Page 6 - İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi - Mayıs - Haziran 2012

Basic HTML Version

50’nci Olağan Genel Kurulu’muzun yapıldığı
Haziran ayına özel olarak hazırladığımız İKV
Dergi’nin bu sayısını, ağırlıklı olarak İKV’ye
ayırdık. Vakfımız 1965 yılında kurulduğundan
bu yana Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin farklı aşamalardan
geçtiğine tanıklık etmiştir. Gerek ilişkilerin ivme kazanarak ilerlediği
gerekse siyasi veya ekonomik sorunlar nedeniyle soğuma dönemini
girdiği dönemlerde İKV, süreci yakından izlemeye devam etmiş,
çalışmalarını hız kesmeden sürdürmüştür.
Genel Kurul’un açılış konuşmalarında İKV Yönetim Kurulu
Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu’nun da belirttiği üzere, 49. Genel
Kurulu’muzun gerçekleştirildiği Haziran 2011’den bu yana geçen süre
içinde Türkiye-AB müzakerelerinde durağanlık devam etmiştir. Ancak
bu süreçte ortaya atılan pozitif gündem girişimi ilişkilerin yeniden ivme
kaydetmeye başlamasını sağlamaya yönelik bir adım olmuştur. Pozitif
gündem kapsamında ortak çalışma grupları oluşturulması ve vize ve göç,
enerji, dış politika ve güvenlik gibi konularda işbirliğinin geliştirilmesi,
ilişkilerin soğumasını engellemenin bir yolu olarak görülmesi
gereklidir. Pozitif gündem kadar, Fransa’da Nicholas Sarkozy’nin yerine,
cumhurbaşkanlığına François Hollande’ın seçilmesi de kayda değer
önemli bir gelişmedir. Sarkozy’nin 5 yıllık cumhurbaşkanlığı süresinde
koruyabildiği en istikrarlı duruşun Türkiye karşıtlığı olduğu göz önüne
alındığında, yeni dönemde François Hollande’ın Türkiye’nin AB üyeliğinin
güçlü bir destekçisi olduğunu söylemek şu aşamada iyimser bir tahmin
olacaktır. Ancak Hollande döneminde Türkiye’nin AB katılım sürecinin
daha gerçekçi bir zeminde tartışılmasını beklemek doğru olacak
bir tavırdır. İKV geçtiğimiz süre içinde, 2006 yılından beri sancılı bir
döneme giren Türkiye’nin AB müzakere sürecinde ilerleme kaydedilmesi,
müzakereye açılan fasılların ekonomi ve sektörler üzerindeki etkileri,
açılması muhtemel olan fasılların olası etkileri, gümrük birliğinin işleyişi
ve Türk vatandaşlarının AB üyesi devletlerdeki vize sorunu gibi konular
üzerinde yoğunlaştırmıştır. Bu çerçevede 2010 tarihinde başlatın “Vize
Şikâyet Hattı” projesi kapsamında çalışmalara devam edilmiş ve Türk
vatandaşları için AB ülkeleri tarafından ortaklık hukukuna aykırı olarak
uygulanmaya devam eden vizenin olumsuz etkileri ortaya koyulmuştur
Bu çerçevede, “Türkiye ve AB: Ortak Geleceğimizi Konuşmak” başlıklı
proje çerçevesinde düzenlenen toplantılar ile son dönemde Türkiye,
Avrupa ve komşu coğrafyalarda meydana gelen güncel gelişmeler,
konunun uzmanları tarafından masaya yatırılmıştır. Tunus’tan başlayan
ve tüm Kuzey Afrika ile Ortadoğu’yu etkisine alarak hem yayıldığı
coğrafyada hem de ülkemizde ve Avrupa Birliği’nde önemli politika
değişikliklerine yol açan “Arap Baharı: Değişen Ortadoğu Ekseninde AB
ve Türkiye” ile, AB’nin borç krizi, Ekonomik ve Parasal Birliğin geleceğinin
analiz edildiği “Ekonomik ve Parasal Birliği Yeniden Yapılandırmak”
başlıklı toplantılar, söz konusu projenin ilk iki adımını oluşturmaktadır.
“Türkiye ve AB: Ortak Geleceğimizi Konuşmak” projesi, AB ve Türkiye’nin
geleceğine yönelik olarak enerji, çevre, göç gibi farklı temaların ele
alınacağı toplantılar ile önümüzdeki dönemde de devam edecektir.