Table of Contents Table of Contents
Previous Page  76 / 92 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 76 / 92 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

74

İ Ş DÜNYAS ININ AB PERSPEKT İ F İ

ağının 2030 ve “kapsayıcı” ağının 2050

yıllarında biteceği belirtiliyor. Bunun

yanı sıra, TEN-T ağının 2030 yılına ka-

dar 10milyon ek istihdam yaratacağı ve

artan talepleri karşılamak amacıyla Av-

rupa ulaştırma sektörü için 2010-2030

yılları arasında 1,5 trilyon avro tutarın-

da bir bütçe harcanacağı tahmin edili-

yor

1

. Türkiye’nin bu ulaştırma ağındaki

konumunun ise Avrupa’yı Karadeniz,

Asya, Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerine

bağlaması açısından önemli olduğunun

altını çizmek gerekiyor.

TEN-T kapsamında ulaştırma ağı

projelerinin Türkiye’de güçlendirilme-

si çalışmaları masrafları IPA fonunun

sağladığı destekle karşılanıyor. Bu çer-

çevede Türkiye’de inşası devam eden

ve planlama aşamasında olan veya proje

TEN-T Ağları ve Türkiye

AB sınırları içindeki bölgelerin

ulaştırma ağları arasındaki farklılıkları

azaltmak, ulaşımda teknolojik araçla-

rın desteğiyle teknik altyapı problem-

lerine çözümler sunmak ve AB ortak

pazarının entegrasyonunu artırmak

gibi stratejik hedeflerle başlatılan ve

AB taşımacılık altyapı politikasının

bir parçası olan Trans Avrupa Ulaş-

tırma Ağları (TEN-T) projesi, Türkiye

ve AB arasındaki serbest dolaşım için

de büyük önem taşıyor. 8 Ekim 2015

tarihinde Lüksemburg’da gerçekleşen

AB Ulaştırma Konseyi toplantısı çer-

çevesinde, Avrupa İçin Yatırım Planı

kapsamında ulaştırma sektörüyle ilgili

görüşülen konular dikkat çekiyor. Bu

kapsamda, TEN-T projesinin “çekirdek”

AB’de Ulaştırma Alanındaki

Son Gelişmeler ve

Türkiye’ye Yansımal rı

Deniz SERVANTIE

İKV Uzman Yardımcısı

AB’nin ulaştırma politikası içinde demiryolu, karayolu ve

havacılık stratejilerinin önemli bir yere sahip olduğu bilinmekle

birlikte, bu stratejilerle ilgili AB son altı ay içinde, TEN-T, havacılık

stratejisi ve yol güvenliği alanlarında önemli kararlar aldı. Bu

kararların doğrudan veya dolaylı olarak Türkiye’nin ulaştırma

stratejilerini etkilediği gözlemleniyor.