Table of Contents Table of Contents
Previous Page  49 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 49 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

47

ek olarak Türkiye ile AB arasında önü-

müzdeki dönemde kapsamlı bir havacılık

anlaşmasının imzalanmasıyla, taraflar

arası hava trafiğinin artacağı söylenebilir.

AB Havacılık Politikası

AB’nin kuruluş aşamasında, hava ta-

şımacılığında Üye Devletler çapında bir

uyumun amaçlandığından henüz açıkça

söz edilmemişti. AB’de köklü bir havacılık

politikasının oluşması, yaklaşık 30 yıllık

sürecin sonucunda gerçekleşti. 3 Nisan

1984 tarihinde AB Konseyi, 2 No’lu Sivil

Havacılık Bildirisi’nin Avrupa Topluluğu

Hava Taşımacılığı Politikası şeklinde ge-

liştirilmesi konusunu, Avrupa Ekonomik

Topluluğu’nu kuran Antlaşma’nın (Roma

Antlaşması) 198’inci maddesi çerçevesin-

de, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komite-

si’ne danışmaya karar verdi

1

. Söz konusu

bildiri, hava taşımacılığı sanayisinin et-

kinliğini ve kârlılığını artırmak amacıy-

la Topluluğa bağlı bir hava taşımacılık

politikası oluşturulmasını öne sürüyor-

du

2

. Haziran 1992’de Konsey, sırasıyla

1987 (Avrupa Tek Senedi ile) ve 1990

yıllarında uygulanan 2 paketi takip eden

Üçüncü Havacılık Serbestleştirme Paketi

üzerinde anlaşmaya vardı

3

. Üçüncü Paket,

Topluluk tarafından, hava taşımacılığı pa-

zarının serbestleşmesinin kademeli ama

istikrarlı sürecinin son aşaması olarak

görüldü. Havacılıkta tek pazarı yaratma

kararı, çeşitli ekonomik etkinlikleri ba-

rındıran Avrupa Tek Pazarı için verilen

daha geniş kararın parçası oldu.

Son 30 yıldır AB’nin, hava taşımacılı-

ğı alanında dünyanın en başarılı bölgesel

pazar entegrasyonunu ve serbestleşme

örneğini sergilediği söylenebilir

4

. 1984

yılında AB Tek Havacılık Pazarı, AB’deki

hava taşımacılığı sektöründe meydana

gelen önemli ekonomik değişiklikler ve

düzenlemeler ile geliştirildi. Hava ta-

şımacılığı sektöründeki tüm unsurlar

(yolcular, havayolları, havaalanları ve

çalışanlar), yeni hava yollarından, iş im-

kânlarından, daha düşük ücretlerden ve

bütünüyle daha iyi servis kalitesinden

faydalanmaya başladı. Buna karşılık, AB

dışındaki ülkelere uçarken havayollarına

hala sınırlı pazar ulaşımı olmasından

ötürü yolcuların daha az seçeneğinin

bulunduğunu belirtmekte de fayda var.

Uluslararası havacılık, geleneksel bir

şekilde münferit ülkeler arasında, ilgili

havayolu sayısını ve rotaları, aynı zaman-

da da uçuş sayısı ve varış noktalarını sı-

nırlandıran ikili anlaşmalar ile yönetildi.

Hava taşımacılığı alanında yaşanan sı-

nırlamaların üstesinden gelmek amacıyla

AB, 2005 yılından beri hava taşımacılık

politikasını sınırların ötesine genişletiyor.

Söz konusu politika, aşağıda belirtilen üç

sütun üzerine inşa edilmiş durumda:

●

Tüm AB havayollarına, eşit ola-

naklar sunmak amacıyla, AB ant-

laşmaları çerçevesinde kuruluş

özgürlüğü sağlamak;

●

AB’nin Güney, Güneydoğu ve Do-

ğusuna komşuluk eden ülkelerle

beraber bir Ortak Havacılık Alanı

geliştirmek;

●

AB havacılık pazarının başlıca

uluslararası ortaklarla bütünleş-

mesi amacıyla, kapsamlı anlaş-

malar müzakere etmek

5

.

Daha yakın uluslararası ilişkilerin;

sadece pazarları açmakla kalmayıp,

AB’nin havacılığın çevre üzerindeki et-

kisini göstermek için diğerleriyle etkili

bir şekilde çalışmasını ve hava taşıma-

cılığında yüksek güvenlik standartla-

rı oluşmasını sağlayacağını belirtmek

mümkün. Günümüzde havacılık sektörü,

AB için stratejik önemde bir sektör ol-

makla birlikte, AB’nin istihdam politi-

kasında önemli bir rol oynuyor. Doğrusu

havacılık sektörü, hâlihazırda yaklaşık

5,1 milyon kişiye istihdam yaratıyor ve

AB’nin GSYİH’nin yaklaşık yüzde 2,4’üne

denk gelen, 365 milyar avro tutarında

bir katkı sağlıyor

6

. Küresel ekonomik

ve finansal krize rağmen, küresel hava

taşımacılığının 2030 yılına kadar yıllık

yüzde 5 civarında büyüyeceği öngörü-

lüyor. Hava trafiğinde yaşanan önemli

artışla beraber, güvenlik konusu yolcular

için endişe teşkil ediyor. Bu bağlamda

AB, Tek Avrupa Hava Sahası projesinin

uygulanması yoluyla, Avrupa’yı dünya-

daki en güvenli hava alanı haline getir-

meyi planlıyor. Sektörün tüm ekonomik

potansiyelinden faydalanmak amacıyla

Komisyon, AB havacılık politikasının

birçok önemli yönü üzerinde kararlılıkla

mesai harcıyor.

Türk Havacılık Politikası

Türkiye’deki ilk havacılık faaliyetleri,

1912 yılında İstanbul’un dışında bulunan

Sefaköy’de başladı. Türk sivil havacılığı-

nın kurumsal temelleri ise, 1925 yılında

Türk Hava Kurumu (THK) ile atıldı ve bu

hususta, ilk sivil hava taşımacılığı, Türk

Hava Postaları adıyla 1933 yılında ça-

lışmalarına fiilen başladı. Cumhuriyet’in

kuruluşunun 10’uncu yılı kutlamaları

kapsamında, Havayolları Devlet İşletme

İdaresi, Türkiye’de sivil havacılığı geliş-

tirmek ve sivil hava yollarının gelişimine

katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Söz

konusu birim1987 yılında Sivil Havacılık

Dairesi Başkanlığı tarafından yeniden