Table of Contents Table of Contents
Previous Page  25 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 25 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

23

Avrupa Parlamenterleri ise ken-

dilerini katı kurallar ile bağlı görme-

yen, halkın sesi olduklarını savunan

ve bu durumun sağladığı demokratik

meşruiyet ve dokunulmazlığın tadını

çıkartan kişiler çoğunlukla. AP için-

de geniş bir siyasi yelpazeye tekabül

eden parti grupları içinde temsil edili-

yorlar. Bunların başında Avrupa Halk-

lar Partisi grubu ile Demokratlar ve

Sosyalistler İlerici İttifakı geliyor. Her

parti grubu aslında Üye Devletlerdeki

farklı partilerin üye oldukları geniş

koalisyonlardan oluşuyor. Seçilen par-

lamenterlerin hiçbir gruba katılmayıp

bağımsız olarak görev yapmaları ya da

Üye Devlet sayısının en az ¼’ünü temsil

eden (7 ülkeden) en az 25 parlamenter

ile bir araya gelerek yeni parti grupları

oluşturmaları mümkün. Bu çokuluslu

parti grupları başka hiçbir uluslarara-

sı parlamentoda görülmeyen kendine

özgü bir durum ve ortak bir Avrupa

kimliği, Avrupa kamuoyu ve siyasi alanı

oluşturulmasında çok önemli bir aşa-

maya denk geliyor. Parlamento’da genel

oturumda söz alan üyelerin konuşma

süreleri 3 dakika ile sınırlanıyor. Devam

ederlerse mikrofonları kesiliyor. Parla-

mento Genel Kurulu’nda dikkat çeken

bir başka özellik ise simultane çeviri

yapılan kabinlerin sayısı. Bu 3 dakikalık

konuşmalar aynı anda 24 dile çevriliyor.

Avrupa’nın çok dilli yapısını yansıtan bu

özellik 3 dakikalık konuşma limiti ile

birleşince aynı zamanda Avrupa’nın bir

standartlar ve rasyonel uygulamalar bü-

tünü olduğunu da hatırlatıyor. Hamasete

ve uzun söylevlere yer yok. Mesajınızı

az ve öz biçimde vermelisiniz.

AP üyeleri, Avrupa seçimleri olarak

adlandırılan ve her ülkenin kendi seçim

sistemine göre yapılan seçimler ile iş-

başına geliyor. Bu seçimlerde genellikle

oy verme oranının yüzde 30-40 civarın-

da olması, Avrupa halklarının AP’den

çok haberdar olmadığı veya haberdar

olsa da pek de önemsemediği anlamına

geliyor. AB siyaseti konusundaki etkili

uzmanlardan Simon Hix, Avrupa seçim-

lerini ikinci dereceden ulusal seçimler

olarak tanımlıyor

1

. Yani genellikle seç-

menler oy kullanırken AB politikalarını

etkilemek için oy kullanmıyor. Partile-

rin gösterdikleri adaylara ulusal siyaset

ile ilgili mülahazalar doğrultusunda oy

veriyorlar. Bazen iktidardaki partiyi ce-