İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
31
ların hızında yaşanan yavaşlamadan
endişe duyulduğu belirtilirken, Türki-
ye’deki durum; “yargının bağımsızlığı,
toplanma ve ifade özgürlüğü ile insan
haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü
konularında gerilemelerin yaşandığı ve
Kopenhag Kriterlerinden uzaklaşıldığı”
ifadeleriyle özetleniyor.
“Türkiye’nin AB için kilit öneme
sahip bir stratejik ortak olduğu; etkin
işleyen katılım müzakereleri sürecinin
Türkiye ile ilişkilerin tüm potansiye-
linin ortaya çıkarılması için en uygun
çerçeveyi oluşturduğu” ifadeleri, her yıl
olduğu gibi bu yıl da AP Türkiye Rapo-
ru’ndaki yerini alıyor. Katılım müzake-
relerindeki canlanma not edilirken yeni
fasılların açılmasının somut gelişmele-
re zemin hazırlaması ümit ediliyor. Bu
bağlamda, Türkiye’ye somut ilerleme
kaydetme ve sürece gerçek anlamda
bağlılık gösterme, Komisyon’a ise mü-
zakerelerin ele alınış biçimini gözden
geçirme ve Türkiye ile ilişkilerin derin-
leştirilmesi için yeni yöntemler keşfet-
me çağrısında bulunuluyor. Müşterek
çıkar alanlarında; göç, terörle mücadele,
enerji, ekonomi ve ticaret gibi tematik
konularda yapısal, düzenli ve açık üst
düzey siyasi diyalog süreçlerine güçlü
destek mesajı veriliyor.
Raporda, Avrupa Komisyonu da
2015 Yılı İlerleme Raporu’nun açık-
lanma tarihini 1 Kasım 2015 seçimle-
ri sonrasına ertelemesi nedeniyle AP
üyelerinin eleştirilerinden nasibini alı-
yor. AP’ye göre, raporun ertelenmesi;
AB’nin, mülteciler konusunda Anka-
ra’nın işbirliğini güvence altına almak
üzere temel hakların ihlal edilmesi kar-
şısında sessiz kaldığı yönünde bir algı
yarattı. Bu bağlamda raporda, Komis-
yon’dan ilerleme raporlarını açıklamada
belirli ve kesin bir takvime sadık kal-
ması istenirken, Komisyon ve Konsey’e
Türkiye’deki iç gelişmeleri görmezden
gelmemeleri ve Kopenhag Kriterleri’nde
de öngörüldüğü şekilde, farklı çıkarlar-
dan bağımsız olarak, hukukun üstünlü-
ğü ve temel haklar konularında seslerini
yükseltmeleri çağrısında bulunuluyor.
1 Kasım 2015 tarihli seçimlerle ilgili
olarak, seçime katılımın yüksek olma-
sı, sivil toplum gönüllülerinin seçim-
lerde görev alması ile seçimler sonucu
TBMM’nin daha kapsayıcı hale gelmesi
olumlu şekilde not ediliyor. Buna kar-
şılık, seçim öncesi süreçte medyaya ve
muhalefete baskı yapılması, bazı aday-
lara ve muhalif parti bürolarına yapılan




