İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
17
yükselen aşırı sağ hareketler ve Polonya
ile Macaristan gibi bazı üye devletlerde
baş gösteren AB değerlerinden kopuş,
AB’nin geleceğini tehdit ediyor.”
“Kısa Zamanda Çok Hızlı
İlerleme, AB’de Uyum
Sorunlarına Yol Açtı”
İKV Başkanı Zeytinoğlu, AB’nin gide-
ceği yolda önemli bir kavşakta olduğu-
nu belirterek, Komisyonun hazırladığı
belgenin öncelikle Üye Devlet liderleri
tarafından ele alınması ve daha sonra
başlayacak olan Avrupa’nın geleceği hak-
kındaki tartışma sürecine bir başlangıç
teşkil etmesinin planlandığını söyledi.
Zeytinoğlu, AB’nin bu dönüşüm süreci-
nin bir aday ülke olarak Türkiye’yi çok
yakından ilgilendirdiğini söyleyerek söz-
lerini şöyle devam etti:
“Avrupa Komisyonu Başkanı Junc-
ker, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı
konuşmada, Avrupa’nın geleceğine iliş-
kin Beyaz Kitap’ı açıkladı ve 2025 yılına
kadar AB için gerçekleşebilecek 5 farklı
senaryoyu ortaya koydu. Buna göre:
1. AB’nin mevcut şekliyle yani parçalı
yapısı ile devam etmesi,
2. AB’nin daha gevşek bir İç Pazara
indirgenmesi ve mevcut şekilde avro ile
Schengen alanı gibi derin ve ortak poli-
tikaların terk edilmesi,
3. İstekli üyelerin savunma, güvenlik,
sosyal politika gibi alanlarda daha ileri
entegrasyona gidebileceği çok katmanlı
bir modele dönüşmesi,
4. AB’nin müdahil olduğu konuların
azaltılması; ancak bu konularda daha
etkili olmasının sağlanması... Örneğin Av-
rupa Telekom İdaresi, Terörle Mücadele
Ajansı gibi yeni birimlerin oluşturulması,
5. AB’nin daha da entegre ve derin bir
Birlik haline gelmesi ve üye devletlerin
daha fazla egemenlik paylaşarak, ortak
politikalarını çoğaltması.
Çok Katmanlı Bir Avrupa
Bu senaryolardan 1, 2 ve 5 numaralı
olanlar şu anda pek mümkün gözükmü-
yor. AB’nin bu haliyle hiçbir değişim ve
uyum olmadan devam etmesi mümkün
değil ama aynı şekilde bugüne kadarki
önemli kazanımlarını bir kenara atarak
sadece bir İç Pazara indirgenmesi de
mümkün gözükmüyor. Benzer şekilde,
AB’de artan AB şüpheciliğini, ekonomik
sorunları ve egemenlik devrine yöne-
lik milliyetçi tepkileri dikkate alırsak,
AB’nin derin entegrasyonu iddialı bir
şekilde yeni hedeflere taşımasının da çok
olası olduğu söylenemez. Bu durumda
3’üncü ve 4’üncü senaryolar öne çıkıyor.
Yani AB’nin tüm üyelerinin değil ama
istekli bir ülkeler grubu ile ileri entegras-
yona devam etmesi, ortak savunma poli-
tikası ve maliye politikası gibi hedeflere
doğru ilerlemesi veya 4’üncü senaryoda
görüldüğü gibi AB’nin başarılı olmayan
bazı politikalara müdahil olmayı bıra-
karak, daha az sayıda alanda daha etkili
olmayı hedeflemesi. Benim tahminim
daha sıkı bir şekilde entegre olmuş bir
iç halka ve bunun dışında daha gevşek
bir dış halkadan oluşan çok katmanlı bir
Avrupa modeli oluşacağı yönünde.”
“Yeni Avrupa’da Yer Almak için
Gerekli Ön Hazırlıkları Yapalım”
İKV Başkanı Zeytinoğlu, AB süreci-
nin Maastricht Antlaşması ile 1993’ten
başlayarak son derece hızlı bir atılım ger-
çekleştirdiğini ifade ederek, bugün barış,
güvenlik ve refah olarak özetlenebilecek
kazanımlarının savaş ve yokluk dene-
yimlerini hiç yaşamamış yeni nesiller
tarafından kıymetinin bilinmediğini be-
lirtti. Başkan Zeytinoğlu sözlerine şöyle
devam etti:
“AB 25 yıl gibi kısa bir sürede çok hız-
lı bir entegrasyon sürecini gerçekleştirdi.
Ancak bu kadar kısa sürede, bu denli
iddialı hedeflerin gerçekleştirilmesine
çalışılması, hazım ve uyum sorunlarına
yol açtı. Milliyetçi ve korumacı refleks-
ler bugün AB’nin kazanımlarını tehdit
ediyor. Türkiye gibi AB adayı bir ülke
olarak AB’deki gelişmeleri çok yakından
takip etmeliyiz. Türkiye’nin AB Uzmanı
İKV de bu süreci çok yakından izliyor,
analiz ve yorumları ile kamuoyunun ay-
dınlatma görevini yerine getiriyor. İKV
olarak AB’nin iki katmanlı bir yapıya
evrileceğini düşünüyoruz. Bu durumda,
Türkiye’nin bu yenilenen AB’de kendi-
ne bir yer bulacak şekilde stratejilerini
gözden geçirmesi gerekecektir. AB’nin
bu çok katmanlı kurumsal yapısı net bir
şekilde ortaya çıkınca Türkiye’nin de
bu yapıda yer almak için adım atması
gerekecek. Bu sebeple, AB ile ilişkilerin
sona erdiği ya da tam üyelik hedefinin
ortadan kalktığı gibi bir yanılsamaya
kapılmayalım. AB’deki gelişmelerden
ümitsizliğe kapılmayalım. Bugüne kadar
yaptığımız gibi sabırla ve kararlılıkla
AB uyum sürecine devam edelim. Yeni
Avrupa ortaya çıktığında, bu Avrupa’da
yer alabilmek için gerekli ön hazırlıkları
yapalım.”
■




