Background Image
Previous Page  19 / 124 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 19 / 124 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

17

mik bloğa dönüştürmesi muhtemeldir.

Türkiye’nin bu bloğun dışında kalması

düşünülemeyeceğine göre, AB’ye tam

üyelik müzakere sürecine çok daha fazla

önem verilmeli ve süreci hızlandırmak

için yoğun çaba sarf edilmelidir.

AB, ekonomisi gelişmiş üçüncü ül-

kelerle STA imzaladıkça, Gümrük Bir-

liği’nin diğer Birlik üyelerine kıyasla

ekonomimiz üzerinde yarattığı deza-

vantajlar da ortaya çıkmaktadır. Tür-

kiye, Gümrük Birliği nedeniyle AB’nin

STA imzaladığı ülkelere, AB ülkelerine

sağladığı muafiyetleri ve ayrıcalıkları

tanımak durumundadır; ancak STA’ya

taraf üçüncü ülkeler Türkiye’ye aynı

ayrıcalıkları tanımak zorunda değil-

dir. Yani AB ile STA imzalayan ülke-

lerle Türkiye dış ticaretinde, Türkiye

aleyhine bir dengesizlik oluşmaktadır.

Üstelik Türkiye’nin bu ülkeleri aynı

şartlarla STA imzalamaya zorlama im-

kânı da mevcut değildir. AB’nin diğer

ülkelerle STA müzakerelerini hayata

geçirirken ve üyelerinin ekonomile-

rini ve menfaatlerini göz önünde bu-

lundururken, Türkiye’nin talepleri ve

çıkarları göz ardı edilmektedir. Diğer

taraftan, konuya TTYO müzakereleri

penceresinden bakıldığında, ABD ve

AB ile Türkiye dış ticaret dengesinin

bu anlaşma nedeniyle daha negatif bir

yönde gelişeceği şüphesizdir. Bu yüz-

den Gümrük Birliği’ni STA’lar yönün-

den tekrar gözden geçirmemiz ve ge-

reken revizyonları yapmak için yoğun

çaba sarf etmemiz gerekmektedir. Bu

noktada nihai hedef olan tam üyelik

hedefine odaklanmalı, müzakere süre-

cini hızla tamamlamanın, yaşanan so-

runlar için en köklü çözüm olduğunu

da unutmamalıyız.

Türkiye, AB’ye tam üyelik müzakere

sürecinde doğru bir istikamette ilerle-

mektedir. Nitekim, geride bıraktığımız

müzakere sürecine bakarak, gelişmele-

rin ülkemiz lehine olduğunu rahatlıkla

ifade edebiliriz. TTYO çerçevesinde AB

hedefimize eklenen yeni ve kapsamlı bo-

yut, süreci çok daha önemli ve öncelikli

kılmaktadır. Türkiye, dünyanın en büyük

ekonomik bloğuyla entegrasyonun eşi-

ğindedir. Bu noktada, zaman kaybetme

lüksümüz yoktur. Nitekim, az önce bah-

sedildiği üzere süreç, avantajları ötele-

mekten daha ileri bir boyuta geçmiş ve

Türkiye’yi dezavantaj yaratma riskiyle

karşı karşıya bırakmıştır. Bu bakımdan,

Türkiye’nin AB ile müzakere süreci, ge-

rek Gümrük Birliği’nin revizyonu bakı-

mından gerekse sürecin hızlandırılması

bakımından gündemin ilk maddesine

taşınmalı ve birincil öncelikle ele alın-

malıdır.

Süreç, sivil toplum örgütleri, iş dün-

yası, medya, kanaat önderleri ve toplu-

mun tüm kesimlerince sahiplenilmeli;

bürokrasi ve hükümetten beklenti düze-

yinde bırakılmamalıdır. İş dünyası ola-

rak bizler mensubu bulunduğumuz mes-

lek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları

kanalıyla bu süreçte geçmişten bu güne

daima aktif rol aldık. Bundan sonra da

Türkiye’yi müreffeh kılacağına inandığı-

mız bu hedefin gerçekleşmesi için tüm

gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Bu yıl kuruluşunun 50’nci yılını kut-

layan ve geçmişi TürkiyeȂAB ilişkileri

kadar eski olan İKV, farkındalık çalışma-

ları ve sürece yaptığı önemli katkılarla

Türkiye’de bu amaçla kurulmuş tüm

sivil toplum örgütlerine rehber ve ör-

nek olmaktadır. Bu bakımdan, İKV’yi bu

önemli misyonu ve motivasyonu nede-

niyle kutluyor; AB tam üyelik müzakere

sürecimizin hızla ve başarıyla sonuçlan-

dırılmasını diliyorum