İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Ocak 2018

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ 75 bu kotaların “halkı ve çevreyi koru- mak üzere” getirildiğini vurguladı. Yapabilsek Yapacağız Bu savunma ister istemez sonun- da insanları gülümseten bir mantık zincirine ve diyaloğa yol açıyor. Hâ- kimle avukat arasında şuna benzer bir diyalog cereyan etti: Hâkim: Peki, AB ülkelerinin araç- ları kirlenme ve tehdit yaratmıyor mu? Avukat: Tabii ki yaratıyor. Hâkim: Peki, onlara neden kota uygulamıyorsunuz? Avukat: AB kuralları gereği uygu- layamıyoruz. (Aslında şunu demek istiyor: Bize kalsa topuna uygulayaca- ğız; ama siz AB olarak devletimizin bu konudaki egemenlik hakkını elinden aldığınız için size uygulayamıyoruz. Ne yapalım, biz de tutabildiğimize uy- guluyoruz.) Avrupa Komisyonu Ne Diyor? Avusturya İdare Mahkemesi ta- rafından ABAD’a sorulan soru şudur (özetle): Avusturya Türk taşımacılara ulusal kurallar çerçevesinde kısıtla- ma getiriyor. Bu kısıtlamalar esasen Türkiye ile üye devletler arasında (ikili anlaşmayla) saptanan oranlar. Acaba bu kısıtlamaların, AB ile Tür- kiye arasındaki düzenlemelere, bil- hassa da malların serbest dolaşımına ilişkin düzenlemelere karşı uygunluk durumu nedir? İki dava arasındaki bariz bir fark- lılık da AB Komisyonunun bu defa verdiği görüşün, Macaristan dava- sında olduğu kadar net bir şekilde Türkiye’nin tezini destekler nitelikte olmayışı... Komisyon bu soruya tam 34 paragraftan oluşan yaklaşık 8 sayfalık bir cevap verdi. Gerçi taşı- macılığın engellenmesinin malların serbest dolaşımını engellediği ilkesi inkâr edilmemekte; ama teknik ve karmaşık bir söylemle mahkemeye manevra alanı bırakılıyor. Oysa Maca- ristan davasında kısa ve net bir cevap verilmişti. Tabii bu durumu sadece “atmosfere” bağlamak da doğru ol- maz. Bu defa engelin yapısı (yani ge- çiş kotası sistemi) ve hukuki bazı da farklı ve karmaşık değerlendirmeleri haklı çıkaracak nitelikte. Bu Macaristan da Nereden Çıktı? Macaristan’ın adeta kendi dava- sından daha ciddiyetle savunma ta- rafında yer alıyor olması da bir başka farklılık. (Kurallar gereği her davada tüm üye ülkelerin isterlerse görüş bildirme hakkı bulunuyor. Bu defa da konu 28 ülkeye iletilmiş sadece Macaristan bir nevi müdahil olarak davaya dâhil olmak istedi.) İlk Celse Nasıl Sonuçlandı? Celse raportörün görüşünü 26 Ni- san 2018’de yazılı olarak sunacağı kararı ile sonuçladı. Bundan başka oturum olmayacak, dava dosya üze- rinden ilerleyecek. Geçen dava ile aynı hızda giderse nihai kararın yıl bitme- den gelmesi mümkün olabilecek. Çıkışta görüştüğümüz uzman- lar, Macaristan davasının daha ilk aşamasında davayı kazanacağımız yönünde bir kanaatin oluştuğunu; ancak bu defa işimizin o kadar kolay olmayacağı düşüncemizi paylaştı. AB hukukçuları “taşımacılık üzerine ge- tirilen kısıtlamaların malların serbest dolaşımını engellemediği” yönündeki bir kararın mahkemenin kendisini inkârı anlamına geleceğini söyledi. Doğrudur; ama AB hukuku siyah ve beyazdan ibaret değil. Avukatlar, salt hukuk çalışsa davanın Türkiye lehine sonuçlanması gerektiğini; ancak siya- setin daha doğrusu yazının başında bahsettiğim “atmosferin” son karar üzerinde ne kadar etkili olacağının şu an belli olmadığını ifade ediyor. Muhtemelen Avusturya’yı belli dü- zeltmeler yapmaya zorlayacak bir ara yol bulacaklar. alternatifi” ise nakliyeyi ve dolayısıyla taşınan ihraç ürününü pahalılaştır- makta, sefer sürelerini uzatmaktadır. Söz konusu kota kısıtlaması Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’ni kuran 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı hükümlerine halel getirmek- tedir. Avusturya bir transit ülkesi ol- duğu için sadece bizim değil tüm ül- kelerin geçişlerine karşı uzun yıllar- dır ciddi bir hassasiyet barındırıyor; özellikle kamuoyunun. Bu da hem Avusturya’nın davaya verdiği önemi artırırken hem de siyasetin davayla daha fazla ilgilenmesine yol açıyor. Zaten Avusturya devleti adına duruş- maya katılan avukat da savunmasını 

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=