İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
66
İŞ DÜNYASININ AB PERSPEKTİFİ
ve Birliğin karşılaştığı sorunlara ortak
çözümler yaratılmasına katkı sağlamak
amacıyla oluşturuldu. Tüm bu hedef-
ler doğrultusunda yapılması öngörü-
len çalışmalar ve AB bütçesinden ya-
pılan mali katkılara hukuki bir çerçeve
oluşturulması için yapılandırılan Birlik
programlarının başlangıcı 1970’li yıllara
dayanıyor. AB’nin politikaları kapsa-
mındaki öncelikli alanlarda yürütülen
temel faaliyetlerin bütünleştirilmesi ile
meydana gelen programlar altında, be-
lirlenen amaç ve koşullara uygun olarak
hazırlanan uluslararası projelere mali
destek sağlanıyor.
Aralık 1999’da gerçekleştirilen Hel-
sinki Zirvesi’nde adaylığının teyit edil-
mesiyle birlikte Türkiye, ilke olarak aday
ülkelere açık tüm AB program ve ajans-
larına katılma hakkını elde etti. Türkiye,
M
üzakerelerin başladığı 3 Ekim
2005’ten bu yana pek çok sına-
malarla karşılaşan Türkiye-AB
ikili ilişkilerinde bugün gelinen noktada
müzakere sürecinde bir tıkanma yaşan-
dığını görüyoruz. Ancak bu durumbizleri
hiç olmadığı kadar sürecin kendisine ve
pratik yönlerine odaklanmaya zorluyor.
Bunların başında da Türkiye ile AB ara-
sında ilişkilerin gelişmesine, özellikle
Türk ve AB vatandaşlarının bir araya
gelerek ortak sorunlara ortak çözümler
bulmak için birlikte çalışmasına vesile
olan AB Programları geliyor.
Bilindiği üzere Birlik programla-
rı, AB’ye üye ülkeler arasında işbirli-
ğini geliştirerek Avrupalılık bilincinin,
yenilikçilik ve girişimcilik anlayışının
yerleşmesini desteklemek, AB politika-
larının ve mevzuatının uygulanmasına
Türkiye’nin Katıldığı
AB Programları
Doğrudan yararlanıcılarının öğrenciler, bilim insanları,
çiftçiler, şehirler, bölgeler sivil toplum, iş dünyasının
olduğu pek çok kesim için Birlik programları 2014-2020
döneminde önemli mali destek imkânları sunuyor.
AB programlarına daha fazla sayıda ve nitelikli proje
ile katılım sağlanması Türkiye’yi AB’ye yakınlaştıran bir
faktör olarak öne çıkıyor.




