İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
118
BRÜKSEL’DEN BAKINCA
süreci buzdolabında dinlendirilirken,
bu konular ateşin üzerinde olacak ve
hep sıcak tutulacaktır. Çünkü hayatın
gerçekleri bunu gerektirmektedir.
AB Üyeliğinin
Alternatifi Nedir?
Yukarıda bahsettiğim toplantılar-
da çoğu zaman Türkiye’nin demok-
ratikleşme konusundaki çabalarının
yavaşlığından ve eksikliklerinden
bahsediliyor ve söz dönüp dolaşıp,
mutlaka Türkiye tam üye olamazsa ne
olur noktasına geliyor. Orada da he-
men, tam üyeliğe alternatif olacağı dü-
şünülen bazı ilişki modelleri gündeme
getiriliyor ki nüanslar taşısa da bunla-
rın hepsini “imtiyazlı ortaklık” başlığı
altında toplamak pek yanlış olmaz.
AB’li dostlarımız, içeriğini açıklamak-
ta güçlük çekseler de, bu tür model-
leri dile getirmekte pek cömert dav-
yabilir. Gerçi bu açılış sürecin buzdo-
labından çıktığı anlamına gelmez ama
sürecin nefes almayı sürdürdüğünün
bir göstergesi olur. Bizim de bundan
sevinç(Ǩ) duymamız beklenir.
Ayrıca, üzerinde çalışılabilecek,
buzdolabının dışında kalan önemli
konular da var. Özellikle şu dört alan-
da, belki de müzakere sürecindekin-
den daha yoğun bir işbirliği üzerinde
yoğunlaşılması gerekir/beklenmeli-
dir: Türk vatandaşları için AB ülke-
lerine vizesiz girişi öngören sürecin
devam ettirilmesi; Gümrük Birliği’nin
revizyonu (modernleştirilmesi, geniş-
letilmesi); dış politika ve teröre karşı
işbirliği ve nihayet enerji. Bu alanlar-
da geliştirilecek samimi ve yoğun iş-
birliği, güven sorununun aşılmasına
da katkıda bulunacaktır. Önümüzdeki
dönemde tüm bu alanlarda ciddi bir
ilerleme bekleyebiliriz. Tam üyelik




