Page 30 - İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi - Mayıs - Haziran 2012

Basic HTML Version

İ N C E L E M E
28
19
65
Müdürlüğü İklim Değişikliği Daire Başkanlığı tarafından ha-
zırlanan, İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı (2011-2023)
yayımlanmıştır. Eylem Planı, Mayıs 2010 tarihli ve Yüksek
Planlama Kurulu tarafından onaylı Ulusal İklim Değişikli-
ği Strateji Belgesi’nin uygulanmasına yönelik olarak hazır-
lanmıştır. Buna göre, Planı’nın yapısı, (a) sera gazı emisyon
kontrolü (enerji, sanayi, ulaştırma, binalar, atık, tarım, arazi
kullanımı ve ormancılık, emisyon kontrolünde sektörler ara-
sı ortak konular) ve (b) iklim değişikliğine uyum (su kaynak-
ları, tarım ve gıda güvenliği, ekosistem hizmetleri, biyolojik
çeşitlilik ve ormancılık, doğal afet risk yönetimi, insan sağlı-
ğı, iklim değişikliğine uyumda sektörler arası ortak konular)
olarak şekillenmiştir.
Türkiye’deki uyum çalışmaları, yasal düzenlemenin
yanında ayrıca mali destek kapsamında yürütülen projelerin
ve çevre korumaya adanan sektörel harcamaların profiliyle
de kısa dönemli okunabilir. Mayıs ayında AB Bakanlığı Mali
İşbirliği Başkanlığı’nda gerçekleşen ‘Çevre ve İklim Değişikli-
ği Sektörel İzleme Alt Komitesi’ toplantısında Merkez Finans
ve İhale Birimi’nin (CFCU) son döneme ait projelerinin de-
ğerlendirilmesi yapılmıştır. Çıkan sonuçta, idari yapılanma-
daki yeniliklerden dolayı yaşanan tıkanıkların proje süreçle-
rine yansıdığı göze çarpmaktadır. Gerek özel, gerekse kamu
harcamalarında öncelikler arasına girmesi gereken çevrenin
önemi bir kez daha görülmektedir. 2010 yılındaki kamu sek-
töründe yapılan harcamalar toplamda 9, 86 Milyar TL olarak
hesaplanmıştır. (Bkz. Tablo 3)
Türkiye’nin orta vadeli hedefleri AB uyum sürecine
olumlu etki edecek şekilde hazırlandığı ve Eylem Planı’nın
amacının çevre ve iklim değişikliği ile uyumlu sektörlerin ya-
ratılması olduğu belirtilerek, plan umut verici olarak göste-
rilmektedir. Ancak, özellikle AB’nin ve uluslararası platfor-
mun doğru politikalarına paralel olması beklenmelidir. İlgi-
li paydaşlarla birlikte çalışılması hedeflere ulaşmada son de-
rece önemli olduğu hatırlatılmalıdır.
AB: İDEAL ÇÖZÜMMERKEZİ Mİ?
AB’nin tüm politika alanlarında olduğu gibi, AB çevre
politikalarını incelerken de dönemsel sırayla bakmak gere-
kebilir. Belirttiğimiz gibi, 1950’li yılların getirisi olarak eko-
nomik kaygılar ve Ortak Pazar düşüncesi etrafında çevre po-
litikaları Birlik içinde çok popüler değildi. Bu durum ülkele-
rin ulusal programlarına da pek yansımamıştı. 1970’li yıllar-
dan başlayan çevre sorunları ve 1980’li yıllarda kurulan hu-
kuki alt yapının hazırlanıp uygulamaya konulması, mevcut
durumdaki eksikliklerin giderilmesinde ve gelecek program-
ların hazırlanmasında önemarz etmektedir. AB’nin çevre ko-
rumada ideal çözüm yeri olması adına son derece önem-
li olan kurumsal ve hukuki alt yapısı mevcuttur. Birçok ko-
nuda olduğu gibi, AB’nin yumuşak gücü çevre politikaların-
Tablo 4. 2011 İlerleme Raporu Sonrası Çıkarılan Yasal Düzenlemeler
Hava Kirliliği
Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik (RG. 25.04.2012, No. 28274); Sera Gazı Emisyon
Azaltımı Sağlayan Projelere İlişkin Sicil İşlemleri Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ
(RG.22.10.2011, No. 28092); Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin İthaline İlişkin Tebliğ (RG. 30.12.2011,
No. 28159); Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin İthalatı ve Kullanılması ile ilgili 2012/2 Sayılı Genelge (RG.
04.01.2012); Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik (RG. 13.04.2012, No. 28263)
Kimyasallar
Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Kimyasalların İthalat Denetimi Tebliği
(RG. 30.12.2011, No. 28158)
Atık
Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nde Değişiklik (RG. 03.12.2011)
Su
Su Yönetimi Koordinasyonu Kurulu ile ilgili 2012/7 Sayılı Başbakanlık Genelgesi (RG. 20.03.2012,
No. 28239); Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik
(RG. 07.04.2012, No. 28257)