İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
25
li bir görevi yerine getirmesi gerekiyor.
Bu açıdan AP Türkiye Raportörü’nün
şu farklı görüşler arasında bir orta yol
bulma çabası içinde olduğunu değer-
lendirebiliriz:
-Türkiye’nin Avrupa’da yeri olduğu
görüşüne ve AB üyelik perspektifine
karşı çıkanlar: Bu grupta Özgürlük ve
Uluslar Avrupası gibi popülist sağ par-
tiler olduğu gibi AP’deki en geniş grup-
lardan Avrupa Halklar Partisi Grubu
gibi gruplar bulunuyor. Son dönemde
bazı liberallerin de Türkiye’ye bakış-
ları açısından bu gruplara yaklaştığını
görüyoruz.
-Türkiye’nin kriterleri karşıladığı
sürece AB üyesi olabileceğini düşü-
nenler: Bu grupta Avrupa Demokrat-
lar ve Sosyalistler Grubu üyelerinin
ve Yeşiller grubu üyelerinin olduğunu
görüyoruz.
-Üyelik müzakerelerinin başlangı-
cında Türkiye’nin AB üyeliğini kriter-
leri yerine getirmesi koşuluyla destek-
leyen ancak Türkiye’deki ve AB’deki
gelişmeler karşısında artık bunun
mümkün olmayacağını düşünenler: Bu
grubun içinde bazı sosyalistler, Avrupa
Birleşik Solu Konfederal Grubu gibi sol
gruplar ve bazı liberaller bulunuyor.
Türkiye’nin demokrasiden uzaklaştığı-
nı düşünen bu üyeler, AB’nin de kendi
içinde olduğu kriz sebebiyle genişleme
sürecini yavaşlatması sebebiyle artık
üyeliğin gerçekleşmeyeceğini düşü-
nüyor. -Türkiye AB ilişkilerine pragmatik
ve konu bazında yaklaşanlar: Bu kişi-
lerin Türkiye’nin AB üyeliği konusunda
katı bir görüşü yok. Konu bazlı olarak,
yani Gümrük Birliği, mülteci konusu,
vize serbestliği gibi ilişkilerin farklı bo-
yutları ile ilgili olarak güncel koşullar
çerçevesinde tavırlarını belirliyorlar.
Her gruptan üyeler arasında bu tür
yaklaşımların olduğunu görüyoruz.
Örneğin, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı
çıkan bazı parlamenterler, vize ser-
bestliği ya da mülteci anlaşması gibi
spesifik konularda Türkiye ile ilişkile-
rin geliştirilmesini destekleyebiliyor.
Bunun tam tersi de söz konusu. Yani,
Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen
ve özellikle sol cenahtan bazı üyeler
mülteci anlaşması gibi insan hakları
açısından sorunlu gördükleri bazı Tür-
kiye-AB işbirliği alanlarına karşı çıkabi-
liyor. Uzun sözün kısası, AP 751 üyeden
oluşan kocaman bir bulmaca, hatta bir
Rubik küpü gibi. İnce ince analiz edil-
mesi ve gelişmiş iletişim stratejileri ile
kavranması gerekiyor.
Artı ve Eksileri ile
Raporun Analizi
Raporun analizine başlarken, rapo-
run Parlamento’da temsil edilen bir-
birinden çok farklı düşünce ve yakla-
şımları içerdiğini hatırlatalım. Nitekim
rapora getirilen 592 adet değişiklik
önergesi bu farklı görüşlerin bir yansı-
ması olarak görülebilir. Bunun yanın-
da, Türkiye’nin Avrupa kamuoyunun
özelikle aydın kesimi için olduğu gibi,
Avrupa Parlamenterleri için de çok ilgi
çekici ve merak uyandırıcı bir konu
oluşturduğunu da ekleyelim. Öyle ki
Türkiye konusundaki bir rapora tepki-
siz kalamıyorlar ve herhangi bir başka
ülkeye olduğundan daha çok müdahil
olmayı tercih ediyorlar. Bu durum, AB
ile inişli çıkışlı ilerleyen ilişkimize ve
katılım sürecinde tıkanıklara rağmen,
Türkiye’nin durumu ve geleceğinin Av-
rupa kamuoyunu yakından ilgilendirdi-
ğini gösteriyor. Bazı parlamenterlerin
Türkiye’ye kendi ulusal merceklerin-
den tarihi bir düşman veya rakip olarak




