İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
96
BRÜKSEL’DEN BAKINCA
serbestleştirmeye ikna edebileceğiz çok
merak ediyorum.
Bana ayrılan yerin sonuna yaklaştım.
Bitirmeden önce süreçle ilgili birkaç
hususa daha başlıklar halinde dikkat
çekmek istiyorum.
• Müzakereler başlayınca karşımızda
dünyanın en büyük ve ticari anlaş-
malar konusunda en deneyimli eko-
nomik blokunu bulacağız. Onlarla
dişe diş müzakere edecek idari ka-
pasitemiz ve özel sektör kapasitemiz
var mı? Müzakere ekibimizi (daha
doğrusu yapılanmamızı) nasıl oluş-
turacağız?
• AB Konseyi, siyasi gerekçelerle Ko-
misyona yetki vermekte tereddüt
eder mi?
• Kendi yetki belgemizi nasıl düzenle-
Gümrük Birliği
Türkiye’nin şu
andaki ve daha da
önemlisi gelecekteki
ihtiyaçlarına ve
hedeflerine cevap
vermekte yetersizdir
ve AB ile yeni nesil bir
ticaret anlaşmasının
gecikmeden
imzalanması gerekiyor.
yeceğiz? Sınırlarımız neler olacak?
AB karar alma süreçlerine katılma-
mız söz konusu olamayacağına göre
mevcut asimetriler nasıl giderilecek?
• Asimetri konusu çok önemli, Güm-
rük Birliği’nde lehimize asimetri de
vardı. Bu defa denge nasıl sağlana-
cak? STA’lar konusunda kaderimizi
üçüncü tarafın eline bırakmayacak
bir çözüm var mı?
Gelecek sayımızda bir yandan sözü-
nü ettiğim diğer dokümanları incelemeyi
sürdürürken bir yandan da yukarıdaki
sorulara cevap arayacağız.
■
1
Niye 2030 yılı baz alınmış di e sorarsanı , teknik gerekçeler öne
çıkıyor. Oysa analizde“karmaşık etkileşimler” (
complex interactions
)
olarak söz edilen ve formülün belli ölçüde yakalayabildiği
belirtilen -bizim tabirimizle- muhasebeleştirilemeyen iç etkileşim
müzakerelerle aynı gün etkilerini hissettirmeye başlayacaktır.




