İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Mayıs 2023

64 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ verilerle birleşerek bilincinde bir iz bı - rakıyor. Buna da algılama diyoruz. Yani bu imge bizde, bizim bilinci - mizde değildir, bizim gerçeğimizden yola çıkarak oluşmuştur ama başka - sının bilincindedir, kendisi tarafından oluşturulmuştur. Ben değişsem dahi onun kafasındaki imaj -en azından bir süre daha- yaşamaya devam edecektir. Bu durumda, değişmek önemli ama karşı tarafın bilincinin yeni imgelere açık olması da çok önemli. Peşin hükümler ve önyargılar -ne yazık ki- bir kez oluştuktan sonra etra - fımızdaki şu karmaşık dünyadaki temel navigasyon araçları hâline geliyorlar. İnsanlar yapmak için çok güçlü sebep - leri yoksa kolay kolay onlardan vazgeç - miyorlar, onları değiştiremiyorlar. Peşin hükümler ve ön yargıları de - ğiştirmek için parlak posterler, slogan - lar ve harika nutuklar kısacası sözler yetmiyor. Ancak ciddi, olumlu ve sü - rekli olumlu eylemler, olaylar değişik - liklere yol açabiliyor. AB özeline gelirsek, şu bir gerçek ki, AB vatandaşlarının ve siyasi elitinin çoğunluğu Türkiye’ye hayır demeyi sürdürdükçe tam üyeliğimiz gerçekleşemez. Yani, AB yönetimlerini ve kamuoylarını ikna etmek, Türkiye açısından aşılması gereken bir sorundur ama aşılabilir bir sorundur. Türk siyaseti reformları başlatır, AB siyaseti de kamuoylarının rüzgârına kapılmak yerine, ona yön verecek cesareti gösterirse aşılabilecek bir sorundur bu. AB vatandaşlarının ve siyasi elitinin çoğunluğu Türkiye’ye hayır demeyi sürdürdükçe tam üyeliğimiz gerçekleşemez. BRÜKSEL’DEN BAKINCA

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=