İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Mayıs 2023
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ İKV’den ,den İKV’den ,den M ayıs ayına girerken, 14 Mayıs’ta yapılacak se - çimler sebebiyle Türkiye gündemi son derecede ha - reketli. Cumhurbaşkanlığı ve parlamen - to seçimleri aynı anda yapılacak. Parla - mentoda yer almak için yarışan siyasi partiler arasında milletvekilliği dağılımı belirlenecek. Cumhurbaşkanlığı seçim - lerine katılan adaylar arasında, kimse %50+1 oy alamazsa seçimler ikinci tura kalacak. İkinci tura kalması hâlinde ise cumhurbaşkanlığı seçimi 28 Mayıs’ta yapılacak. Dolayısıyla, bizleri oldukça kritik bir süreç bekliyor. Temennimiz, seçimlerin huzurlu bir ortam içinde yapılması ve gerek seçim kampanyaları döneminde gerekse seçim sırasında ve akabinde adil, özgür ve güvenli koşulla - rın tesis edilmesi… AB ile ilişkilerin geleceği, seçimler sonrasında kurulacak yeni hüküme - tin en önemli gündem maddelerinden birisini oluşturacak. Tabi ki öncelikle ekonomik durumun düzeltilmesine yö - nelik adımlar atılması, hayat pahalılığı ile mücadele edilmesi, enflasyonun kon - trol altına alınması ve faiz oranlarının küresel ekonomide gelişmeleri dikkate alarak düzenlenmesi gibi konuların ele alınması gerekecek. Bununla birlikte küresel gündem ve AB, en önde yer alan konu başlıkları olacak. AB üyelik hedefi - miz doğrultusunda reformların devreye sokulması, Kopenhag Kriterleri’ne uyu - ma yönelik adımlar atılması ve özellik - le AB’nin ikiz öncelikleri olan dijital ve yeşil dönüşümü dikkate alarak mevzuat ve standart uyumunun hızlandırılması gerekiyor. AB ile ilişkilerimiz uzunca bir sü - redir derin dondurucuda bekliyor. Bu - nun yanında ilişkiler sabit durmuyor. İlişkileri canlandırmadıkça ve işlerlik kazandırmadıkça geriye düşme, zemin kaybetme ve yıpranma kaçınılmaz. AB-Türkiye ilişkilerini güncellememiz ve canlandırmamız büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, AB ile Türkiye arasında - ki makas daha da açılacak. Türkiye, AB süreçlerinden dışlanırken AB dışı alana kayacak. Gümrük Birliği gibi AB-Türkiye ilişkilerini her daim sıcak tutan araç ve ilişki biçimlerinin de güncellenmesi ve hızla değişen küresel ve bölgesel koşul - lara uyumlu bir şekilde modernize edil - mesi gerekiyor. Son yıllarda, hızlı gelişmeler ve tek - tonik alt-üst oluşlar yaşadık. 2015-2016 yıllarındaki Suriye mülteci krizi sonra - sında yaşadığımız COVID-19 krizi, sağ - lık sistemlerini zorlarken ekonomiyi ya - vaşlattı ve küresel tedarik zincirlerinin aksamasına neden oldu. Aynı süreç için - de dijitalleşme hızlandı ve eğitimden iş yaşamına kadar hayatımızın içine girdi. Dijital beceriler, güvenli ve hızlı internet erişimi ve siber güvenlik gibi konular iyice ön plana çıktı. Bunun yanında son örneklerini ChatGPT gibi uygulamalarda gördüğümüz yapay zekâ kullanımları - nın da hızla arttığını gördük. Dünya yeni bir çağa doğru dört nala ilerlerken, üze - rinde yaşayan biz insanlar ise bu hızlı değişme tam olarak ayak uyduramadık. 20’nci yüzyıl kalıpları ve değerleri ile bu yeni dünyayı yorumlamaya ve anlama - ya çalışıyoruz. Görünen o ki eğitimden, siyasete, üretimden tarıma kadar her alanda var olan sistemler hızla yerlerini yeni anlayışlara bırakacak. Bu süreci iyi yönetmek için siyaset kurumuna büyük iş düşüyor. Katılımcı ve paylaşımcı bir siyaset anlayışı gerekiyor. Bu düşüncelerle sizleri yine gün - demi yakalayan haber ve yazılarla baş başa bırakıyoruz. Seçim döneminin umut, refah ve esenlik müjdeleyen so - nuçlar getirmesi ümidiyle iyi okumalar dileriz.
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=