Previous Page  31 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 31 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

29

masum bedenleri Bodrum sahillerine

vururdu. Tıpkı 2 Eylül 2015 tarihinde

Bodrum’da sahile vuran Suriyeli 3 yaşın-

daki Aylan bebek gibi.

Referandum sonrasında daha çok

seçmene yönelik açıklamalar yerine ülke

çıkarlarını gözeten bir politika izlenmesi

çok önemlidir. Türkiye ile Batı dünyası

arasındaki ilişkiler zayıflarsa, Türkiye’de

bir eksen kayması olabilir ama bu kayma

hiçbir zaman Şanghay Beşlisi yönünde

olamaz. Eğer olursa Rusya, Ermenistan ve

Çin ile aynı blokta yer alırız ki, bu kabul

edilemez. Ulus devlete geri dönüş, içe ka-

panma, dar milliyetçilik, popülizm, Tür-

kiye dahil hiçbir ülkenin yararına olmaz.

Prof. Dr. Daron Acemoğlu AB ve de

NATO’ya alternatif olarak Şanghay Beş-

lisi’ne üye olmasının Türkiye açısından

olumlu olmadığını şöyle açıklıyor: “Tür-

kiye’nin Batı’yla ilişkisi hiçbir zaman so-

runsuz değildi. Bir adım geri, bir adım ile-

ri gidiyordu. Avrupa’yla yakınlaştığımız

dönemler hep iyi netice verdi.” Türkiye

pireye kızıp yorgan yakmamalıdır.

Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut

Özal’ın 14 Nisan 1987 tarihindeki üyelik

başvurusu sırasında söylediği “Bu uzun ve

meşakkatli bir yoldur. Bizi caydırmak için

çok şey yapacaklar. Ama yılmamalıyız”

görüşü unutulmamalıdır. Türkiye için za-

man zaman “Batıya giden gemide Doğuya

koşan ülke” benzetmesi yapılmıştır ama

bunun doğru olmadığı Türkiye’nin üye

olduğu Avrupalı ekonomik, askeri ve si-

yasi kuruluşlar tarafından ispatlanmıştır.

Başbakan Binali Yıldırım, “Avrupa,

rotasını şaşırmış durumda. Bir yandan

yükselen ırkçılık, bir yandan yabancı düş-

manlığı, özelinde Türk düşmanlığı… Şu an

AB’nin ikircikli tutumundan dolayı Türk

kamuoyunun AB’ye güveni dibe vurmuş

durumda. Önce bunu düzeltmemiz lazım”

derken doğru bir tespitte bulunmuştu.

Avrasya Kamuoyu Araştırmaları Merke-

zi’nin 18-22 Mart 2017 tarihleri arasında

26 il ve ilçelerinde 2032 kişi ile yaptı-

ğı araştırmada Türkiye’nin AB üyeliğini

destekliyor musunuz sorusuna verilen

cevaplar şöyledir: Evet yüzde 42,2, hayır

yüzde 42,9, kararsız 14,9.

Türk kamuoyunda son zamanlar-

da AB’de ortaya çıkan Türkiye karşıtı

söylemler üzerine AB’ye yönelik destek

azalmış, AB üyeliği konusu gündemden

düşmüştür. Avrupa Eğitim ve Bilimsel

Araştırmalar Vakfı, TAVAK’ın, 2016’da

açıkladığı 6’ncı Türk Halkının AB’ye Ba-

kışı Araştırması’na göre Türk halkının

yüzde 64’ü AB’ye üye olacağımıza inan-

mıyor. 2015 yılında bu oran yüzde 48 idi.

Araştırmaya katılanların yüzde 56’sı Tür-

kiye’nin AB’ye ihtiyacı olmadığını belirtir-

ken, üyelik önündeki en büyük sorunu ise

İslamofobi olarak görmektedir.

