İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Ocak 2019

72 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ sınav verdi sayılır. AB’nin bebeği Or- tak Para kurtuldu; ekonomiler tekrar bü- yümeye geçti ve Euro Bölgesi’nde eko- nomik ve mali koordinasyonu artıracak araçlar geliştirildi. Tambu kriz geçti denirken 2015 yılın- da bu defa da göçmen krizi başladı. Ortak kuralların yetersizliği, var olanların da iyi uygulanmaması ya da tutarsız uygulama- lar nedeniyle AB göçmenler konusunda aynı başarıyı gösteremedi, Gerçi Türkiye sayesinde göçmen sayısı daha düşük se- viyede tutulabildi ve krizin etkileri sınırlı kaldı ama etki eşit dağılmadı. Bazı ülkeler diğerlerinden daha kötü etkilendi. Bu du- rumun iki etkisi oldu. Birincisi, yükselen popülizm ve aşırı akımlara güçlü bir da- yanak yarattı. Göçmen akımında 2015’e dönme korkusu seçmenin oy verme dav- ranışını nasıl etkiliyor? Mayıs ayında (ve çok ötesinde de) göreceğiz. Göçmen krizinin yarattığı ikinci ve daha olumlu etki ise AB’de, göçün başlıca kaynağı olan Orta Doğu’daki anlaşmazlık- lar/çatışmalar ve Afrika’daki demografik ve ekonomik sorunlara yönelik farkın- dalığın artmış olması. Bu artışın AB’nin bölge politikalarına uzun vadede olumlu yansımaları olacağını umuyoruz. Bu iki krizinetkileri tamgeçmedenüs- tüne bir de İngiltere’nin çıkışı geldi. Daha önce yaşanmış böyle bir deneyimleri ol- madığı için taraflar zorlanıyor. Brexit’in uzun vadeli sonuçlarını ise ileride göre- ceğiz. Bakalım süreç üye ülkeleri çıkışa mı özendirecek yoksa tüm şikayetlere rağmen içeride kalmaya mı? AB’nin çözüm bulması gereken me- seleler bunlarla da sınırlı değil. Şu an için kriz diyemeyeceğimiz ama krize dönüş- me potansiyeli taşıyan konuları şöyle sı- ralayabiliriz: Ana akım partilerin sürekli güç kay- bediyor olması: Siyaset sahnesi Avrupa’nın alışık olmadığı derecede parçalanmış ve kutuplaşmış bir hale dönüşüyor. Birçok ülkede hükümet kurmak zor, uzun ve sancılı süreçlere dönüşüyor. Ekonomilerin büyüme hızları düşüyor. Vatandaşların şikayetleri kitlelerin sokağa dökülme noktasına yaklaşıyor. Siyasetin tepkileri karışık: Bazı ülke- lerde AB bürokrasisi suçlu ilan ediliyor • • (İtalya). Bazılarında ise siyasetçiler halkın tepkisine karşı çözüm olarak AB kurumlarının güçlendirilmesini gösterebiliyor (Macron, Fransa). Aslın- da Macron’un başkan seçilmesi 2017 yılında AB çapında ciddi bir umut ya- ratmıştı ama umutlar sadece bir yılda, 2018’de yerini belirsizliğe terk etti. Bakalım 2019 AB siyaset sahnesine ne getirecek? Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere’de siyasi belirsizlik artar, kendilerini “liberal olmayan demok- rat” olarak adlandıran Victor Orban (Macaristan) gibi siyasi figürlere sah- nede yer açılırken politik eliti çok can acıtacak (ama bir o kadar da gerekli) yapısal reformlara ikna etmek müm- kün olabilecek mi? Üstelik dış dünyadaki durum da hiç yardımcı olacak gibi değil. ABD– Çin ti- cari savaşları yükselme eğiliminde. En az onun kadar yıkıcı olacak Transat- lantik ticaret savaşları kapıda (ABD, Avrupa otomobillerini, AB ise ABD kö- kenli teknoloji devlerini tehdit olarak algılıyor). Sadece Orta Doğu’da değil, Avrupa’nın tam sınırlarında (Ukrayna) sıcak savaş tehlikesi var. Teknolojinin yarattığı tehditlerden bahsetmiyorum bile. Seçmenler ve siyasetçiler yeni teknolojilerin getire- ceklerini tam olarak algılayamazken, nerede kaldı onların potansiyelini tam olarak ve insanlığın iyiliği için kullan- maya yarayacak yasal düzenlemeleri yapmak? İşte 2019 yılında ve daha ötesinde bizi bekleyenler; çözüm bulunması gereken sorunlar bunlar. Bakalım bizi yönetmeleri için seçtiklerimiz bu sorunların yarattığı paradigma değişikliğine uyum sağlama- mızı sağlayacak değişimi yönetebilecek- ler mi? Önümüzdeki dönemde cevabını en fazla merak ettiğim soru bu. Son olarak, bu sorular, bu sorunlar bizi umutsuzluğa değil düşünmeye, çalış- maya itmeli ve de en iyisini ummaya. Her- kese mutlu bir yeni yıl ve huzurlu günler dilerim. • • • • BRÜKSEL’DEN BAKINCA

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=