İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
53
Bu anlaşma ile AB ve Japonya ara-
sındaki gümrük vergilerinin ve tarife
dışı engellerin kaldırılması, hizmet ti-
caretinin serbestleştirilmesi ve yatırım
ortamının iyileştirilmesi amaçlanıyor.
Müzakere çerçevesinde kamu alımları
pazarının açılması da özellikle AB tarafı
için önemli bir gündem maddesi teşkil
ediyor. Müzakerelerde en tartışılan ko-
nuların arasında tarife dışı engeller, hiz-
metler, yatırımlar, kamu alımları, coğrafi
işaretler, sağlık ve bitki sağlığı ile sürdü-
rülebilir kalkınma konuları yer alıyor.
AB tarafı için Japonya pazarına eri-
şim imkânlarının iyileştirilmesi ve bu
bağlamda tarife dışı engellerin kaldırıl-
ması öncelik oluşturuyor. Şöyle ki, Japon
hükümetinin uyguladığı sertifika işlem-
leri ve teknik alanda bazı zorunluklar
gibi çeşitli tarife dışı engeller Avrupa
şirketlerinin ve yatırımcıların Japonya
pazarına erişmesini zorlaştırıyor. AB
özellikle Japonya’nın ilaç ürünlerinde ve
tıbbi cihazlarda uyguladığı tarife dışı en-
gelleri kaldırmasını istiyor. AB açısından
bir diğer önemli husus da, Japonya’nın
kamu alım pazarını Avrupa şirketlerine
açması ve bu bağlamda özellikle demir-
yolu ve kentsel ulaşım alanlarında kamu
alımlarında uygulanan kısıtlamaların
kaldırılması.
Bu hedef doğrultusunda, AB yetki-
lileri müzakerelere başlamadan önce,
tarife dışı engellerin kaldırılması ve
demiryolu sektöründe reforma yöne-
lik bazı önkoşullar ortaya koymuştu.
STA müzakerelerinin başladığı tarihten
sonra bir yıl içinde Japonya tarafından
bu alanlarda gerekli adımlar atılmadığı
takdirde, Avrupa Komisyonu’nun müza-
kereleri askıya alabileceği açıklandı. Her
ne kadar bazı AB ülkeleri Japonya’nın
demiryolu sektörüne ilişkin kamu alım-
larında yeterince ilerleme kaydetmediği
yönünde ciddi eleştirilerde bulunmuş
olsalar da, Japonya’nın demiryolu sek-
töründe bazı önemli reformları hayata
geçirmesi ve AB için stratejik önemi
taşıyan bazı sektörlerde tarife dışı en-
gelleri kaldırması sonucunda, müzake-
relerin devam etmesi yönünde karar
alındı. Ancak AB tarafı, Japonya’nın “kei
cars” olarak bilinen küçük arabaların
tanıtımında alınan önlemler; demiryolu
sektörü için uygulanan tedarik kuralları
ve menşe kuralları olarak bilinen coğrafi
işaretler alanlarında daha fazla ilerleme
kaydetmesi gerektiğine de vurgu yaptı.
Ayrıca bazı Üye Devletler tarafından,
AB şirketlerinin Japonya’nın demiryolu
pazarına verimli ve eşit şekilde erişip
erişemediğini daha iyi değerlendirebil-
mek için en az iki yıllık izleme dönemle-
rinin oluşturulması yönünde bir talepte
bulunuldu. Diğer yandan, Japonya’nın
otomotiv, elektronik ve kimya gibi re-
kabet gücüne sahip olduğu sektörlerde
özellikle AB’nin uyguladığı yüksek tari-
felerinin ve çevre/güvenlik standartları-
nın düşürülmesi talep ediliyor.
