İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
29
lükler açısından bir sorun oluşturduğu
belirtiliyor.
Raporda, Güneydoğudaki durumda
geniş yer bulurken, Türkiye’nin terörle
mücadele hakkı tanınıyor, PKK’nın tek-
rar şiddet yoluna başvurması kınanıyor
ve silah bırakma çağrısında bulunulu-
yor. Terörle mücadelenin orantılı bir
şekilde, sivil halka zarar vermeden,
insan hakları ve hukuka saygılı bir bi-
çimde yürütülmesi gereği hatırlatılıyor.
AP’nin bu konuyla ilgili yaklaşımında
bir yanda Türkiye’ye destek, öte yanda
ise uygulamalar ile ilgili endişeler yer
alıyor. Raporda Türkiye’nin IŞİD’e kar-
şı küresel koalisyonu katılmasından
memnuniyetle bahsediliyor ve Suri-
ye’de çözüme destek verilmesi noktası
üzerinde durulurken, Türkiye’nin Suri-
ye’nin kuzeyindeki Kürt güçlerine karşı
tutumu eleştiriliyor. Kadına yönelik
şiddet, yeni Anayasa süreci, mega pro-
jeler gibi konular da raporda yer bulan
diğer bazı başlıkları oluşturuyor.
Raporun Türkiye açısından kırmızı
noktalara tekabül eden tarafları özel-
likle Ermeni soykırım iddiaları ve Kıb-
rıs meselesi etrafında ortaya çıkıyor.
Raporda Ermeni soykırımı iddialarına
atıf yok ancak giriş bölümünde AP’nin
14 Nisan 2015 tarihinde kabul ettiği
Ermeni soykırımının 100’üncü Yılı ile
ilgili karara referans yapılıyor. Bu tür
raporların giriş bölümünde o konuyla
ilgili olarak AP’nin daha önce kabul
etmiş olduğu tüm ilgili kararlara yer
verildiği için bu atfın bundan sonraki
raporlarda da yer alacağını öngörebili-
riz. Bu konu Türkiye ve AP arasında an-
laşmanın mümkün olmadığı konuların
başında geliyor. Bunun yanında rapor
Türkiye’ye ikili sorunlarını çözmesi, Er-
menistan ile ilişkileri normalleştirmesi
ve kapalı olan sınır kapısının açılması
çağrılarında bulunuyor. Ayrıca, Tür-
kiye ve Yunanistan arasında Ege’de
karasularının belirlenmesi açısından
kritik olan 3’üncü BM Deniz Hukuku
Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından ka-
bul edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bu sözleşme Türkiye’nin Ege’de kara-
sularının 12 mile çıkarılmasının savaş
sebebi olarak kabul edileceği yaklaşımı
ile çelişiyor ve AP’de Yunan Parlamen-
terlerin desteği ile her sene raporlarda
yer alıyor.
Türkiye’nin Tepkisi
Raporun yayınlanmasını takiben,
AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi
Volkan Bozkır raporun iade edileceğini
açıkladı ve raporu şu şekilde eleştirdi:
“Bu çerçevede geçtiğimiz yıl 1915
olaylarına sözde soykırım referansı
yapılması durumunda bu raporu iade
edeceğimizi söylemiştik. Maalesef geç-
tiğimiz yıl raporu yok hükmünde sa-
yarak, iade ettik. Bu yıl da maalesef,
aynı referans AP raporunda yer alıyor.
Bütün çabalarımıza, bütün ikazlarımı-
za rağmen, bu referansın giderilmesi
mümkün olmadı. O nedenle bu raporu
da yok hükmünde, geçersiz sayacağız.
Raporu, daimi temsilcimiz AP’ye iade
edecek”
2
.
AB Bakanı’nın tepkisi, rapordaki
Ermeni soykırım iddialarına yer veren
geçen seneki karara yapılan referansın
Türkiye’nin bu alandaki politikası ile
çelişmesinden kaynaklanıyor. Türkiye
bu meselenin tarihçilerin araştırma
konusu olduğu ve siyasi mercilerin ve
Parlamentoların bu konuya müdahil
olmaması yönünde ortaya çıkıyor. Bu
konu ile ilgili olarak yaklaşık 30 Parla-
mento’nun soykırım iddialarını tanıyan
kararları bulunuyor. AP de bu kararı ile
trene katılmış oldu. Ancak Türkiye ile
yürütülen müzakere süreci ve Türki-
ye’nin AB için kritik önemde bir ülke
olması sebebiyle, Türkiye açısından bir
baskı oluşturabilecek ve yeni bir kriter
olarak algılanabilecek bu tür konular-
dan kaçınması daha isabetli olabilir.
Öte yandan, Türkiye açısından bu
raporun iadesinin sembolik ve siyasi
bir anlamı olsa da, Parlamento’nun ra-
poru kabul ederek almış olduğu kararı
değiştirmiyor. Yukarıda da ifade ettiği-
miz gibi, bu tür kararlarda konuyla ilgili
tüm önceki kararlara atıfta bulunul-
duğu dikkate alınırsa, gelecek sene de
aynı durumla karşılaşabiliriz. Raporda
yanlış bilindiğini düşündüğümüz bu
tür konulardaki bilgi eksikliğini ya da
açığını gidermenin yolu ise raporu iade
etmekten değil bu konularda etkili ile-
tişim kampanyaları yürütmekte, daha
çok yayın yapmaktan, bilim ve sanat
eseri üretmekten geçiyor. İletişim sade-
ce diplomatik kanallarla değil, sivil top-
lum, akademi ve iş dünyası aracılığıyla
da en etkili şekilde yapılabilir.
Avrupa Parlamenterleri -
Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu
İKV’nin 2005 yılından beri devam
eden bir projesi AP üyeleri ile Türki-
ye’den sivil toplum temsilcilerini bir
araya getirmeyi hedefliyor. Her yeni
Parlamento döneminde, Türkiye’de iş
dünyası ve sivil toplumu temsil eden
farklı örgütlerden temsilciler İKV’nin
organizasyonunda AP’ye getiriliyor ve
burada Avrupa Parlamenterleri ile ikili
ve çok taraflı görüşmeler gerçekleştiri-
liyor. Bu görüşmelerde AB ve Türkiye
ilişkilerindeki güncel durum, AB’deki
gelişmeler ve Türkiye’deki gelişmeler
ele alınıyor. Parlamenterler doğrudan
sivil toplum temsilcileri ile görüşerek,
onların güncel konulara ilişkin görüş-
lerini alıyor, kendi mesajlarını verebi-
liyor ve merak ettikleri soruları sora-
biliyor. Bunun yanında, Türkiye’den
sivil toplum temsilcileri de AP üyeleri
ile iletişim içinde olarak, Avrupa Parla-
mentosu’nu daha yakından tanımak ve
Parlamenterlere kendilerini tanıtarak
görüşlerini aktarmak imkanını bula-
biliyorlar. Üçüncü dönemi 24 Mayıs ta-
rihinde AP’de gerçekleştirilen toplantı
ile başlatılan bu proje, İKV’nin AP ile
gerçekleştirdiği temasların önemli bir
parçasını oluşturuyor.
■
1
Simon Hix, B. Hoyland,The Political System of the European Union,
Palgrave Macmillan, 2011.
2
“Bozkır: DaimiTemsilcimiz Raporu İade Edecek”,
Habertürk,
14.04.2016.