Türkiye’nin AB üyeliği hedefinden

bir sapma söz konusu değildir. Çünkü,

2001, 2003 ve 2008 yıllarında güncelle-

nerek Bakanlar Kurulu kararıyla Resmi

Gazete’de yayımlanan AB üyeliği hedefi-

ne yönelik Türkiye Ulusal Programı’nın

giriş bölümündeki hedefte bir değişiklik

bulunmuyor. Eski Başbakan Prof. Dr. Ah-

met Davutoğlu’nun 28 Ocak 2015, Eski

AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi

Volkan Bozkır’ın 18Mayıs 2016 tarihinde

“AB bizim için stratejik bir hedeftir” ve

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun

9 Ocak 2017 tarihindeki “Türkiye’nin

olmadığı Avrupa eksiktir” açıklamaları,

AB ile iplerin henüz kopma noktasına

gelmediğini gösteriyor. Ekonomi Bakanı

Nihat Zeybekci’nin 20 Mart 2017 tari-

hindeki açıklamasını da bu kapsamda

değerlendirmek gerekir: “Türkiye’nin

yolculuğu, Avrupalı dostları ile birlikte

medeniyet yolculuğudur.”

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şim-

şek de “AB bizim için önemli bir çıpa, Ba-

tı’dan bir kopuş görmüyorum” tespitinde

bulundu. Başbakan Yardımcısı Nurettin

Canikli de “Avrupa, bizim en büyük ekono-

mik ortaklarımızdan biridir. Bu ticaretten

her iki taraf da çıkar sağlıyor. İki tarafın

menfaatini yükseltecek şekilde ilişkileri-

miz devam edecektir” diye belirtti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-

Claude Juncker, AB’nin Brexit sonrası izle-

yeceği yöne ilişkin muhtemel senaryoları

ortaya koyan Beyaz Kitabı, (

White Paper

on The Future of Europe: Reflections and

Ccenarios for the EU27 by 2025

) 1 Mart

2017’de kamuoyuna açıklamıştı. AB’nin

değişen şartlara uyum sağlaması gerekti-

ği açıklanan Beyaz Kitap’ta, “Önümüzde,

güvenliğimiz, halkımızın refahı ve Avru-

pa’nın giderek çok kutuplu bir dünyada

oynaması için gereken role ilişkin önemli

sınamalar var. 27 üyeli birleşik bir Avru-

pa’nın kendi kaderini şekillendirmesi ve

kendi geleceği için bir vizyon geliştirmesi

gerekiyor” denilmişti.

Türkiye yeni bir yapılanma sürecine

giren AB’de yerini almalı ve yeni bir stra-

teji oluşturmalı. İKV Başkanı Ayhan Zey-

tinoğlu’nun da belirttiği gibi Türkiye’nin

Avrupa norm ve değerleri yönündeki

ilerlemesi, Avrupa’nın istikrarı ve kalkın-

ması için de önemli. Bu açıdan değerlen-

dirildiğinde tam üyelik perspektifinden

sapılmadan, Gümrük Birliği’nin güncel-

lenme sürecine hız verilmeli, müzakere

sürecinde göç, serbest dolaşım, adalet ve

yargı konularını kapsayan 23 ve 24’ncü

başlıklar açılmalı, Güney Kıbrıs Rum Yö-

netimi ve AB Konseyinin başlıkların açıl-

masına koyduğu vetoların kaldırılması

için daha çok çaba gösterilmelidir.

Dost ve kardeş ülke Azerbaycan

Cumhuriyeti’nin kuruluşunun (28 Mayıs

1918) 99’uncu yılını kutlarken, Azer-

baycan Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk

Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resul-

zade’yi rahmetle anar, tüm Azeri Türk-

lerine esenlik ve mutluluklar dilerim.

Bu kapsamda Ankara’da düzenlenen ve

AKEV Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ha-

yati Aktaş’ın da katıldığı bir etkinlikte

Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Öz-

dağ’ın “Azerbaycan ve Türkiye halkının

yükselen bayrakları bir daha inmeyecek

ve sürekli yükselmeye devam edecektir”

ifadesini ben yadırgadım. Çünkü, Türkiye

halkı yerine Türk halkı daha doğru bir

tanımlamadır.

Türk yerine Türkiye ifadesi kabul edi-

lirse şu komik durumlarla karşılaşmamız

kaçınılmazdır: Türkiye Bayrağı, Türkiye

Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Havayolları,

Türkiye Milli Takımı, Türkiye Lirası, CNN

Türkiye, Jön Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türki-

ye Cumhuriyeti, Türkiye Hamamı, Türki-

ye Lokumu, Türkiye Kahvesi vb...