Table of Contents Table of Contents
Previous Page  89 / 100 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 89 / 100 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

87

la ve güvenli biçimde kullanılmasının

sağlamasına yönelik Üye Devletlerin

araştırma programlarının koordine

edilmesiydi. Bu iki antlaşma, “Roma

Antlaşmaları” olarak ifade edilir. Roma

Antlaşmaları 1 Ocak 1958 tarihinde

yürürlüğe girmiştir. “Roma Antlaşması”

ise yalnızca AET Antlaşması’nı temsil

etmektedir. AET’ye imzacı devletler,

Üye Devletler ve vatandaşları arasında

gelmiş geçmiş en yakın işbirliğinin te-

mellerini attılar.

Böylelikle Üye Devletler gittikçe geli-

şen ve derinleşen bir bütünleşmenin ilk

adımlarını atarak; malların, hizmetlerin,

kişilerin ve sermayenin kendi aralarında

serbestçe dolaşımını öngören bir Birliğin

ilk oluşumunu kurdular. 1965’de kurucu

üyelerin imzalamış oldukları “Birleşme

Antlaşması” (Füzyon Antlaşması) so-

nucunda, AKÇT, AET ve EURATOM için

tek bir Konsey, Komisyon ve Parlamento

oluşturulmuş, bütçeleri birleştirilmiş ve

“Avrupa Toplulukları” terimi kullanılma-

ya başlandı. Önceleri ekonomik amaç-

larla ve Üye Devletler arasında ortak bir

pazar oluşturulması ana hedefiyle ortaya

çıkan “Topluluk” kavramı da aşamalarla

gelişen bütünleşme süreciyle “Birlik”e

dönüştü.

Roma Antlaşması’na baktığımızda

AET’nin amaçları, antlaşmanın 2’nci

Maddesi’nde şu şekilde belirtiliyor: “Top-

luluğun görevi, Ortak Pazar’ın kurulması

ve Üye Devletlerin ekonomi politikala-

rının giderek yaklaştırılması yoluyla,

Topluluğun bütünü içinde ekonomik et-

kinliklerin uyumlu gelişmesini, sürekli

ve dengeli yayılmayı, istikrar ile hayat

standardının hızla yükseltilmesini ve

birleştirdiği devletler arasında daha sıkı

işbirliğini gerçekleştirmektir.”

Bu amaçlara ulaşmak için öngörülen

düzenlemeler de 3’ncü Madde’de açık-

lanıyor: (a) Üye Devletler arasında, malların

giriş ve çıkışlarında gümrük vergilerinin,

miktar kısıtlamalarının ve eş etkili tüm

diğer önlemlerin kaldırılması;

(b) Üçüncü ülkeler karşısında ortak

bir gümrük tarifesinin ve ortak bir ticaret

politikasının yerleştirilmesi;

(c) Üye Devletler arasında, kişile-

rin, hizmetlerin ve sermayenin serbest

dolaşımına karşı olan engellerin kaldı-

rılması; (d) Tarım alanında ortak bir politika-

nın oluşturulması;

(e) Ulaşım alanında ortak bir politi-

kanın kurulması;

(f) Ortak Pazar’da rekabetin bozul-

mamasını sağlayan bir düzenin oluştu-

rulması;

(g) Üye Devletlerin ekonomi politi-

kalarının eşgüdümü ve ödemeler den-

gesizliklerine çözüm bulmayı sağlayan

yöntemlerin uygulanması,

(b) Ortak Pazar’ın işlemesinin ge-

rektirdiği ölçüde ulusal yasaların yakın-

laştırılması;

(i) İşçilerin olanaklarını iyileştirmek

ve yaşam düzeylerinin düzelmesine kat-

kıda bulunmak amacıyla bir sosyal Avru-

pa Fonu’nun kurulması;

(j) Yeni kaynaklar bulunması yoluyla

Topluluğun ekonomik genişlemesini ko-

laylaştırmaya yönelik bir Avrupa Yatırım

Bankası’nın kurulması;

(k) Mübadeleleri artırmak, ekono-

mik ve sosyal gelişme çabasını ortaklaşa

sürdürmek amacıyla, deniz ötesi ülke ve

bölgelerin birleştirilmesi.

