İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
81
parlamenterler düzeyinde gidişat pek
umut verici değil. Biliyoruz ki Parla-
mento evet demeden bu iş olmayacak.
Gerçi üye ülkeler Parlamento üyele-
rini ikna etmek için baskı yapabilirler,
daha önce birkaç kez yaşadığımız gibi
kararı etkileyebilirler çünkü Almanya
başta olmak üzere çoğu üye ülke göç-
men uzlaşısının sonuçlarından mem-
nun. Beklentileri büyük ölçüde yerine
gelmiş durumda. Aralık 2015 tarihinde
120 bin ile rekor seviyeye çıkmış olan
Almanya’ya aylık yasadışı göçmen girişi
Mart’ta 20 bine ve Nisan’da da 16 bine
düştü. Yani onlar istediklerini aldılar
(ama şimdi de ya başa dönülürse diye
korkuyorlar). Ya biz?
O
ysa bir hafta önce Komis-
yon’un “Türkiye’nin vize ser-
bestisi için gereken koşulları
büyük ölçüde yerine getirdiği” sap-
tamasını içeren raporunu görünce
nasıl da sevinmiştik. Gerçi 72 koşulun
beşi halen tam olarak yerine getiril-
memişti ama Komisyon bu eksikle-
rin hızla tamamlanacağına emindi.
Dolayısıyla da Komisyon, akıllıca bir
hamleyle, müzakerelere başlarken
kullandığı “kriterleri yeterince yerine
getirmiştir” formülünü tekrar dev-
reye sokmuştu. Toplumca sevindik;
1980’lerin başından beri kalkması
için uğraştığımız vizeler nihayet tari-
he karışacaktı.
Rapor olumluydu ama -aralarında
benim de yer aldığım- bazılarımız yine
de -o çok kullanılan diplomatik tabirle-
“ihtiyatlı bir iyimserlik” içindeydik. O
kadar çok ağzımız yanmıştı ki daha ön-
celeri; adeta sevinmeye, umutlanmaya
korkar olmuştuk. İyi ki de öyle yapmı-
şız çünkü sonraki birkaç gün içinde at-
mosfer birden değişti. Hükümetlerden
nispeten olumlu mesajlar geliyordu
ama zaten sorun çıkarması beklenen
AP’nin daha en baştan tutumunu daha
da sertleştirdiğini gördük ve bir hafta
içinde bugünkü gergin noktaya geldik.
Gerçi henüz süreç sonuçlanmış değil,
nihai karar alınmadı, üye ülkeler henüz
devreye girmediler ama en azından




