İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
67
lerinin neredeyse tüm G20 zirvelerinde
vurguladığı güçlü, sürdürülebilir ve den-
geli büyüme hedefi. Hatırlanacağı üzere,
G20 liderleri bu amaca yönelik 2014
yılında Avustralya’nın ev sahipliğinde
gerçekleşen G20 Liderler Zirvesi’nde
“Brisbane EylemPlanı” olarak da bilinen
2018 yılına kadar küresel geliri 2 trilyon
ABD doları artırma hedefini belirlemişti.
Ancak, 2014 yılından bu zamana ka-
dar geçen sürede G20 ülkeleri belirle-
nen bu hedefin gerisinde kaldı. Dahası,
zaman geçtikte bu hedefe ulaşmak daha
zor hale geliyor. Bir diğer deyişle, 2018
yılına gelindiğinde bir anda gerçekleş-
meyecek bu hedef için önceden atılması
gereken adımlar atılmadı. IMF Başkanı
Christine Lagarde’ın toplantı kapsamın-
da gerçekleştirdiği konuşması da bu
konu çerçevesinde şekillendi. Lagarde
her ne kadar G20 ekonomilerinde ve
küresel ekonomide bir dönüşüm yaşan-
dığını belirtse de, küresel toparlanmanın
istenen seviyede devam etmemesi nede-
niyle IMF’nin küresel büyüme oranlarını
gözden geçirdiğini ve içinde bulundu-
ğumuz yıl için büyüme beklentilerini
düşürdüğünü ifade etti.
Gelişmiş ülkelerin ekonomilerin-
deki büyüme oranlarının ortalama bir
seviyede ilerlediğini belirten Lagar-
de, gelişmekte olan ülkelerde büyüme
oranlarının ise endişe verici seviyelere
gerilediğini vurguladı. Tüm bunların
da ötesinde Lagarde, G20 Dönem Baş-
kanlığı’nı yürüten ve dünyanın ikinci
büyük ekonomisi olan Çin’de yaşanan
piyasa dalgalanmasının uluslararası
mali piyasalarda sebep olduğu denge-
sizliğin tüketici ve yatırımcı cephesinde
tedirginliğe yol açtığını belirtti. Lagarde
bu doğrultuda, küresel piyasadaki bu
dengesizliği gidermek ve daha güçlü,
sürdürülebilir ve dengeli büyüme hede-
fine ulaşabilmek için tümG20 ülkelerine
yapısal reformları uygulama sürecini
hızlandırma çağrısında bulundu.
Öte yandan, G20 ülkelerinin belirle-
nen hedefin gerisinde kalmasının yapı-
sal reformlar dışında başka nedenleri de
olduğunu hatırlatmakta fayda var. G20
Maliye Bakanları veMerkez Bankası Baş-
kanları Toplantısının sonuç bildirisinde
de bu nedenler, dengesiz sermaye akışı;
emtia fiyatlarındaki büyük düşüş; ar-
tan jeopolitik riskler; Birleşik Krallık’ın
AB’den ayrılmasına ilişkin tartışmalar ve
etkisi her geçen gün artan mülteci krizi
olarak sıralandı. Hal böyle olunca, G20
liderlerinin belirlediği küresel büyüme
hedeflerine yalnızca maliye bakanları
ve merkez bankası başkanlarının çabala-
rıyla ulaşılamayacağı; ekonomik alanda
atılan adımların yanında uluslararası
alanda büyük yansımaları olan siyasi so-
runların çözüme kavuşturulması görülü-
yor. Bir diğer deyişle, yapısal reformların
yanında yapısal sorunların da çözülmesi
gerekiyor.
Bundan Sonra Atılacak
Adımlar Neler?
Şangay’da iki gün boyunca yoğun
mesai harcayan G20 Maliye Bakanları
ve Merkez Bankası Başkanları küresel
ekonomik toparlanmanın devam ede-
bilmesini umarken 2018 yılına kadar
küresel geliri 2 trilyon ABD doları ar-
tırma hedefine ulaşılması için hemfikir
olduğu bir nokta yapısal reformların
uygulanması gerektiği oldu. Peki, “adı
var, kendi yok” olarak tanımlanabilecek
bu yapısal reformlar neler? Ya da G20
ülkelerinin Maliye Bakanları ve Merkez
Bankası Başkanları yapısal reformlar
derken ne kastediyor?
G20 Maliye Bakanları ve Merkez
Bankası Başkanları toplantısının ardın-
dan yayımlanan bildiride öncelikle ülke
bazında ve G20 olarak küresel piyasa-




