İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
79
cephesi de kendi açıla-
rından Gümrük Birliği’nin
modernleştirilmesinin
kendilerini nasıl etkileyeceğini anlama-
ya, hesaplamaya çalışıyordu. Onlar da
hemen hemen aynı zamanda tamamla-
mak üzere kendi etki analizlerini hazır-
ladılar ancak bizden farklı olarak sadece
temel bulguları değil çalışmanın tama-
mını kamuoyuyla paylaştılar.
AB Komisyonu Tarafından Yaptı-
rılan “Study of the EU-Turkey Bilate-
ral Preferential Trade Framework,
Including the Customs Union, and an
Assessment of Its Possible Enhance-
ment” Başlıklı Etki Analizi (ABEA)
ABEA’nın bizim etki analizimizden
ilk farkı daha derin bir analiz olması.
Bunu sadece sayfa sayısına bakarak
söylemiyorum (Ana metinler: 14 say-
faya karşılık 238 sayfa). Yine ekonomi
bakanlığımızın etki analizinden farklı
olarak ABEA’nın sosyal etki, çevresel
etki, mevzuat etkisi, kurumsal etki ile in-
san hakları üzerindeki etkiler gibi bizde
olmayan bölümleri var.
ABEA’da iki senaryo/opsiyon değer-
lendirilmiş. Birincisinde mevcut Güm-
rük Birliği’nin içeriği aynı kalarak (yani
sadece sanayi mallarını kapsayarak)
güçlendirilmesi (yani eksiklerinin gi-
derilmesi, hatalı yönlerinin düzeltilme-
si) ve tarım, balıkçılık, hizmetler, tarife
dışı engeller ve kamu alımlarının yeni
bir serbest ticaret anlaşmasıyla (STA)
düzenlenmesi öngörülürken ikinci op-
siyonda Gümrük Birliği’nin yerine ge-
çecek ve sanayi malları dahil tüm alan-
ları kapsayacak yeni kapsamlı bir STA
imzalanması. İkinci opsiyonda Gümrük
Birliği’nin STA’ya dönüştürülmesiyle
sanayi malları açısından bir nevi sil
baştan durumu hasıl olacaktır, ama öte
yandan da Türkiye dış ticaret politikası
bakımından bir nevi AB’den bağımsızlık
kazanmış olacaktır. Ben kendi adıma bu
geri dönüşün firmalarımıza çok büyük
zorluklar ve yüksek maliyetler getirece-
ğine inanıyorum ama tercihin kâr-zarar
hesabıyla değil siyaseten yapılabileceği-
ni de unutmayalım.




