İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
9
KV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu,
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AB
Yetkilileri arasında gerçekleşen
görüşmeler sonrasında Türkiye-AB
ilişkilerini değerlendirdi. 15 Temmuz
sonrasında giderek kötüleşen ve 16 Ni-
san referandumu öncesinde krize giren
ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde
önemli bir adım atıldığını belirten Zey-
tinoğlu, en üst düzeyde gerçekleşen yüz
yüze görüşmenin karşılıklı güven ve
diyaloğun tesisi açısından etkili olabi-
leceğini belirtti.
İKV Başkanı şunları söyledi:
“AB ile ilişkilerimizde önemli zorluk-
lar yaşadığımız bir dönemi geride bırak-
tık. Sorunlar bitmedi ama Türkiye’deki
referandum sonrasında ikili ilişkileri
yeniden rayına oturtma yönünde bir mu-
tabakatın ortaya çıktığı görülüyor. NATO
zirvesinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Er-
doğan’ın Avrupa Komisyonu Başkanı
Juncker, Konsey Başkanı Tusk, Parla-
mento Başkanı Tajani’nin yanında Fran-
sa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya
Şansölyesi Merkel ile de görüşmesi so-
run ve yaklaşımların karşılıklı olarak yüz
yüze dile getirilmesi açısından büyük
önem taşıyor. Bundan sonra da karşılıklı
ilişkilerin normalleşme yönünde hızla
ilerlemesini bekliyoruz.”
“Türkiye Avrupa’nın Güvenliği
için kritik önemini koruyor”
Başkan Zeytinoğlu, Türkiye’nin yal-
nızca AB için değil, Avrupa için de kritik
önemde bir ülke olduğunu ve Avrupa
kurumlarından dışlanmasının birçok
sorunun çözümünü imkânsız hale ge-
tireceğini vurguladı ve sözlerine şöyle
devam etti:
“Son dönemde Türkiye sadece AB
ya da bazı Üye Devletler nezdinde değil,
üyesi olduğu AGİT ve Avrupa Konse-
yi gibi kurumlarda da çeşitli baskılara
maruz kaldı. Kuşkusuz ki, Türkiye’nin
Avrupa norm ve değerleri yönündeki
ilerleyişine devam etmesi yalnız Avrupa
için değil, kendi istikrarı ve kalkınması
için de önemli. Ancak Türkiye’nin katkısı
bugün Avrupa’nın karşı karşıya olduğu
birçok sorunun çözümü açısından büyük
önem taşıyor. Yalnız ekonomi veya göç
konusunda değil, savunma ve güvenlik
konusunda da Türkiye’nin katılımı ve
işbirliği kritik değerde. NATO Zirvesi’n-
de ele alınan İŞİD’e yönelik işbirliği ve
NATO’nun katılımı konusunun yanında,
AB’nin Brexit kararı sonrasında reform
gündemi kapsamında güncellik kazanan
savunma alanında birlik çabaları açısın-
dan da Türkiye’nin katkısı önemli rol oy-
nayacak. Türkiye ile ilişkilere Avrupa’nın
güvenliği ve ortak savunması açısından
da bakmak lazım.”
“Gümrük Birliği’nin
güncellenmesi ilişkileri
yeniden canlandırabilir”
İKV Başkanı son olarak, ilişkilerin
geleceğine ilişkin bir yol haritasının or-
taya koyulması gereğine işaret etti ve
tam üyelik perspektifinden sapılmadan,
Gümrük Birliği’nin güncellenme süreci-
ne hız verilmesi önerisinde bulundu ve
değerlendirmesini şu sözlerle tamam-
ladı: “İkili ilişkilerde 2017 zor bir yıl oldu.
Türkiye’de referandum, AB’de, Fransa ve
Almanya gibi lider ülkelerde seçimler
iki tarafta da tansiyonun yükselmesine
neden oldu. Ancak artık ilişkilerin gele-
ceğini planlamak gerekiyor. AB sürecini
canlandırmaya yönelik olarak, iki taraf
arasında düzenli Zirve toplantılarının
devam ettirilmesi, vize serbestliği sü-
recinin yeniden canlandırılması, Kıbrıs
sorununda çözüme yönelik adımların
hızlandırılması, müzakerelerde göç,
serbest dolaşım, adalet ve yargı konu-
larını kapsayan 23 ve 24’üncü fasılların
açılması, mülteci uzlaşısında öngörü-
len maddelerin yeniden gündeme ge-
tirilmesi ilk planda atılacak adımları
oluşturabilir. Tam üyelik hedefinin saklı
kalması kaydıyla, Gümrük Birliği’nin
güncellenmesi müzakerelerine vakit
geçirilmeden başlanması ekonomik iliş-
kilerin geliştirilmesi açısından öncelikle
üzerinde durulması gereken bir konu.
Bu şekilde Gümrük Birliği’nin tarım,
hizmetler ve kamu alımları gibi yeni
alanlara genişletilmesi ve daha etkin iş-
leyen bir gümrük birliği ilişkisinin geliş-
tirilmesi mümkün olacaktır. AB pazarına
artan erişimin yanında, Avrupa üretim
zincirlerinde Türkiye’nin konumunun
iyileştirilmesi, üretilen katma değerin
artırılması, AB norm ve standartlarına
uyumun geliştirilmesi yapısal reformları
da tetikleyecek ve Türkiye’nin orta gelir
tuzağından çıkmasına önayak olacaktır.
Bu sürecin demokrasi ve hukuk devleti
kriterlerine yönelik reformlar için ve bir
çıpa olacağını ümit ediyorum.”
■




