Background Image
Previous Page  97 / 104 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 97 / 104 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

95

anlaşmaları bu ikisiyle sınırlı da değil.

Sahnede yer alan tüm ülkeler ikili ya

da bölgesel ticaret anlaşmaları yoluyla

küresel ticaret sahnesindeki değişime

uyum sağlamaya, konumlarını güçlen-

dirmeye çalışıyor. Şu anda dünyada

yürürlükte ya da müzakereleri devam

etmekte olan ticaret anlaşmalarını dört

başlık altında toplayabiliriz.

Bu anlaşmaların çoğu henüz müza-

kere aşamasında. Dünya ticaret sahne-

sinin haritası, önümüzdeki birkaç yıl

içinde, anlaşmalar tamamlandıkça net-

leşecek. Gelecek günlerde, bu haritada

kendimize iyi bir yer edinmek istiyorsak

bu gelişmelere yol açan değişim sürecini

çok iyi izlememiz; ticaret anlaşmaları-

nın bu derece yaygınlaşmasına yol açan

nedenleri iyice anlamamız ve yeni nesil

ticaret anlaşmalarının müzakere teknik-

lerini iyi öğrenmemiz gerek. Herşey olup

bittikten sonra oturup şu ya da bu anlaş-

ma beni nasıl etkiler diye düşünmeye

başlayan zaten çok geç kalmış demektir.

Kısacası, işin hem dinamiklerini hem

demekaniğini şimdiden çalışmalıyız. Ko-

lay mı? Değil. Çünkü çok sayıda anlaşma

var, her anlaşma diğer(ler)inin paramet-

relerini etkiliyor, dolayısıyla da muhte-

mel etkilerini analiz edebilmek çok zor.

Üstelik değişen sadece ticaret sahnesi de

değil. Hemen her alanda, bildiğimiz her-

şey neredeyse hergün değişiyor. Herşey

birbiri ile bağlantılı. Örneğin, üretimi

ticaretten ayrı düşünmek mümkün mü?

Küresel üretim sahnesinde nelerin nasıl

değiştiğini ve son otuz yılda, fabrika üre-

tim modelinden, üretim zincirlerine ve

nihayet günümüzde değer zincirlerine

Ticaret Anlaşmalarının

“Yayılma” Özelliği

Ticaret anlaşmalarının bu derece

yaygınlaşmasına yol açan yapısal ne-

denlerden birisi, anlaşmanın taraflarının

birbirlerine sağladıkları avantajların

dışarıda kalanlar üzerindeki olumsuz

etkilerinin, onlar açısından, adeta anlaş-

maya dahil olmaları için bir nevi “teşvik”

etkisi yaratmasıdır. Büyük çaplı ve kap-

samlı çok taraflı anlaşmalarda ise, dışa-

rıda kalma endişesinin üçüncü tarafların

muhalefetini azalttığı görülüyor. Bu iki

özellik, ticaret anlaşmalarının yayılma-

sı açısından, adeta bir yıkılan domino

taşları etkisi yaratıyor

3

. Bu durumu biz

devinen üretim modelinin, nasıl yeni

nesil ticaret anlaşmalarını dayattığını

dergimizin şubat sayısında ele almıştık

(İKV Dergisi, sayı 199). Yazının başlığı

“Küresel değer zincirleri haritasının ne-

resindeyiz?” idi. Bu yazı da bir anlamda

o yazının devamı sayılabilir. Bu defa da

“dünya ticaret sahnesinin neresindeyiz”

sorusuna cevap aramaya çalışacağız.

Değişimin arka planında nelerin yer

aldığı konusuna girmeden önce ticaret

anlaşmalarının bu denli hızla yayılma-

sının, değişen düzene ayak uydurma

ve kendini kollama ihtiyacının dışında

kalan yapısal nedenlerinden kısaca söz

etmek istiyorum.

Tablo 1 – Dünyadaki Belli Başlı Ticaret Anlaşmaları

Atlantik Okyanusunun iki yakası

Pasifik Okyanusunun iki yakası

AB – Asya Anlaşmaları

Asya – Asya Anlaşmaları

TTYO

ABD – Avrupa Birliği

TPO

ABD - Asya

AB – Hindistan, AB-Çin, AB – G. Kore,

AB-Japonya

RCEP, APEC, CJA, P4, ASEAN, CER, SEM

“Tüm zamanların en önemli

anlaşması.

1

David Cameron, İngiltere Başbakanı

“Eski tip, büyük ticaret anlaşmalarının

son örneği

2

Pascal Lamy, eski DTÖ Genel Sekreteri

ve Avrupa Komisyonu’nun Ticaretten

Sorumlu eski Üyesi

AB tarafından empoze edilen model

metin üzerinden müzakere edilen,

ülkeden ülkeye, ikili ticaret anlaşmaları.

Bölgesel ve ikili anlaşmalar. Bazıları çok

iddialı, aralarında AB Tek Pazarından

daha derin piyasa entegrasyonu

öngörüyor.