Roma Antlaşması’nın 9’uncu ve

73’üncü Maddeleri Gümrük Birliği’nin

kurulmasına ilişkindir. Buna göre, üye

ülkeler arasında her türlü ticaret kısıtla-

malarının kaldırılması ve dışa karşı ortak

bir gümrük tarifesi uygulanması amaç-

landı. 38’inci ve 47’nci Maddeler Ortak

Tarım Politikası’nı, 48’inci ve 73’üncü

Maddeler işçilerin serbest dolaşımını,

74’üncü ve 84’üncü maddeler ulaşım

ve 85’inci ve 94’üncü Maddeler rekabet

politikalarını düzenler. Anlaşmanın diğer

bölümleri ise, vergilerin uyumlaştırılma-

sı, genel ekonomi politikaları, ödemeler

dengesi politikaları, sosyal politikalar,

Topluluk bütçesi, Topluluk kurumlan,

yeni üyelik başvurularını (237’nci Mad-

de) düzenler.

Roma Antlaşması’ndan

Lizbon Antlaşması’na: AB’nin

Bütünleşme Süreci

Avrupa’nınbütünleşme vederinleşme

sürecindeki gelişmeler doğrultusunda

zamanla, AET’yi kuran Roma Antlaşması

birçok kereler gözden geçirilerek

ilave ve değişliklerden geçti. 1992’de

Üye Devletler arasında imzalanan ve

1993’te yürürlüğe giren Maastricht

Antlaşması’yla AET, Avrupa Topluluğu

adını aldı. AB’yi kuran bu Antlaşma ile

AB’nin “üç temel sütunu” oluşturuldu.

Bu sütunlar Ekonomik ve Parasal Birlik,

Ortak Güvenlik ve Dış Politika ile İçişleri

ve Hukuk Alanında İşbirliği oldu. Ortak

Dışişleri Güvenlik Politikası ortak

bir savunma politikasını başlatmayı

hedeflerken, Adalet ve İçişleri’nde ise

göç ve siyasi iltica alanlarında bir Avrupa

Polis Ofisi kuruldu. Maastricht ile Avrupa

Toplulukları (AKÇT, AET, EURATOM)

Avrupa Topluluğu bünyesine dâhil edildi.

AB’nin derinleşme sürecindeki son

önemli aşama, 2007 yılında imzalanan

ve 2009 yılında yürürlüğe giren Lizbon

Antlaşması ile gerçekleşti. Bu antlaşma

ile temel olarak, AB’nin karar alma meka-

nizmalarındaki tıkanıklıkların giderilme-

si ve Birliğin daha demokratik ve etkili

işleyen bir yapıya kavuşması hedeflendi.

Bu doğrultuda kapsamlı değişikliklere

gidilerek, Avrupa Topluluğu’nu kuran

Antlaşmanın adı “AB’nin İşleyişi Hakkın-

da Antlaşma” olarak değiştirildi.

2017 yılında 60’ıncı yılına giren

Roma Antlaşması günümüze kadar bir-

çok değişikliğe tabi olmuş olmakla bir-

likte AB’nin yürüttüğü politika ve aldığı

kararların yasal temelini oluşturması

itibarıyla AB’nin tarihinde son derece

önemli bir antlaşmadır.

Tarih, Kültür ve

Sanat Şehri Roma

Dünyanın en büyük imparatorlukla-

rından birinin merkezi olmuş Roma, İlk

Çağ’dan günümüze kadar geçen yaklaşık

3000 yıla ait İlk Çağ, Orta Çağ, Barok ve

Rönesans gibi birçok dönemin izlerini