Table of Contents Table of Contents
Previous Page  55 / 84 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 55 / 84 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

53

olması bekleniyor. Raporda ayrıca geçen

yılın raporundan bu yana, büyümenin

gerilemesine yol açabilecek etkenlerin,

dış faktörlerin etkisiyle artığına dikkat

çekiliyor. Riskler daha belirgin hale ge-

lirken Çin’in ve diğer yükselen ekono-

milerin daha düşük oranda büyümesi,

düşük küresel ticaret, jeopolitik ve siyasi

politikalara ilişkin belirsizlikler gibi yeni

birtakım zorlukların ortaya çıkması bek-

leniyor.

Yükselen Ekonomilere İlişkin

Büyüme Beklentileri Geriledi

Hızı yavaşlayan dünya ekonomi-

sinde 2015 yılının ekonomik büyüme

oranı, 2009’dan bu yana kaydedilen en

düşük seviyesine indi. AB dışı küresel

büyüme ise sadece yüzde 3,2 oranında

gerçekleşti. AB’de ekonomik iyileşme

derinleşmezken, AB ekonomisi, çeşitli

risklere karşı duyarlı yapısını koruyor.

Dünyanın önde gelen gelişmiş ülkeleri

sürekli bir toparlanma eğiliminde iken

başta Çin olmak üzere birçok yükse-

len ekonomiler çeşitli zorluklarla karşı

karşıya yaşıyor. Örneğin Çin’de, GSYİH

artışında kademeli olarak azalmaya ve

büyümenin tüketim tarafından yönlen-

dirildiği bir büyüme modeline doğru

eğilim görülüyor. Ülkenin ihracatındaki

azalma, başta yükselen ve gelişmekte

olan diğer ülkeler olmak üzere dünya

ticaret büyümesini de önemli oranda et-

kiliyor. Çin ekonomisine ilişkin endişeler,

küresel finansal piyasalarda geçtiğimiz

yıl 2 kez hızlı dalgalanmaya yol açtı. Di-

ğer yükselen ekonomiler ise, ABD’de

faiz oranlarındaki artış ve doların değer

kazanmasından dolayı finansal kırılgan-

lıklar, yapısal zayıflıklar, jeopolitik ger-

ginlikler, emtia fiyatlarında hızlı düşüş

gibi çeşitli faktörlerin değişen oranlarda

etkisi altında bulunuyor.

AB Ekonomisi AB Dışı

Risklerle Karşı Karşıya

AB ekonomisini ve küresel finansal

piyasaları etkileme riski olan faktörler,

çok geniş ve çeşitli yapıda bulunuyor.

AB içinde olumlu koşullar artarken, öte

yandan gündemdeki çeşitli politikalarla

ilgili sorunların olumsuz etkilerinin gün-

deme gelme riski de artış göstermekte.

Bunların başında, Schengen sistemi-

ne baskı yapabilecek göç ve güvenlik

tehditlerine yönelik politika tedbirleri

ve AB’nin ihtiyaç duyduğu reformların

uygulanmasının sağlanmasına ilişkin

oluşan soru işaretleri geliyor.

AB içi ve dışı talepteki belirsizlik de

AB’de ekonomik toparlanma ve büyü-

menin artmasını sağlayacak olan yatı-

rımları olumsuz etkilemekte. Dış orta-

mın elverişsiz olması, iç talebin daha

fazla oranda büyümeye katkı sağlaması

gereğini ortaya koyuyor. Ancak ekono-

minin önündeki en büyük iç ve dış en-

gel olarak siyasi engeller ağırlığını gös-

termekte. Bu tablo karşısında mevcut

ekonomik sorunların çözümünde ortak

eylemlerin gerçekleştirilmesinin önemi

bir kez daha ortaya çıkıyor. Bunun için

de söz konusu eylemlere yönelik ka-

rarların alınması ve hızla uygulanması

önem taşıyor.

AB’nin ekonomik verilerine bakıl-

dığında enerji fiyatlarındaki düşüşün,

hane halkının reel gelirini ve tüketimini

artırması beklenirken, kamu tüketimi-

nin, Avrupa’ya yönlenen mülteci akını

nedeniyle artığı kaydediliyor. AB’de bu

yıl mali politikanın ekonomik toparlan-

mayı desteklemesi beklenirken, parasal

koşulların da oldukça elverişli olacağı

tahmin ediliyor. Ancak bu olumlu fak-

törlere rağmen ekonomik büyümede

fazla artış beklenmiyor. GSYİH’de geçen

yıl Avro Alanı’nda kaydedilen yüzde 1,6

büyüme oranının bu yıl sadece yüzde

1,7’ye yükselmesi öngörülüyor. 2017

yılında ise büyümenin yatırımlardaki

hızlı artış beklentisinin etkisiyle yüzde

1,9’a yükseleceği tahmin ediliyor.

AB’nin ekonomik büyüme tahmini

bu yıl yüzde 1,9 ile sabit kalırken, gele-

cek yıl yüzde 2’ye yükselmesi bekleniyor.

Gelişen işgücü piyasaları ve reel kulla-

nılabilir gelirin artmasıyla birlikte özel

tüketimin bu yıl ve gelecek yıl büyüme-

A

vrupa Komisyonu’nun 2016 Kış

Dönemi Ekonomik Tahmin Ra-

poru’na göre, 2016’da dünyanın

önemli bölgeleri çeşitli sorunlarla mü-

cadele ederken AB’de ekonomik topar-

lanma, süre açısından ve dünyanın di-

ğer gelişmiş ülkeleriyle kıyaslandığında

yavaş fakat sürekli bir şekilde devam

ediyor. Düşük petrol fiyatları, olumlu

finansman koşulları ve avronun düşük

döviz kuru gibi büyümeye etki eden

faktörlerin, daha fazla güçlenmesi ve

tahmin edilenden daha uzun süre etkili