Table of Contents Table of Contents
Previous Page  27 / 92 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 27 / 92 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

25

lenmiyoruz, ama yönetici olmasından

endişelenebiliyoruz? Piyano çalmak

da ciddi bir yetkinlik gerektiriyor. Cin-

siyetçi bakış açısından kurtulabilme-

miz lazım. İyi haber şöyle: Bakıyorum

gençler bu konuda önceki nesillerden

daha yetkin. Bu dört sorun alanını hep

birlikte aşabilmemiz lazım.

Cinsiyet eşitliği alanında

durum ve sorunlarla ilgili iyi

haberler var mı? Gelişmeler

neler?

Cinsiyet eşitliği açısından çok olum-

lu gelişmeler olduğunu düşünüyorum.

Birincisi W20’nin (Kadın 20 – Women

20) kurulması. Bildiğiniz gibi G20 ül-

keleri en büyük yirmi ülkenin, erkek

yoğun bir enerjiye sahip, dünya lideri

vasfı taşıyan, ülke liderlerinden oluşan

bir yapı. G20 aynı zamanda dünya eko-

nomisinin yüzde 85’ini yönetiyor.

Bu liderler bir araya gelerek ve fikir

birliği oluşturarak - ki kararlar böyle

alınıyor - W20’yi kurmaya karar ve-

riyorlar. Bu bir ilk. Erkek enerjisinin

ön ayak olduğu, kurucusu olduğu bir

oluşum ve ülkelerin gelişmesine kat-

kı verecek kapsayıcı ekonomik öneri

paketlerinin oluşturulması için kuru-

luyor. Yani G20 ülkelerinin lider fikir

önderlerini ve ekonominin içinde yer

alan etkin kadınlarını bir araya geti-

rerek soruyorlar: “Ülkelerimizin ileri

gitmesi için neler yapmalıyız? Öneri

paketi ve politikalar oluşturun, bu po-

litikalar kapsayıcı politikalar olsun ki,

ülkeler ekonomik kalkınma sağlasın

ve bu kalkınma sürdürülebilir olsun.”

Bu soruların cevabını arayacak olan

W20’nin kuruluşunun öncüllüğünü

yaptığı için ülkemiz ile gurur duyabil-

memiz lazım. Yakın zamanda Dünya

Bankası Grubu’nun Cinsiyet ve Kal-

kınma Danışma Kuruluna üye olarak

davet edildim ve bu gurur verici gö-

revde gördüm ki, ülkemiz W20’nin

kurulmasına öncülük ettiği için tüm

dünyadan alkış alıyor.

AB perspektifi, Türkiye’de

cinsiyet eşitliği ile ilgili

durumu nasıl etkilemektedir?

ABmevzuatı cinsiyetçi bakış açısını

de çok olumlu bir denge kurulabili-

yor. Aile baskısı da dâhil toplumun ve

sosyal çevrenin baskısı ise üçüncü ele

alınması gereken alan. Kadının çalış-

ması, bir birey olması ve kendi ayakları

üzerinde durması konusunda kadına

gerekli desteği vermeyen bir çevre,

sadece kadını değil, hemkadını hemde

gelecek nesilleri darboğaza sürüklüyor

ve toplumu daha az gelire ve daha az

eğitime itiyor.

Sonuncu alan ise, gerek yetişme

biçimimizden, gerekse bir önceki baş-

lıktan kaynaklı, ne kadar üzerimizden

atmaya çalışırsak da hepimizin içinde

bir yerde yer alan hem kadının hem de

erkeğin eşitlik konusundaki kökleşmiş

ön yargıları veya perdeli bakış açıları.

Örneğin, “kadın yönetici tayin ettik,

umarım başarılı olur” bakış açısı. Er-

kek olunca endişe yok, ama tayin sırası

kadına gelince biraz buruk bir bakışla

bir izleme çabası ediniyoruz. Ne ka-

dar eşitlikçiyiz desek de bu durum her

yerde her zaman ortaya çıkabiliyor.

İzlemeye giderken neden kadın sanatçı

piyano çalabilir mi acaba diye endişe-