43
munda değil, Hollanda toplumundaki Türk-Hollandalı vatan-
daşlarımızın da katkılarını çok önemsiyoruz. Onların Hollan-
da kültürüne ve toplumuna olan ciddi katkıları yadsınamaz.
Bu yılın sonunda hangi hedefleri gerçekleştirmiş olmayı
bekliyorsunuz?
Öncelikle, Hollanda hakkındaki yanlış bilgilerin gide-
rilmesini ve ülkemizin daha iyi tanınmasını amaçlıyoruz. Ör-
neğin “Kopenhag, Hollanda’nın başkentidir” diyen kalma-
sın! Hollanda, Türkiye’de futbol dışındaki kültürel yönleriy-
le de tanınsın. Hatta kültürel faaliyetler o kadar yoğun ve
ilgi çekici ki bir tanıdığım, “içinde Hollandalı bir sanatçının
olmadığı bir sergiye gidemez olduk” diye şakalaştı. Sadece
Hollanda’nın iyi yönlerini de ön plana çıkarmak değil, ülke-
mizin “dürüst” bir şekilde ortaya koyulmasını amaçlıyoruz.
Örneğin bir grup Türk gazeteci için Hollanda’ya gezi düzen-
ledik ve istedikleri her türlü soruyu sorabilecekleri bir etkin-
lik olsun istedik. Bunun yanı sıramimari alanında 400. yıl ve-
silesiyle başlattığımız iş birliğinin uzun vadeli olmasını isti-
yoruz.
Aynı şekilde bisiklet gezilerinin “bisiklet kültürüne” dö-
nüşmesi arzusunu taşıyoruz. Bu, hiç de imkânsız değil! Üstelik
İstanbul trafiğinde bisiklet yollarına daha fazla altyapı yatırı-
mı yapılması ve daha az aracın trafiğe çıkması çok daha iyi bir
gelecek anlamına da geliyor. Yine, 400. yıl aracılığıyla temel-
lerini attığımız kurumsal iş birliklerinin bir yıl ile sınırlı kalma-
ması ve iş birliğinin gelecekte farklı etkinliklerle sürdürülmesi-
ni temenni ediyoruz.
Sizce “Avrupa kültürü”nedir? Bunda Avrupa Birliği’nin katkı-
ları ve Türkiye’nin “katma değeri”nedir?
Avrupa kültürü deyince, farklı Avrupa ülkelerinin ben-
zersiz gelenek ve tarzlarının -sadece Avrupa ülkeleriyle de
sınırlandırmamak lazım- ve dışarıdan gelen etkilerin şekil-
lendirdiği, son derece zengin ve çeşitlilikleri barındıran kül-
türler toplamından bahsediyoruz.
Hollanda olarak, çok kül-
türlü bir tarihe sahibiz. Örneğin Amsterdam’da dünyanın çe-
şitli yerlerinden gelen 170’in üzerinde farklı milliyete sahip
insanlar, kendilerini şehirde ifade etme şansına sahip olu-
yor.
Avrupa olarak çeşitliliği yüceltiyoruz; bunun toplumla-
ra dinamizm ve açıklık kattığını düşünüyoruz.
Geçmişte de,
bugün de Türk kültürünün AB kimliğine ve kültürüne, hem
Türkiye’deki vatandaşlarla hem de Avrupa’nın farklı ülkele-
rindeki, Hollanda, Almanya, Fransa ve İskandinav ülkelerin-
deki Türk vatandaşları aracılığıyla değerli katkılar sağladığı-
nı biliyoruz.
Bu durumdan, geniş ölçekte fayda sağlıyoruz.
Hollanda’daki Türk-Hollandalı vatandaşların başarılarından
gurur duyuyoruz. Bu, bizim için büyük bir zenginlik. Bu saye-
de, hem orada hem burada “evimde” hissediyorum!
İstanbul Modern ve Pera Müzesi’ndeki sergiler çok ziyaretçi çekti, Salt’taki sergiler ise yıl boyunca sürecek.
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Vermeer ve Rembrandt sergileri de çok ilgi çekti zira bu iki
sergiyle, Vermeer ve Rembrandt’ın eserleri Türkiye’de ilk kez kapsamlı olarak resim severlerle buluştu.