Previous Page  19 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 19 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

17

yükselen aşırı sağ hareketler ve Polonya

ile Macaristan gibi bazı üye devletlerde

baş gösteren AB değerlerinden kopuş,

AB’nin geleceğini tehdit ediyor.”

“Kısa Zamanda Çok Hızlı

İlerleme, AB’de Uyum

Sorunlarına Yol Açtı”

İKV Başkanı Zeytinoğlu, AB’nin gide-

ceği yolda önemli bir kavşakta olduğu-

nu belirterek, Komisyonun hazırladığı

belgenin öncelikle Üye Devlet liderleri

tarafından ele alınması ve daha sonra

başlayacak olan Avrupa’nın geleceği hak-

kındaki tartışma sürecine bir başlangıç

teşkil etmesinin planlandığını söyledi.

Zeytinoğlu, AB’nin bu dönüşüm süreci-

nin bir aday ülke olarak Türkiye’yi çok

yakından ilgilendirdiğini söyleyerek söz-

lerini şöyle devam etti:

“Avrupa Komisyonu Başkanı Junc-

ker, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı

konuşmada, Avrupa’nın geleceğine iliş-

kin Beyaz Kitap’ı açıkladı ve 2025 yılına

kadar AB için gerçekleşebilecek 5 farklı

senaryoyu ortaya koydu. Buna göre:

1. AB’nin mevcut şekliyle yani parçalı

yapısı ile devam etmesi,

2. AB’nin daha gevşek bir İç Pazara

indirgenmesi ve mevcut şekilde avro ile

Schengen alanı gibi derin ve ortak poli-

tikaların terk edilmesi,

3. İstekli üyelerin savunma, güvenlik,

sosyal politika gibi alanlarda daha ileri

entegrasyona gidebileceği çok katmanlı

bir modele dönüşmesi,

4. AB’nin müdahil olduğu konuların

azaltılması; ancak bu konularda daha

etkili olmasının sağlanması... Örneğin Av-

rupa Telekom İdaresi, Terörle Mücadele

Ajansı gibi yeni birimlerin oluşturulması,

5. AB’nin daha da entegre ve derin bir

Birlik haline gelmesi ve üye devletlerin

daha fazla egemenlik paylaşarak, ortak

politikalarını çoğaltması.

Çok Katmanlı Bir Avrupa

Bu senaryolardan 1, 2 ve 5 numaralı

olanlar şu anda pek mümkün gözükmü-

yor. AB’nin bu haliyle hiçbir değişim ve

uyum olmadan devam etmesi mümkün

değil ama aynı şekilde bugüne kadarki

önemli kazanımlarını bir kenara atarak

sadece bir İç Pazara indirgenmesi de

mümkün gözükmüyor. Benzer şekilde,

AB’de artan AB şüpheciliğini, ekonomik

sorunları ve egemenlik devrine yöne-

lik milliyetçi tepkileri dikkate alırsak,

AB’nin derin entegrasyonu iddialı bir

şekilde yeni hedeflere taşımasının da çok

olası olduğu söylenemez. Bu durumda

3’üncü ve 4’üncü senaryolar öne çıkıyor.

Yani AB’nin tüm üyelerinin değil ama

istekli bir ülkeler grubu ile ileri entegras-

yona devam etmesi, ortak savunma poli-

tikası ve maliye politikası gibi hedeflere

doğru ilerlemesi veya 4’üncü senaryoda

görüldüğü gibi AB’nin başarılı olmayan

bazı politikalara müdahil olmayı bıra-

karak, daha az sayıda alanda daha etkili

olmayı hedeflemesi. Benim tahminim

daha sıkı bir şekilde entegre olmuş bir

iç halka ve bunun dışında daha gevşek

bir dış halkadan oluşan çok katmanlı bir

Avrupa modeli oluşacağı yönünde.”

“Yeni Avrupa’da Yer Almak için

Gerekli Ön Hazırlıkları Yapalım”

İKV Başkanı Zeytinoğlu, AB süreci-

nin Maastricht Antlaşması ile 1993’ten

başlayarak son derece hızlı bir atılım ger-

çekleştirdiğini ifade ederek, bugün barış,

güvenlik ve refah olarak özetlenebilecek

kazanımlarının savaş ve yokluk dene-

yimlerini hiç yaşamamış yeni nesiller

tarafından kıymetinin bilinmediğini be-

lirtti. Başkan Zeytinoğlu sözlerine şöyle

devam etti:

“AB 25 yıl gibi kısa bir sürede çok hız-

lı bir entegrasyon sürecini gerçekleştirdi.

Ancak bu kadar kısa sürede, bu denli

iddialı hedeflerin gerçekleştirilmesine

çalışılması, hazım ve uyum sorunlarına

yol açtı. Milliyetçi ve korumacı refleks-

ler bugün AB’nin kazanımlarını tehdit

ediyor. Türkiye gibi AB adayı bir ülke

olarak AB’deki gelişmeleri çok yakından

takip etmeliyiz. Türkiye’nin AB Uzmanı

İKV de bu süreci çok yakından izliyor,

analiz ve yorumları ile kamuoyunun ay-

dınlatma görevini yerine getiriyor. İKV

olarak AB’nin iki katmanlı bir yapıya

evrileceğini düşünüyoruz. Bu durumda,

Türkiye’nin bu yenilenen AB’de kendi-

ne bir yer bulacak şekilde stratejilerini

gözden geçirmesi gerekecektir. AB’nin

bu çok katmanlı kurumsal yapısı net bir

şekilde ortaya çıkınca Türkiye’nin de

bu yapıda yer almak için adım atması

gerekecek. Bu sebeple, AB ile ilişkilerin

sona erdiği ya da tam üyelik hedefinin

ortadan kalktığı gibi bir yanılsamaya

kapılmayalım. AB’deki gelişmelerden

ümitsizliğe kapılmayalım. Bugüne kadar

yaptığımız gibi sabırla ve kararlılıkla

AB uyum sürecine devam edelim. Yeni

Avrupa ortaya çıktığında, bu Avrupa’da

yer alabilmek için gerekli ön hazırlıkları

yapalım.”