65
mayacak kadar fazla olduğu görülüyor ve bunların çoğunlu-
ğunu da yabancı yatırımcılar oluşturuyor. Örneğin Birleşmiş
Milletler Dünya Yatırım Raporu’nun (
World Investment Re-
port
) 2006 verilerine göre
8
Lüksemburg, 2003 yılında yaban-
cı yatırım çeken ülkeler arasında dünya lideriydi. Dolayısıyla
AB ülkelerinden gelen sermaye sahibi yatırımcıların ülkeye
çekilmesinin oldukça önem arz ettiği görülüyor.
TÜRKİYE-LÜKSEMBURG İLİŞKİLERİ
Türkiye-Lüksemburg ilişkilerini iki başlıkta toplamak
mümkün: Diplomatik ilişkiler ve ikili ticari ilişkiler.
Diplomatik ilişkiler ekseninde
Türkiye ve Lük-
semburg arasındaki ilişkiler, 1987 yılında ülkedeki Türk
Büyükelçiliği’nin açılması ve ardından 2002 yılında faaliyet-
lerine başlamasıyla önem kazandı. Bu süreçte, 2011 yılında
Ankara Lüksemburg Büyükelçiliği’nin açılmasıyla ilişkilerin
daha da ivme kazandığını belirtmek gerekir
9
. AB yanlısı hü-
kümet bazında ilişkilerin uzantısının olumlu olduğu görülür-
ken, 2009 seçimlerinde oyların yüzde 38’ini alarak başa ge-
len Jean-Claude Juncker (
Hristiyan Sosyal Halk Partisi, CSV
)
önderliğindeki hükümet, Türkiye’nin AB üyeliğini destekle-
diğini beyan ediyor. Juncker, Türkiye’ye en son ziyaretini 29
Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirdi ve diplomatik ilişkile-
rin seyrine paralel söylemlerin, bu ziyaretinde de tekrarladı.
19 Kasım 2012 tarihinde ise Lüksemburg Temsilci-
ler Meclisi Başkanı Laurent Mosar ve beraberindeki heyet
Çankaya Köşkü’ne gelerek
10
, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
ile resmi temaslarda bulunmuştu. Özellikle, Lüksemburg’un
Türkiye’nin AB üyeliğine verdiği desteğin yinelendiği bu ziya-
rette Mosar, üyelik sürecini her zaman desteklediklerini vur-
gulamış ve sıklaşan üst düzey ziyaretlerin de ikili iş birliğinin
ulaştığı seviyenin somut bir göstergesi olduğunu söylemişti.
Ticari ilişkiler ekseninde
ise Başbakan Juncker’ın en son
yaptığı Türkiye ziyaretinde, yaratılacak ortak çalışma zemin-
lerinin ve iş modellerinin geliştirilmesine devam edilmesi
benimsenmişti. Gelişen bir pazar konumundaki Türkiye’nin
Lüksemburg ile ticari ilişkilerini engelleyen tek sorun belki
de vize sorunu olarak gözüküyor. Ancak Lüksemburglu yet-
kililerden gelen açıklamalar, özellikle vize konusunun en-
gel teşkil etmediği, aksine Lüksemburg’un teşvik edici ve ko-
lay iş kurma prosedürleri, işverenlere ve çalışmak isteyenlere
fırsatlar sunduğu yönünde seyrediyor ve bunda da yukarıda
saydığımız düşük vergilendirme sistemi ve kamu dairelerin-
deki bürokrasi azlığı temel unsur olarak gösteriliyor.
9
T.C. Dışişleri Bakanlığı
Lüksemburg-Türkiye İlişkileri
Bilgi Notu
10
T.C. Cumhurbaşkanlığı’nda
yapılan resmi görüşmeye,
/
haberler/170/84453/luksemburg-
temsilciler-meclisi-baskani-
cankaya-koskunde.html İnternet
adresinden ulaşılabilir.
* Detaylı bilgi için:
** Lüksemburg Büyük Dükalığı Hakkında Bilmeye Değer Her Şey, Lüksemburg Hükümeti Basın ve Yayın Bölümü, Eylül 2012,
s.20,
Eski Yugoslavya’nın yıkım kalıntılarından arta kalan göçmen sayısının oldukça fazla olduğu biliniyor.
Nitekim 1990’ların ortasında Lüksemburg’a göç edenler içinde mültecilerin sayısı da binlerle ifade
ediliyor. Ülkedeki göçmenlik yasasına bakıldığında ise şu tabloyla karşılaşıyoruz: Genel olarak, tüm
yabancılara yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkı verilmiş durumda. Sadece“okullarda göçmen
ailelerin çocuklarının çalışmalara uyum sağlaması”* hâlâ mevcut sorunlar arasında gösteriliyor. Ülke-
de nüfusun hemen hemen yarısı Lüksemburglu olmayanlardan oluşurken, rakamlar, Lüksemburg’daki
229 bin 900 kişinin yabancı olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca ülkede 160’dan fazla ulusa ait insan ya-
şadığı da bildiriliyor**.
Göçmen Sorununa Kısa Bir Bakış