17
de daha sembolik bir rol oynamıştır. Parlamento’nun ka-
rarı bağlayıcı nitelikte değildir ve Konsey’in Parlamento’ya
danışması ile sınırlıdır. 1 Aralık 2009 tarihi itibariyle ise
Konsey ve Parlamento, vize serbestliği sürecinde eşit güce
sahip olmuşlardır. Bir başka deyişle, Arnavutluk ve Bosna
Hersek vatandaşları için Schengen vizesinin kaldırılma ka-
rarlarında AP, Konsey kadar etkili güce sahip olmuştur.
Her ne kadar Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe gir-
mesi süreci bir yıl ertelese de, AP süreç boyunca Arna-
vutluk ve Bosna Hersek için yapıcı bir tutum sergilemiş-
tir. Hatta AP, bu iki ülkenin de kriterleri tamamlamadan,
sembolik olarak bile olsa
Kara Liste
’den
Beyaz Liste
’ye alın-
ma tavsiyesinde bulunmuş, ancak bu tavsiye yerine geti-
rilmemiştir. 12 Kasım 2009 tarihinde AP, Makedonya, Sır-
bistan ve Karadağ vatandaşları için vizesiz seyahate iliş-
kin verilen Komisyon teklifini 550 evet, 51 hayır, 37 çekim-
ser oy ile kabul ederken; Arnavutluk ve Bosna Hersek va-
tandaşları için haksız bir durumun oluşmaması konusun-
da uyarılarda bulunmuş, hatta bu iki ülke için“
aciliyet me-
selesi
”tanımını kullanmıştır
5
.
VİZESİZ DOLAŞIM HAKKI VE SONRASI
19 Aralık 2009 tarihinde, Sırbistan, Karadağ ve Ma-
kedonya vatandaşları Schengen üyesi AB üye ülkelerinde
vizesiz bir şekilde dolaşmaya başlamıştır. Bir yıl sonra, 15
Aralık 2010 tarihinde ise Arnavutluk ve Bosna Hersek va-
tandaşları da aynı şekilde Schengen Alanı’na yaptıkları zi-
yaretlerinde vizeden muaf tutulmuşlardır.
Beş Batı Balkan ülkesi vatandaşlarının vizesiz bir şe-
kilde Schengen üyesi AB ülkelerinde dolaşma hakkı, AB
genelinde hiçbir kısıtlama olmadan serbest dolaşım an-
lamına gelmemektedir. Bu hak sadece biyometrik pasa-
port sahibi kişiler için geçerlidir ve altı aylık sürede doksan
günü aşmayan ziyaretler ile sınırlıdır. Ayrıca tüm Batı Bal-
kan ülkeleri vatandaşları, AB sınırlarına girişte, Schengen
Sınır Kodu (
Schengen Borders Code
) adı verilen giriş koşul-
larını ve AB’nin dış sınırları kontrolüne ilişkin mevcut yasal
düzenlemelerini eksiksiz bir şekilde karşılamakla yüküm-
lüdür. Söz konusu giriş koşullarının yerine getirilmemesi
halinde, bu ülke vatandaşlarının AB sınırlarından geri çev-
rilmesi mümkündür.
Beş Batı Balkan ülkesi vatandaşları için vizesiz seya-
hatin başlamasının hemen ardından başını Almanya, Bel-
çika ve İsveç’in çektiği kimi AB Üye Devletleri, Batı Balkan
ülkelerinden yapılan sığınma başvurusu sayısındaki hızlı
artış nedeniyle, durumdan şikâyetçi olmaya başlamışlar-
dır. Durumdan rahatsızlığını her fırsatta dile getiren Bel-
çika Başbakanı Yves Leterme ile İltica ve Göçten Sorumlu
Bakanı Melchior Wathelet, 2010 yılı Mart ayında Sırbistan
ve Karadağ’a bir “duyarlılık misyonu” düzenlemişti
6
. Ben-
zer ziyaretler, diğer AB üyesi ülkelerin üst düzey resmi ku-
rum temsilcileri ve AB kurum temsilcileri tarafından da
vize serbestliği sağlanan ülkelerin başkentlerine 2010 ve
2011 yılları boyunca yapılmıştır (
Bkz. Tablo 2
).
Söz konusu ikili görüşmelerde taraflar, ağırlıklı ola-
rak bu ülkelerden AB üye ülkelerine yapılan sığınmacı ta-
leplerinin nasıl kontrol altına alınabileceğini ve sayının
nasıl azaltılabileceğini ele almışlardır. Tüm görüşmele-
re rağmen, geçtiğimiz yıl Ekim ayında AB, Batı Balkan ül-
kelerinden gelen büyük bir iltica dalgası ile karşı karşıya
kalmıştır. Avrupa basınının“
Batı Balkanlardan gelen iltica-
lar zirve yaptı
”(
Europe hit by scores of Western Balkan asy-
lum seekers
) başlığı ile servis ettiği haberlerde, AB’nin vize
duvarını kaldırmasının ardından Sırbistan, Makedonya ve
Karadağ’dan AB üye ülkelerine yapılan iltica başvuruları-
nın tavan yaptığı ifade edilmiştir
7
. Örneğin İsveç’e 2009
5
Avrupa Parlamentosu
Deklarasyonu:
europarl.europo.eu/sides/getDoc.
do?language=EN&reference
=A7-0256/2010
6
Chachipe,“Selective Freedom:
TheVisa Liberalisation and
Restrictions onThe Right to
Travel inThe Balkans”, Haziran
2012,
files.Worldpress.com/2012/07/
chachipe_visa_liberalisation_
report_270612.pdf.
1...,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16 18,19,20,21,22,23,24,25,26,27,...80