İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
89
biri olan ve iki bin yıldan fazla zamandır
ayakta durmayı başaran bu yapı, Roma
mimari ve mühendisliğinin en önemli
eserlerinden biridir.
Trevi Çeşmesi:
Trevi Meydanı’nda
yer alan klasik ve barok tarzlarının karı-
şımı olarak yapılmış bu çeşme Roma’daki
en büyük ve en ünlü çeşme. 1732 yılında
Nicola Salvi tarafından tasarlanan çeşme
bir tiyatro sahnesine benzer. Aşk Çeşme-
si adı ile de bilinen bu çeşme, Roma’da
çekilen birçok sinema filminde de boy
gösterdi. Çeşmeye para atma geleneğinin
kişiye aşk, bolluk vb. konularda iyi şans
getireceğine inanılıyor.
Pantheon:
“Tüm Tanrıların Tapına-
ğı” anlamına gelen Pantheon MS 118-
125 yılları arasında inşa edilmiş. Antik
Roma döneminden kalan ve dönemi-
nin en iyi korunmuş yapısı sayılıyor.
Roma tanrıları için inşa edilmiş yapının
içinde İtalyan ressam Raffaello’nun da
mezarı bulunuyor. İmparator Phocas’ın
yapıyı Papa Boniface VII’ya vermesi
ile o günden günümüze kilise olarak
kullanıldı.
Circus Maximus:
Roma’nın en eski
ve en büyük hipodrum ve stadyumu olan
bu yapı M.Ö. 40’lara dayanmakla birlikte
M.Ö. Etrüsk Kralı Tarquinius Priscus ta-
rafından inşa edildiği biliniyor. Devrinde
tekerlekli araba yarışları ve toplu eğlen-
celer için kullanılan hipodrom 250 bin
seyirci alabiliyordu.
Roma’nın içinde ayrı bir devlet olarak
yer alan Vatikan’da bulunan tarihi eser-
ler de Roma’ya dini ve sanatsal zenginlik
katıyor.
San Pietro Meydanı:
1656–1667
yılları arasında Roma’da Bernini tara-
fından tasarlanan meydan, Vatikan’ın
sembollerinden. Meydanda Hıristiyan
dünyasının en büyük bazilikası olan San
Pietro yer alıyor. Günümüzde bumeydan
Papa’nın halka seslendiği ve diğer bir
takım önemli olayların organize edildiği
bir yer.
San Pietro Bazilikası:
M.S. 4’’üncü
yüzyılda İmparator Constantine döne-
minde yapılmış olan eski bazilikanın
yerine 1506-1626. yılları arasında inşa
edilen yeni bazilika Hıristiyanlığın en
büyük kilisesidir. Kubbesi ile Roma’nın
siluetindeki en önemli parçalardan birini
oluşturan bazilika Vatikan’daki en göze
çarpan binadır. Roma Rönesansı ve barok
tarzında yapılmış olan kubbenin planı
Michelangelo’ya aittir.
Vatikan Müzeleri:
Dünyanın en bü-
yük müze kompleksi olan Vatikan Mü-
zeleri, Vatikan şehir devleti içinde yer
alıyor ve 54 galeriden oluşuyor. Roma
Katolik Kilisesi tarafından Rönesans
döneminde inşa edilmiş olan galerilerde
dünyanın önemli heykelleri sergileniyor.
Sistine Şapeli, Raphael’in Odaları ve
Etrüsk Müzesi bu galerilerden sadece
bazıları. Müzenin en çok dikkat çeken
kısmı ise Sistine Şapeli’nin tavanlarını
süsleyen Michelangelo’nun freskleri.
Şapel, saray ibadethanesi olarak yapıl-
mış ancak zaman içinde büyük bir rol
üstlenerek önemli kilise ayinleri ve yeni
papa seçimi için kardinallerin toplantı
yeri olarak kullanıldı.
Capitoline Tepesi ve Conservatori
Sarayı:
Roma’nın merkezinde bulunan
yedi tepeden en yükseği olan Capitoline
Tepesi’nde yer alan Capitoline Meyda-
nı (
Piazza del Campidoglio
) ve burada
bulunan binaların mimarisinin büyük
bir kısmı 1536-1546 yılları arasında
Michelangelo tarafından tasarlanmış.
Capitoline tepesinde yer alan Capitoli-
ne Meydanı’nda Capitoline Müzesi yer
alıyor ve üç saraydan oluşuyor. Bu sa-
raylardan biri olan Conservatori Sarayı
(
Palazzo dei Conservatori
) Orta Çağ’da
yargıçların görev yaptığı bir mekan-
dı. Üç katlı sarayın girişinde İmparator
Marcus Aurelius’un heykeli bulunuyor.
Sarayın en üst katında Orta Çağ ve Rö-
nesans döneminden sanat ve arkeoloji
eserleri ve heykeller sergileniyor. İkinci
kat ise duvarları freskler ve yağlıboya
resimlerle bezenmiş zengin ve şık gö-
rünüşlü salonlardan oluşuyor. Bu sa-
lonlar halen resmi tören ve davetler için
kullanılıyor. İşte AET ve EURATOM’u
kuran Roma Antlaşmaları’nın Devlet ve
Hükümet Başkanları tarafından imza-
lanması da burada tarihi Büyük Salon’da
gerçekleşti.
Medeniyetlerin beşiği Roma şehri-
nin Avrupa’da ekonomik ve siyasi bü-
tünleşmenin temellerinin atılmasında
ilk adım olan Roma Antlaşmaları’nın
imzalanmasına ev sahipliği yapmış ol-
ması tesadüfi bir olay olmasa gerek. Bu
tarih, kültür ve sanat şehri geçmişten
günümüze tarihi ve kültürel bir köprü
kurarken Avrupa ülkeleri arasında da
köprü kurdu. Dileğimiz Roma’nın yüz-
yıllara meydan okuyan tarihi eserleri
gibi AB’nin de günümüzde yaşadığı güç-
lükler ve zorlu koşullara rağmen bütün-
leşme sürecini devam ettirerek varlığını
sürdürmesi.
■




