliği’nin mevcut durumunu ve bu birliği-
nin önümüzdeki dönemlerde derinleştirilme-
si ve genişletilmesi halinde taraflar üzerinde yaratabilece-
ği etkileri inceleyecek bir rapor hazırlamasını talep etmiş-
ti.
Söz konusu raporla Dünya Bankası’nın, bir yandan Güm-
rük Birliği’nin ekonomik etkilerini değerlendirmesi, diğer
yandan da özellikle Gümrük Birliği kapsamının, hizmetler,
kamu alımları ve tarım alanlarına genişletilmesi durumun-
da AB ve Türkiye üzerinde yaratabileceği olası etkileri ve ka-
zançları incelemesi öngörülüyor.
Bu kapsamda, raporun hazırlık çalışmaları aşama-
sında, Dünya Bankası yetkililerinden oluşan sekiz kişilik
bir heyet, Gümrük Birliği ile ilgili olan Türk kurum ve ku-
ruluşlarının görüşlerini almak üzere yaptıkları ilk temas-
lar çerçevesinde, 1 Şubat 2012 tarihinde İKV’ye de bir zi-
yaret gerçekleştirdi. Ziyaret çerçevesinde İKV Başkanı Prof.
Dr. Halûk Kabaalioğlu,
Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi, Güm-
rük Birliği süreci, Ankara Anlaşması ve Katma Protokolü hü-
kümlerinin yanı sıra Gümrük Birliği’nin işleyişine ilişkin ola-
rak yaşanan sorunlar
hakkında Dünya Bankası temsilcile-
rine bilgi verirken, özellikle
AB’nin üçüncü ülkelerle imza-
ladığı serbest ticaret anlaşmaları, iş insanlarına uygulanan
vizeler ve Türk kamyonlarına uygulanan kotalara
özellikle
değinildi.
Prof. Dr. Kabaalioğlu, sunumunda, “Gümrük Birliği,
Türk sanayisinin Avrupa pazarına girişinde tarife ve kota
engellerini ortadan kaldırmış, Türk sanayisinin altyapısı-
nı güçlendirerek, daha verimli ve rekabetçi olmasının yo-
lunu açmıştır. Bugün Türkiye, AB müktesebatının yüzde
65’ini kendi mevzuatına aktarmış olup, halen uygulamak-
tadır. Yine bugün, Gümrük Birliği kapsamında Türkiye’nin
muzdarip olduğu çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. En başta
AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaş-
maları gelmektedir. Gümrük Birliği neticesinde AB güm-
rük alanı, 27 üye devlet ve Türkiye’den oluşmaktadır. An-
cak AB, üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları mü-
zakere etmekte, imzalamakta ve bu süreçte Gümrük Birli-
ği ortağı Türkiye’nin durumunu dikkate almamaktadır. AB
ile serbest ticaret anlaşması imzalayan bazı üçüncü ülke-
ler, Gümrük Birliği üzerinden Türkiye’ye mallarını serbest
olarak sokabildiklerinden aynı avantajı Türk malları için de
sağlayacak bir anlaşmayı Türkiye ile imzalamaya yanaş-
mamaktadır. Bu adil olmayan durum, Türkiye için haksız-
lık yaratmaktadır. AB’nin müzakere pozisyonu hazırlanır-
ken Türkiye’ye danışılması, AB ile üçüncü ülke arasındaki
ticari müzakerelerin Türkiye ile söz konusu ülke arasında
da eş zamanlı olarak yapılması, anlaşmaların eş zamanlı
olarak imzalanması ve yürürlüğe girmesi gerekmektedir.
İkinci olarak, tarife dışı engel işlevi gören nakliye kotala-
rı meselesidir. AB, nakliyenin hizmetlere girdiğini ve Güm-