İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Mart 2023
67 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ sı hasta olmadığı anlamına gelmez” özdeyişinin ima ettiği gibi de ortada -henüz- fazla can yakmayan ama so - runu tanımamıza yetecek miktarda olumsuz gösterge olduğu söylenebi - lir. Kısaca sıralamaya çalışayım: Sanayi bazında gerileme: Enerji fi - yatlarındaki veya ücretlerdeki artış ya da başka dışsal nedenlerle reka - bet gücünün kaybı makro düzeyde. Makro düzeyde bu kayıp, milyarlık rakamlar ya da yüzdelerle ifade edi - lirken, yerel ve mikro düzeyde ise kayıplar fabrikaların ve firmaların • işçi çıkarması, çalışma saatlerini azaltması ya da tamamen kapan - ması şeklinde tezahür etmekte ve bireysel düzeyde dramatik sonuçlar doğurabilmektedir. Sanayi bazında - ki bu kayıplar, sonuç olarak toplum - sal refah ve zenginliği yaratan ana unsurların kaybolması anlamına gelmektedir. Nitelikli iş gücü açığı: Hemen her sektörde nitelikli iş gücü açığı artar - ken, sendikaların tatil günlerinin ar - tırılması talebi hâliyle yadırganmak - tadır. Her yıl, emekli olarak işgücü • piyasasından ayrılanların sayısı iş - gücü piyasasına giren diplomalıların (meslek okulları ve üniversiteler) 300 bin kişi daha fazladır. Hâl böy - leyken Z kuşağı, özel hayat – çalışma hayatı dengesi için haftada dört gün çalışmanın yeterli olacağı inancıyla büyümektedir. Demografik sorunla iç içe geçmiş bu hiç sonu gelmeye - cek “yüksek refah toplumu” algısı yüzünden, 2020 yılında bir emekli - ye karşılık iki çalışan oranı, sadece sene sene sonra 2030 yılında bire karşı 1,7’ye düşecektir. Sağlık sigor - taları ve bakım fonları, milyarlarca zarardadır. Hiçbir sosyal sigorta sisteminin bu rakamlarla, sağlık - lı biçimde işlemeye devam etmesi mümkün değildir. Bazı Alman hava alanlarının, Türkiye’den nitelikli iş gücü aradıklarını medyada izlemiş - sinizdir. Tabii ki Alman bürokrasisi yüzünden yüzlerce işçiye ihtiyaç varken, sadece dört kişinin kabul edildiğini de. Bir başka deyişle, Al - manya bu sorununu aşmasına yar - dımcı olacak bir göçmen politikası da geliştirememektedir. Altyapı yıpranıyor: Alman yerel medyasını izlerseniz havaalanla - rından, sistemlerdeki arızaya bağlı uçuş iptali haberlerine, o meşhur otoyolların aylarca kapalı kaldığını söyleyen ya da şehir içinde onarı - mı uzayan yollar nedeniyle tıkanan trafik haberlerine giderek daha sık rastlandığını görürsünüz. Eğitim sistemindeki aksaklıklar: En büyük sorun, emekli olanların yerini alacak yeterince öğretmen yetişmiyor gibi görünse de asıl sorun ilk öğretimden başlayarak her seviyede öğrencilerin performansındaki genel düşüştür. Yukarıda sıraladıklarımın yanı sıra, artan bürokrasi; yönetimin dijitalleş - mesinin çok yavaş ilerlemesi; güneş ve rüzgâr enerjisine geçişte Çin’e olan bağımlılık ve genel bütçede faiz öde - melerinin artışı (yani borç düzeyinin artışı) ve bu artışın yarıdan fazlasının son beş yılda yaşanmış olması çok ciddi •
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=