İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
92
AVRUPAL I TÜRKLER
Fransa Ulusal Meclisi eski
danışmanı ve sosyolog
Gaye Petek ile Fransa’da
yaşayan Türklerin durumu ve
Türkiye’nin AB üyelik
süreci hakkındaki
görüşlerini konuştuk.
Fransa Ulusal
Meclisi eski
danışmanı ve
sosyolog
Gaye Petek ile
röportaj
Okuyucularımıza kendinizden
kısaca bahsedebilir misiniz?
6 yaşında Fransa’ya geldim. Tüm
eğitimimi Fransa’da Sosyoloji ve Ede-
biyat üzerine yaptım. Sonrasında Tür-
kiye’ye döndüm. İstanbul’da, Fransız
Lisesi’nde öğretmenlik yaptım. Ardın-
dan tekrar Fransa’ya döndüm. Fran-
sa devletine bağlı Göçmenlere Sosyal
Hizmet Yardımı kurumunda çalıştım.
İlk zamanlar, erkek işçileri ve 1975
yılından itibaren de kadınların gelişiy-
le beraber kadınlarla ilgili çalışmaya
başladım. Sonrasında, iki yıl Yüksek
İltica Komiserliği’nde çalıştım. Orada
Türklerin yanı sıra, diğer göçmenler
ile ilgili çalışmalar yaptım. Fransa’da
göçe ilişkin yürütülen politikalar ile
entegrasyona ilişkin politikalar konu-
sunda hemfikir olmadığım için, göç
ve entegrasyon politikaları arasında
köprü kurabilecek bir derneğin gerek-
liliğine inandım. 1984 yılında “Elele”
isimli derneği kurdum. Zaman içinde
dernek büyüdü ve birçok farklı dalda
faaliyet göstermeye başladı. Dernek,
2010 yılında kapanmadan önce sos-
yal hayat, eğitim, entegrasyon ve Türk
kültürünü tanıtmak gibi birçok alanda
faaliyet gösteriyordu. Elele derneği,
Türk göçü konusunda Fransa’nın en
tanınmış kuruluşlarının arasında yer
aldı. 2010 yılında, siyasi sorunlardan
ötürü, derneklere yapılan yardımlarda
bir değişiklik oldu. Benzer tüm der-
nekler zor bir dönem yaşadı. Derne-
ği küçültüp, geri dönüş yapmak ya da
derneği kapatmak seçenekleri vardı.
Kapatmayı seçtim; çünkü daha düşük
kaliteli bir iş yapmak niyetinde değil-
dim. Şu anda ise daha çok konferansla-
ra konuşmacı olarak katılıyorum. Eği-
timler veriyorum; örneğin yargıçlara
yönelik. Aynı zamanda öğretmenler ve
sosyal görevliler ile çalışıyorum. Bunun
yanı sıra, Fransa’ya Türk göçü üzerine
bir kitap hazırlığım var ve şiir çevirisi
yapıyorum.
Uzun yıllar, Türk kökenli Fransız
vatandaşlarının Fransa’ya entegras-
yonu konusunda çalıştınız. Hâliha-
zırda, Fransa’da Türk kökenlilerin
entegrasyonunu ve ülkedeki mevcut
varlığını nasıl değerlendiriyorsu-
nuz?
Türklerin Fransa’ya entegrasyonu
ciddi bir sorun. Yüksek Uyum Kuru-
lu’nun entegrasyon tanımlamasından
yola çıkarsak, entegrasyon demek sa-
dece çalışmak, çocukların okula gitme-
si, bir ev sahibi olmak gibi kavramlar-
dan oluşmuyor. Entegrasyonun içinde
sosyalleşme, topluma uyum sağlamak,
kendini gösterme, toplumda yer alma
da var. Bütün bu boyutları ele aldığınız
zaman, Türk toplumu Fransa’ya uyum
sağlamış bir toplum olarak gözükmü-
yor. Fransa’yı yıllarca dolaştım ve ne-




