Previous Page  75 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 75 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

73

güneş ve ardından kömür izliyor (Bkz.

Tablo 2)

4

.

AB-Çin İkilisi Uzak

Bir İhtimal Değil

Türkiye’nin imzaladığı ancak henüz

onaylamadığı Paris Anlaşması, ülkeler

üzerinde yaptırımı olmayan bir metin

olsa da, düşük karbon ekonomisinin ve

küresel iklimdeğişikliği ile mücadelenin

bel kemiğini oluşturuyor. Hâlihazırda

197 ülkeden 147’sinin onayladığı ve

aralık ayından itibaren yürürlükte olan

anlaşma, küresel çapta ileriye dönük

atılmış önemli bir adım olarak “varlığı-

nı” sürdürüyor.

AB’nin uluslararası iklim değişikli-

ği müzakere sürecindeki etkisiz rolü,

özellikle 21’nci İklim Zirvesi (COP21)

öncesine kadar tartışılan ve eleştirilen

bir konuydu. Bununla birlikte, Paris An-

laşması’nın müzakere sürecinde, alışık

olmadığımız ve nispeten daha ılımlı bir

ABD yaklaşımını izledik. Hatta anlaşma-

nın şekillenmesinde de ABD’nin etkisi,

AB’ninkine kıyasla daha fazla hissedilir

boyuttaydı. Ancak Trump’ın Başkan se-

çilmesiyle beraber kısa süreli liderlik

koltuğu, ABD açısından sallanmaya baş-

ladı. Bu noktada, AB’nin küresel lider-

lik arayışında kendi başına mı yoksa

yeni ittifaklar kurarak mı yola devam

edeceği soruları sorulmaya başlandı.

Bu anlamda AB-Çin ikilisinin önümüz-

deki dönemde hiç de uzak bir ihtimal

olmadığını belirtelim. Nitekim Avrupa

Komisyonu’nun İklim Eylemi ve Enerji-

den Sorumlu Üyesi Miguel Arias Cañete

Çin’e resmi ziyaretlerini 2017 başından

itibaren gerçekleştirmeye başlamıştı.

Hatta iki taraf arasında iklim değişik-

liğiyle mücadele konusunda ortak bir

metin imzalanmasının gündeme gelme

ihtimali nedeniyle haziran ayında Brük-

sel’de gerçekleşecek AB-Çin Zirvesi de

takip edilmesi gereken zirvelerden biri.

Türkiye’deki Durum

Linyit kömüründe dünya sıralama-

sında ilk 10 içinde yer alan Türkiye,

EURACOAL üyesi Almanya, Polonya ve

Yunanistan’dan sonra Avrupa’da linyit-

te dördüncü sırada; ithal kömürde ise

Almanya’dan sonra ikinci sırada. Ülke-

miz 2015 yılında 41,8 milyon ton linyit

üretmiş, kömür ithalatında ise 2005

yılından beri verilerini ikiye katlamış

bir ülke konumunda.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açık-

ladığı 17 Nisan 2017 tarihli son ve-

rilerde, Türkiye’nin toplam sera gazı

emisyonunun bir önceki yıla göre artış

göstererek 475,1 milyon ton CO2 eş-

değeri seviyesine ulaştığı belirtiliyor.

Açıklanan envanter sonuçlarına göre,

1990-2015 yılları arasındaki emisyon

artış oranı bir önceki veriye kıyasla

yüzde 2 artarak yüzde 122’ye yükseldi.

Sektörel dağılımda enerji sektörü yüz-

de 71,6 ile en büyük paya sahip emis-

yon üreticisi konumunda iken, enerjiyi

yüzde 12,8 ile sanayi, yüzde 12,1 ile

tarımsal faaliyetler ve yüzde 3,5 ile atık

takip ediyor. Türkiye’de 2015 yılındaki

kişi başı emisyon oranımız ise 6,07 ton.

Enerji kullanımının kişi başına düşen

miktarı AB’de 3,2 ton iken Türkiye’de

bu miktar 1,7 tonda kalıyor. Son olarak

Türkiye’nin EURELECTRIC üyesi oldu-

ğunu ekleyelim.

1

Uluslararası Enerji Ajansı,“CO2 Emissions From Fosil Combustion-Hi-

ghlights”, 2016.

2

Avrupa Çevre Ajansı,“EU Energy in Figures”, 2016.

3

“EURELECTRIC calls on EU legislators to adpot measures to strengthen

the EU ETS”,

http://www.eurelectric.org/news/2016/eurelectric-cal-

ls-on-eu-legislators-to-adopt-measures-to-strengthen-the-eu-ets/,

24 Kasım 2016, ErişimTarihi: 20 Mayıs 2017.

4

Department of Energy,“The 2017 US Energy and Employment

Report”,

https://energy.gov/downloads/2017-us-energy-and-emp-

loyment-report, Ocak 2017, ErişimTarihi: 20 Mayıs 2017.

Tablo 2: ABD’nin Üretim ve Yakıtlar Sektörlerindeki İstihdam Sayısı

Enerji Sektörü

Çalışan Kişi Sayısı

Güneş

373.807

Rüzgâr

101.738

Jeotermal

5.768

Nükleer

76.771

Kömür

160.119

Doğalgaz

362.118

Petrol

515.518

Kaynak:

“The 2017 US Energy and Employment Report”