13
bir Batı Balkan ülkesinin gerçekleştirdiği ilerlemeyi vakit kay-
betmeden değerlendirmiştir. Komisyon tarafından yakından
takip edilen süreç, AB Konseyi’ne ve Avrupa Parlamentosu’na
düzenli olarak rapor edilmiş, böylelikle ilgili tüm tarafların
zamanında ve eksiksiz bir şekilde süreç hakkında bilgi edin-
meleri sağlanmıştır. Hiç şüphesiz ki sürecin bu denli bütüncül
yürütülmesi, beş Batı Balkan ülkesinin vatandaşlarına kısa
sürede vize serbestliği sağlanması kararında etkili olmuş-
tur. Başka bir deyişle, AB tarafından Batı Balkanlarda uygu-
lanan strateji“başarı”ile neticelenmiştir. Strateji istenilen so-
nuçları doğurmuş ve vize kolaylaştırma ile geri kabul pake-
tinde öngörülen AB komşuluk politikasının gücü, açıkça or-
taya konulmuştur.
BATI BALKANLARDAN
DİĞER COĞRAFYALARA
Hiç şüphesiz AB, beş Batı Balkan ülkesi için kısa sürede
neticelendirdiği sürecin benzerini, takip eden yıllarda kom-
şu diğer coğrafyalara da uygulamak istemiştir. 2003 yılın-
da Avrupa Komşuluk Politikasının (
European Neighbourho-
od Policy
) başlatılmasının ardından AB, Doğu Ortaklığı (
Eas-
tern Partnership
) adıyla Avrupa’nın doğu sınırlarına komşu
ülkelerle de yakın iş birliği içerisine girmiştir. Doğu Ortaklı-
ğı kapsamında ilgili stratejiyi hazırlayan Avrupa Komisyonu,
bu program dâhilindeki Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rus-
ya, Gürcistan, Moldova ve Ukrayna ile imzaladığı ikili anlaş-
malarda, vize kolaylığı ve geri kabul anlaşmaları müzakere-
lerine başlamıştır. Bu ülkeler ile ortaklaşa yürütülen program
dâhilindeki vize kolaylığı ve geri kabul anlaşmalarının nihai
hedefi, vize serbestliği olarak belirlenmiştir. AB ayrıca, 2007
yılından bu yana Rusya ile uzun bir süredir de Türkiye ile vize
serbestliği konusunda müzakereleri sürdürmektedir.
Böylelikle 4,5milyon km² alana sahip 500milyonluk AB,
vize serbestliği sürecinde 312 milyon nüfuslu ve 18,5 milyon
km² alan kaplayan bir bölge ile müzakere etmektedir. Başka
bir deyişle AB’nin vize serbestliği stratejisi, kendi yüzölçümü-
nün dört katı büyüklüğünde; nüfusunun ise yarısından fazla
bir coğrafyayı kapsamaktadır (
Bkz. Şekil 1
).
AB’NİN ÜÇÜNCÜ ÜLKE
VATANDAŞLARINA YÖNELİK
VİZE UYGULAMALARININ KÖKENLERİ
AB’nin üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik vize uygula-
maları, ilk defa 1992 yılında imzalanan Maastricht Antlaş-
ması ile Avrupa’nın gündemine gelmiştir. Söz konusu Ant-
laşma, Birliğin dış sınırlarından geçerken vizeye sahip olması
gereken ülke vatandaşlarını açık bir şekilde belirlemekte ve
sahip olunması gereken vizelerde ortak bir standardın oluş-
turulmasını sağlamaktadır (Madde 119)
1
. 1997 tarihli Ams-
terdam Antlaşması ise vize uygulamalarını, Birlik çerçeve-
sinde çok daha farklı bir konuma getirmekte, AB’nin ortak
vize politikasının temelini atmaktadır
2
. “
Vize, Sığınma, Göç
ve Kişilerin Serbest Dolaşımına İlişkin Diğer Politikalar
” isim-
li IV. Başlık altında, daha önce Avrupa Topluluğu’nu Kuran
Antlaşma’nın (Roma Antlaşması) 3. Sütunu altında yer alan
“
Adalet ve İçişlerinde İş Birliği
” başlığına ait olan hükümler,
Birliğin yasal çerçevesine dâhil edilmiştir. Ayrıca Amsterdam
Antlaşmasına Ek Protokol ile
Schengen
Müktesebatı da, AB
yasal çerçevesine alınmıştır.
Roma Antlaşması’nın IV. Başlığı altında 62. Madde
(62/1), Konsey’e Amsterdam Antlaşması’nın yürürlüğe gir-
mesinden sonraki beş yıl içinde, 14. Maddeye uygun olarak,
Birlik vatandaşları veya üçüncü ülke vatandaşları kişiler üze-
rinde herhangi bir kontrol olmaksızın iç sınırları geçmenin
Şekil 1
1
Maastricht Antlaşması, Madde:
119,
eu/en/treaties/dat/11992M/
htm/11992M.html
2
Amsterdam Antlaşması, Madde:
79,
eu/en/treaties/dat/11997D/
htm/11997D.html