Table of Contents Table of Contents
Previous Page  17 / 100 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 17 / 100 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

15

rilen hain darbe teşebbüsü toplumun

bütün kesimleri tarafından büyük bir

demokrasi mücadelesi verilerek püs-

kürtülmüştü. Devamındaki restorasyon

sürecinde 21 Temmuz’da 3 ay süreyle

OHAL ilan edilmiş ardından OHAL süresi

3 ay daha uzatılmıştı.

İKV Başkanı Zeytinoğlu OHAL’i

şöyle değerlendirdi: “OHAL’ler Avru-

pa sahnesinde yeni bir fenomen de-

ğil. Fransa’da 13 Kasım 2015’te ger-

çekleşen terör saldırılarının ardından

ilan edilen OHAL, 5’inci kez uzatıldı.

Hatırlanacağı üzere Brüksel’de yaşa-

nan terör saldırısı sebebiyle Belçika’da

sokağa çıkma yasağına varan OHAL

uygulamaları gerçekleşmişti. Pek çok

AB ülkesinde ulusal güvenlik ve terörle

mücadeleye ilişkin uygulamalarda dik-

kate değer bir sertleşme eğilimi göze

çarpıyor. Bu eğilimin sebebini küresel

boyutlara ulaşan terör, çözülemeyen

bölgesel istikrarsızlıklar ve devasa

kitlesel göç hareketleriyle açıklamak

mümkün. Türkiye’deki uygulama da

benzer dinamiklere dayanıyor. Türki-

ye’deki OHAL uygulamasının batılı bir

demokrasiye yakışır şekilde orantılı,

geçici ve hukukun üstünlüğüne dayalı

olması gerekiyor. Dolayısıyla 23 Ocak

tarihinde yayımlanan KHK’ların OHAL

koşullarını iyileştirmeye yönelik hü-

kümlerini AB standartlarına uyum

açısından olumlu buluyoruz.”

Resmi Gazete’de yayımlandığı şek-

liyle son KHK’lar, OHAL uygulamasına

ilişkin şu değişiklikleri öngörüyor:

- Gözaltı süresinin 30 günden, yaka-

lama anından itibaren 7 güne indi-

rilmesi; savcı, kararıyla bu sürenin,

delilleri toplanmasındaki güçlük

veya şüpheli sayısının çokluğu hal-

lerinde 7 gün daha uzatılabilmesi;

- Terörle Mücadele Kanunu’na giren

suçlarda gözaltındaki şüphelinin

savcı kararıyla, müdafii ile görüş-

me hakkını 5 gün süreyle kısıtlayan

hükmün kaldırılması;

- OHAL KHK’larının öngördüğü uy-

gulamalara ilişkin itirazların Ola-

ğanüstü Hal İşlemleri İnceleme Ko-

misyonuna taşınabilmesi.

“Avrupa Konseyinin

Türkiye’yi denetim sürecine

almaması memnuniyet verici”

İKV Başkanı Zeytinoğlu konuya iliş-

kin yaptığı açıklamada, Türkiye’deki

OHAL sürecinin Avrupa tarafından da

yakından takip edildiğini belirtti. Türki-

ye’deki demokratik kurumların işleyi-

şinin 23 Ocak tarihinde Avrupa Konseyi

Parlamenterler Meclisi (AKPM) tarafın-

dan da gündeme alındığını hatırlatan

İKV Başkanı Zeytinoğlu, açıklamasını

şöyle sürdürdü:

“AKPM tarafından, konunun acil

gündemmaddesi olarak tartışılmasına

yönelik teklif, AKPM Genel Kurulun-

da 3’te 2 çoğunluğun sağlanamama-

sı sebebiyle reddedildi. Bu, şüphesiz

Türkiye için olumlu bir gelişmedir.

Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin

garanti altına alınması noktasında AB

kurumlarının ve Türkiye’nin parçası

olduğu diğer uluslararası işbirlikleri-

nin uyarılarının dikkate alınmasının,

Türkiye’nin gelişmişlik düzeyi, yatırım

yapılabilir bir ülke olarak konumu ve

Türk vatandaşlarının refahı açısından

da kritik önem taşıdığını görüyoruz. Bu

açıdan Avrupa Komisyonu tarafından

9 Kasım’da yayımlanan 2016 İlerleme

Raporu’nda OHAL uygulamalarına iliş-

kin geniş yer bulan değerlendirmeler

dikkate alınmalı.”

“Sağlıklı bir Gümrük Birliği

modernizasyon süreci için

Kopenhag Kriterleri önemli”

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu 23

Ocak tarihinde kabul edilen KHK’ların,

Avrupa’nın uyarılarının karşılanmasına

yönelik olumlu gelişmeler olduğunu

ifade etti ve ekledi:

“AB’nin, dünya tarihinin en başarılı

ekonomik entegrasyon projesi olması

aslında temel hak ve özgürlükler ile

iyi yönetişime verdiği öneme daya-

nıyor. Ekonomi Bakanlığı verilerine

göre 2016 yılı Ocak-Kasımdöneminde

Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı

yatırımın yüzde 54’ü AB ülkelerinden

gerçekleşti. Türkiye’ye en fazla oranda

yatırımı yapabilecek gelişmişlik düze-

yindeki 3 AB ülkesi Almanya, Hollan-

da ve Birleşik Krallık’ın aynı zamanda

2016 Hukukun Üstünlüğü Endeksin-

de 113 ülke arasında ilk 10’da yer

alması rastlantı değil. Dünyanın en

gelişmiş 20 ekonomisi kabul edilen

G20’nin üyesi olan Türkiye’de ulusla-

rarası yatırımların artması, iş yapma

ortamının iyileşmesi ve sağlıklı bir

Gümrük Birliği modernizasyon mü-

zakere sürecinin gerçekleşmesi için

Kopenhag kriterlerine uyumda büyük

önem taşıyor.”