2012 yılı geride kaldı. Suriye krizi, artan terör olayları,
yeni eğitim sistemi, davalar, Anayasa tartışmaları ve
birçoğu geçen yılın muhasebesine eklendi…Türkiye,
2013’e hızlı bir giriş yaptı: Geçen yıldan miras kalan tartışmalara, duraksama
olmadan devam edildi. Hiç şüphesiz yılın ilk polemiği, ODTÜ’lü öğrencilerdi. Aralık
ayının sonunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ODTÜ’ye gitmesi üzerine
düzenlenen gösterilere polisin sert müdahalesiyle başlayan polemik, yeni yılın ilk
haftalarında da çok tartışıldı. Eylemler sadece Ankara ile sınırlı kalmadı; Türkiye’de
farklı üniversite kampüslerinden polis şiddetine karşı tepki sesleri yükseldi.
Türkiye ODTÜ’ye kilitlenmişken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı
bir canlı yayında MİT’in koordinasyonunda PKK terör örgütü lideri ile İmralı’da
görüşmeler yapıldığını açıklaması, gündeme bomba gibi düştü. “
Siyasetçi olarak
görüşmenin içinde olmadık
” diyen Başbakan Erdoğan’a, ana muhalefet partisi lideri
Kılıçdaroğlu destek verirken, görüşmelere tepki duyanlar da seslerini yükseltti.
“İkinci Kürt Açılımı” olarak da ifade edilen İmralı görüşmelerinin tartışmaları
sürerken, Ocak ayı ortasında, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen silahlı bir
saldırıda, aralarında terör örgütü PKK’nın kurucularından birinin de bulunduğu
üç kişinin öldürülmesi, hem Türkiye hem de Avrupa basınında geniş yankı buldu.
Paris’teki saldırının, Türkiye’de terör örgütü lideri ile İmralı’da resmi kanallardan
görüşmelere başlandığı bir döneme rastlıyor olması ise kafaları karıştırdı.
Görüldüğü üzere Türkiye, 2013 yılına da hızlı bir giriş yaptı. Bu yoğun
gündem içerisinde Türkiye-AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşanan en
önemli gelişme ise AB Dönem Başkanlığı görevini İrlanda’nın devralmasıydı.
Böylelikle Türkiye, 2012 yılının ikinci yarısında askıya aldığı AB Konsey Başkanlığı
ile ilişkilerine yeniden başlamış oldu. Yine 2013’ün ilk günlerinde AB Bakanlığı
tarafından yayımlanan ve “
Türkiye Tarafından Hazırlanan 2012 Yılı İlerleme Raporu
” ise bu yıl
Türkiye-AB ilişkilerinin çok ilginç gelişmeleri bizlere sunacağının habercisi gibiydi.
Bu ayki dergimizde, bir önceki sayımızda başladığımız “
İKV Kurucu ve Mütevelli
Kurumlarının 2013’den Beklentileri
” yazı dizimize, Oda ve Borsa Başkanlarımızla devam
ediyoruz. Yönetim Kurulu Üyelerimizin değerlendirmelerinde olduğu gibi,
Türkiye ekonomisinin kalbi oda ve borsalarımızın değerli yöneticileri de Türkiye-
AB ilişkilerine yönelik 2012 yılı değerlendirmelerinde, teknik süreçte yaşanan
sıkıntılardan şikâyetçi. 2006 yılından beri sancılı bir döneme giren Türkiye’nin
AB müzakere sürecinde ilerleme kaydedilmemesi, müzakereye açılan fasılların
ekonomi ve sektörler üzerindeki etkileri, açılması muhtemel fasılların olası etkileri,
Gümrük Birliği’nin işleyişi ve başta iş insanları olmak üzere Türk vatandaşlarının
AB üyesi devletlerdeki vize sorunu gibi konularsa, Oda ve Borsa Başkanlarımızın
2013 yılına yönelik değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklar... Bu vesileyle, değerli
katkılarından ötürü, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
C. Tanıl
Küçük
’e, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
Dr. Murat Yalçıntaş
’a,
Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
Savaş M. Özaydemir
’e, Antalya
Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
Çetin Osman Budak
’a, İzmir
Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
Işınsu Kestelli
’ye, Rize Ticaret Borsası
Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
Mehmet Erdoğan
’a ve İstanbul Ticaret Borsası Yönetim
Kurulu Başkanı Sayın
Atilla Sümer
’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Az önce belirttiğimiz üzere 2013 yılı, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde yeni
umutların olduğu bir yıl olacak. AB Dönem Başkanlığı’nı GKRY’den devralan