İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
71
maddeleri arasında sunuldu. Yapılan
tüm zirvelerde de iş dünyasının dönüş-
türücü gücünün altı çizildi.
Paris Anlaşması incelendiğinde,
“taraf olmayan tarafları” yani ulusal
boyutta özel sektörün, sivil toplum
temsilcilerinin ve kamunun iklim de-
ğişikliği ile mücadelede sergilemesi
gereken rol, metnin giriş kısmında yer
alıyor. Bu kapsamda “tarafların ve taraf
olmayan paydaşların, sivil toplumun,
özel sektörün, finans kurumlarının,
kentlerin ve diğer ulus-altı otoritelerin,
yerel toplulukların ve yerli halkların
iklim yönünden daha güçlü ve daha
istekli eyleme geçmesini sağlamak için
bölgesel ve uluslararası işbirliğini ön
plana çıkarmayı ve geliştirmeyi kabul
ettikleri”
1
ifadesi artık uluslararası bir
metne yansıtılarak ortak bir mesaj ni-
teliği kazanmış oldu. “Ulusal katkıların
(
Intented Nationally Determined Cont-
ributions
-INDCs) uygulanmasında ise
kamu ve özel sektörün katılımlarının
güçlendirilmesi” ifadesi de metne dâhil
edilen diğer önemli kısım (Madde 6/b).
İş dünyasının yeni iklim rejimini şe-
killendirmedeki kilit görevleri ülkeler-
deki mali kaynakları hareketlendirmek
ve iklim değişikliğine uyumu hızlandı-
racak teknolojiler ile yenilikçi modelleri
geliştirmekten geçmekte. Tüm bunlar
için “teknolojik dönüşüm” ve “öncelik
alanlarının doğru belirlenmesi” büyük
önem taşıyor. Peki dönüşüm için somut
adımları görebiliyor muyuz?
Dönüşüm İçin Somut Adımlar
Var mı?
Küresel anlamda büyük ekonomileri
bir araya getiren zirvelerde artık iklim
değişikliği telaffuz edilmekle kalmayıp,
ana gündem maddesi olarak belirle-
niyor. ABD Başkanı Barack Obama ve
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in uzun
vadeli iklimdeğişikliği ile mücadele için
el sıkıştığı fotoğraf hala akıllarda.
Bu yılın başında yapılan Dünya
Ekonomik Forumu’nun son raporuna
göre
2
, küresel tehdit unsurlarının ba-
şında iklim değişikliği ile bağlantılı su
kıtlığı ve kitlesel göçler geliyor. Forum
kapsamında özel sektöre yönelik ya-
pılan anket çalışmasının sonuçları da
bu sonucu doğrular nitelikte. Anketin




