Table of Contents Table of Contents
Previous Page  27 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 27 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

25

li bir görevi yerine getirmesi gerekiyor.

Bu açıdan AP Türkiye Raportörü’nün

şu farklı görüşler arasında bir orta yol

bulma çabası içinde olduğunu değer-

lendirebiliriz:

-Türkiye’nin Avrupa’da yeri olduğu

görüşüne ve AB üyelik perspektifine

karşı çıkanlar: Bu grupta Özgürlük ve

Uluslar Avrupası gibi popülist sağ par-

tiler olduğu gibi AP’deki en geniş grup-

lardan Avrupa Halklar Partisi Grubu

gibi gruplar bulunuyor. Son dönemde

bazı liberallerin de Türkiye’ye bakış-

ları açısından bu gruplara yaklaştığını

görüyoruz.

-Türkiye’nin kriterleri karşıladığı

sürece AB üyesi olabileceğini düşü-

nenler: Bu grupta Avrupa Demokrat-

lar ve Sosyalistler Grubu üyelerinin

ve Yeşiller grubu üyelerinin olduğunu

görüyoruz.

-Üyelik müzakerelerinin başlangı-

cında Türkiye’nin AB üyeliğini kriter-

leri yerine getirmesi koşuluyla destek-

leyen ancak Türkiye’deki ve AB’deki

gelişmeler karşısında artık bunun

mümkün olmayacağını düşünenler: Bu

grubun içinde bazı sosyalistler, Avrupa

Birleşik Solu Konfederal Grubu gibi sol

gruplar ve bazı liberaller bulunuyor.

Türkiye’nin demokrasiden uzaklaştığı-

nı düşünen bu üyeler, AB’nin de kendi

içinde olduğu kriz sebebiyle genişleme

sürecini yavaşlatması sebebiyle artık

üyeliğin gerçekleşmeyeceğini düşü-

nüyor. -Türkiye AB ilişkilerine pragmatik

ve konu bazında yaklaşanlar: Bu kişi-

lerin Türkiye’nin AB üyeliği konusunda

katı bir görüşü yok. Konu bazlı olarak,

yani Gümrük Birliği, mülteci konusu,

vize serbestliği gibi ilişkilerin farklı bo-

yutları ile ilgili olarak güncel koşullar

çerçevesinde tavırlarını belirliyorlar.

Her gruptan üyeler arasında bu tür

yaklaşımların olduğunu görüyoruz.

Örneğin, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı

çıkan bazı parlamenterler, vize ser-

bestliği ya da mülteci anlaşması gibi

spesifik konularda Türkiye ile ilişkile-

rin geliştirilmesini destekleyebiliyor.

Bunun tam tersi de söz konusu. Yani,

Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen

ve özellikle sol cenahtan bazı üyeler

mülteci anlaşması gibi insan hakları

açısından sorunlu gördükleri bazı Tür-

kiye-AB işbirliği alanlarına karşı çıkabi-

liyor. Uzun sözün kısası, AP 751 üyeden

oluşan kocaman bir bulmaca, hatta bir

Rubik küpü gibi. İnce ince analiz edil-

mesi ve gelişmiş iletişim stratejileri ile

kavranması gerekiyor.

Artı ve Eksileri ile

Raporun Analizi

Raporun analizine başlarken, rapo-

run Parlamento’da temsil edilen bir-

birinden çok farklı düşünce ve yakla-

şımları içerdiğini hatırlatalım. Nitekim

rapora getirilen 592 adet değişiklik

önergesi bu farklı görüşlerin bir yansı-

ması olarak görülebilir. Bunun yanın-

da, Türkiye’nin Avrupa kamuoyunun

özelikle aydın kesimi için olduğu gibi,

Avrupa Parlamenterleri için de çok ilgi

çekici ve merak uyandırıcı bir konu

oluşturduğunu da ekleyelim. Öyle ki

Türkiye konusundaki bir rapora tepki-

siz kalamıyorlar ve herhangi bir başka

ülkeye olduğundan daha çok müdahil

olmayı tercih ediyorlar. Bu durum, AB

ile inişli çıkışlı ilerleyen ilişkimize ve

katılım sürecinde tıkanıklara rağmen,

Türkiye’nin durumu ve geleceğinin Av-

rupa kamuoyunu yakından ilgilendirdi-

ğini gösteriyor. Bazı parlamenterlerin

Türkiye’ye kendi ulusal merceklerin-

den tarihi bir düşman veya rakip olarak