61
pılan düşük fiyatlı ithalat sonucunda net ithalatçı olmuş-
tur. Bunun yanında sektör, vasıflı ürün üretiminde yeterli
kapasitesi olmamasından dolayı da ithalatçı konumunda-
dır. 2011 yılında Türkiye’nin demir-çelik ithalatı 22 milyar
dolar olarak gerçekleşirken, 2012 yılında 22,9 milyar do-
lara yükselmiş, böylece 2009 yılında 12,8 milyar dolar se-
viyesinde bulunan ithalat, son dört yılda neredeyse iki ka-
tına ulaşmıştır.
Buna karşılık 2012 yılının son ayında yürürlüğe gi-
ren 2013 Yılı İthalat Rejimi ile bazı alaşımsız yassı çelik
ürünleri ve dar bant yassı çelik ürünlerine yüzde 10 ora-
nında, bazı alaşımlı yassı çelik ürünlerine ise yüzde 6 güm-
rük vergisi getirilmiştir. Bu sayede, yılda ortalama 1 mil-
yon ton civarında gerçekleşen yassı ürün ithalatının yeri-
ne bu konuda yurt içindeki kapasite kullanımının artırıl-
ması hedeflenmektedir. 2011 yılında yüzde 76 oranında
gerçekleşen kapasite kullanım oranı, 2012 yılında 2 mil-
yon ton üretim artışına rağmen yüzde 73’e gerilerken, bu
rakamın 2013’te tekrar yüzde 76 olması öngörülmektedir.
AB’den gerçekleşen ithalatın yüzde 17 oranında
artış göstermesi ve Birlik ile olan demir-çelik ürünlerin-
deki dış ticaret açığının 2 milyar doların üzerine çıkması,
AB’nin AKÇT Anlaşması kapsamında sağladığı vergisiz ih-
racat imkânını STA imzalanan diğer ülkelere de tanımış ol-
masından kaynaklanmaktadır. Bu olumsuzluklara rağmen
AB ile olan uyum süreci, sektör açısından hızlı gelişmeler
yaşanmasına neden olurken, özelikle Gümrük Birliği an-
laşmasından sonra sektörde üretim kalitesinin arttığını
söyleyebiliriz. Özellikle çelik ürünlerinde AB, Türkiye’nin
en büyük ikinci ihraç pazarı ve ithalatta ise en büyük te-
darikçisi konumundadır.
Türkiye’de katma değeri yüksek yassı çelik ürünleri
üretim açığının kapatılması için, üretimin uzun üründen
yassı ürüne dönüştürülmesi çalışmaları devam etmekte-
dir. Sektördeki uzun-yassı ürün üretim dengesizliğinin gi-
derilmesi konusunda yaşanan gelişmelerle sektör, kapasi-
te olarak yurt içi tüketiminin üstüne çıkmıştır. Ancak de-
vam eden ithalat baskısı ile sektör, yassı ürün üretim ka-
pasitesini kullanamamaktadır. 2012 yılında 16 milyon
ton olan yassı çelik kapasitesinin 2015 yılında 20 milyon
ton olması beklenmektedir. Özellikle devlet destekli üre-
tim yapan Rusya ve Ukraynalı üreticilerden yapılan itha-
latın azalması halinde, mevcut piyasa koşulları nedeniy-
le bekleyen yası ürün yatırımlarının tamamlanabileceği ve
bu sayede iç talebin karşılanmasının yanında net ihracatçı
olunması öngörülmektedir
13
.
Sektördeki ihtiyaçları ve mevcut durumu değer-
lendiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’nin
demir-çelik sektöründe rekabet gücünün artırılması ve
sürdürülebilirliğinin sağlanması için geçtiğimiz yıl 2012-
2016 dönemini kapsayan bir strateji belgesi hazırladı. Bu
sayede sektördeki yüksek katma değerli ürünlerin üretim
üssü olunması hedeflenirken, hukuki ve idari düzenleme-
lerin yapılması, üretim altyapısının geliştirilmesi, dış tica-
retteki aksaklıkların giderilmesi, insan kaynaklarının ge-
liştirilmesi ve AR-GE kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.
2013-2023 HEDEFLERİ
Türkiye’nin çelik üretiminin 2013 yılında yüzde 6,5
artışla 38,5 milyon ton olması beklenirken, toplam tüke-
timin neredeyse yarısını gerçekleştiren inşaat sektörünün
toparlanması ve ekonomik büyümenin etkisi ile 2012 yı-
lında 28,5 milyon ton olan tüketimin 30 milyon tona ulaş-
ması öngörülüyor. Üretiminin yarısını ihraç eden sektör,
AB’deki durgunluğun kademeli olarak kaybolması ve Orta
Doğu’daki istikrarın nispeten oluşması sayesinde 2013 yı-
lında yüzde 8’lik artış ile 22 milyon ton ihracat yapmayı
hedefliyor
14
. 2013 yılında, özellikle yassı ürünlere getiri-
len ithalat rejimi ile ithalatın yüzde 5 oranında azalarak
11 milyon ton olması tahmin edilen sektörde, 2015 yılı-
na kadar yassı-uzun ürün arz-talep dengesizliğinden kay-
naklanan sorunların önemli ölçüde geride bırakılması ve
toplam kapasitenin 55 milyon tona ulaşması beklenmek-
tedir
15
.
Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedefi doğrultusunda
demir-çelik sektörünün 55 milyar dolarlık ihracat gerçek-
leştirmesi, dünya pazarından yüzde 4 pay alması ve yıl-
lık ortalama yüzde 7,4 büyümesi hedeflenmektedir
16
. Bu-
nunla birlikte, demir-çelik sektörünün dış ticaret açığını
kapatma yönünde önemli katkı sağlaması ve uzun vadede
vasıflı, paslanmaz ve yapısal çelik gibi katma değeri yük-
sek ürünlerin üretim ve tüketim paylarını artırması öngö-
rülmektedir. Türkiye’nin deprem bölgesinde olması nede-
niyle yapısal çeliğe yönelik tüketimin artacağı öngörülür-
ken, bunun sonucunda sektörün yüksek üretim kapasite-
lerine ulaşması beklenmektedir.
13
Bilim, Sanayi veTeknoloji
Bakanlığı, Sanayi Genel
Müdürlüğü,Türkiye Demir-Çelik
ve Demir Dışı Metaller Sektörü
Strateji Belgesi ve Eylem Planı
2012-2016.
14
Türkiye Demir Çelik Üreticileri
Derneği,
tr/tr/index.asp?lang=tr, Erişim
Tarihi: 14 Şubat 2013.
15
Bilim, Sanayi veTeknoloji
Bakanlığı, Demir Çelik Sektörü
Raporu 2012/1.
16
Bilim, Sanayi veTeknoloji
Bakanlığı, Demir Çelik Sektörü
Raporu 2012/2.