AB-Çin
Küresel ve özellikle Asya değer zin-
cirlerinin üretim merkezi haline dö-
nüşen Çin, AB’nin ticaret politikasın-
da stratejik önem taşıyor. 2001 yılında
Çin’in DTÖ’ye üye olması ile AB ve Çin
arasındaki ticari ilişkilerin çok kısa bir
sürede önemli derecede gelişme gös-
terdiği dikkat çekiyor. Günümüzde, Çin
AB’nin ikinci en önemli ticaret ortağı,
AB ise Çin’in en önemli ticaret ortağı ko-
numunda. Ancak şu da bir gerçek ki, Çin
pazarına erişim noktasında birçok engel
ile karşılaşılması sonucunda AB ile Çin
arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler
potansiyelin altında kalıyor.
AB’nin Çin ile ticaret ve yatırım
ilişkilerini geliştirmesinde karşılaştığı
sorunların başında Çin’in fikri mülki-
yet haklarını ihlal etmesi ve damping/
sübvansiyon uygulamalarına sıklıkla
başvurması yer alıyor. DTÖ’ye katıla-
rak Çin’in fikri mülkiyet haklarının ko-
runması alanında asgari standartların
uygulanması için attığı adımların halen
yetersiz kaldığı aşikârdır. Çin’de ciddi
boyutlara ulaşan sahtecilik ve korsan
faaliyetleri AB şirketleri ve diğer yabancı
şirketler ile yatırımcılara karşı haksız
bir rekabet ortamının oluşmasına yol
açıyor. Çin’in uyguladığı damping ve süb-
imzalanan Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP)
bunun en somut göstergesi. AB’nin de
Asya ülkeleri ile ekonomik ve ticari iliş-
kileri geliştirmek için önemli girişim-
lerde bulunduğu inkâr edilemez. Ancak
şu ana kadar AB’nin Asya’da sadece bir
ülke (Güney Kore) ile imzaladığı tercihli
ticaret anlaşması yürürlükte.
Yine de Güney Kore ile imzalanan söz
konusu anlaşma, AB’nin şu ana kadar yü-
rürlüğe giren en önemli ve kapsamlı ikili
ticari anlaşması olma özelliğini taşıyor.
Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesinden
itibaren geçen dokuz aylık süre zarfında,
gümrük vergilerinin kaldırılmasıyla AB
şirketlerinin 350 milyon avro değerin-
de kazanç elde ettikleri tespit edildi. Ek
olarak, 2013 yılı itibarıyle, Güney Kore’ye
karşı ticaret açığı veren AB, bu anlaşma-
nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, 15 yıl
sonra ilk defa Güney Kore ile ikili ticare-
tinde ticaret fazlası kaydetmeyi başardı
2
.
AB’nin Güney Kore ile bir STA imza-
lamasının, Güney Kore’ye karşı rekabet
güçlerini kaybetme tehlikesine karşı
diğer Asya ülkelerinin AB’yle kapsamlı
ticaret anlaşmaları imzalamaları için
itici bir güç oluşturduğu da gerçek.
AB’nin Güney Kore ile imzaladı kapsamlı
STA’nın, diğer Asya ülkelerinde domino
etkisi yarattığı gözlemleniyor. Nitekim
AB, Japonya, Çin ve bazı ASEAN ülkeleri
ile hâlihazırda tercihli ticaret ve/veya
yatırım anlaşmaları müzakere ediyor.
AB-Japonya
AB, korumacılığın çok yüksek dü-
zeyde olduğu Japonya’ya karşı sürekli
olarak ticaret açığı veren bir ülke konu-
munda. Aynı zamanda Asya’da Çin’den
sonra en önemli ikinci ticaret ortağı olan
Japonya ile ticari ilişkilerin güçlendiril-
mesi AB’nin uzun zamandır öncelikleri
arasında. Bu hedef doğrultusunda, AB ve
Japonya arasında STAmüzakereleri Mart
2013’te başladı. Bugüne kadar gerçek-
leştirilen 16 müzakere turunda hiçbir
başlık için müzakereleri tamamlamamış
olmalarına rağmen taraflar, anlaşmanın
2016 yılı içerisinde tamamlanmasını
hedefledikleri yönünde sinyaller veriyor.




