Previous Page  82 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 82 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

80

BRÜKSEL’DEN BAKINCA

Yeni alanların Gümrük Birliği mo-

deline eklemlenmemesi bizce de uygun

bir öneridir, çünkü -adı üstünde- güm-

rük vergileriyle korunan ve sınırlardan/

gümrüklerden fiziken geçiş yapması ge-

reken “malların” dolaşımının karşılıklı

serbestleştirilmesini öngören bir mo-

deldir. Oysa hizmetler alanında koruma,

gümrüklerde gümrük vergileri ile değil

çok farklı usullerle yapılıyor ve bu alan-

ların serbestleştirilmesi gümrük birliği

konsepti içinde çözülmesi mümkün ol-

mayan zorluklar içeriyor. Bana kalırsa

analizi hazırlayanlar da bu bilgiye haiz-

dir ve bu opsiyonu sadece olamayacağını

göstermek üzere çalışmaya dahil ettiler.

Raporun bulgularını rakamsal ola-

rak özetlemeden önce şu hususun al-

tını çizmek istiyorum. AB etki analizi

özünde “bu uygulama AB’yi nasıl etkiler,

AB bu konuya nasıl bakar” soruları çer-

çevesinde hazırlanmış olsa da zaman

zaman “…olaya bir de Türkiye açısından

bakarsak” diye başlayan değerlendirme-

ler içeriyor. İşte bu değerlendirmeler

Gümrük Birliği’nin Türk sanayiini dö-

nüştürücü rolünü bizim ABEA’ye göre

çok daha doğru biçimde saptıyor ve

Gümrük Birliği, global

ekonomik iklimin

kalbinin serbest

ticaret diye attığı bir

dönemde gerçekleşti.

Yani zamanlama

mükemmeldi. (Oysa

ne yazık ki bu defa pek

öyle değil!)